GeriSibel Yaşar Şişman ''Türkiye'de İlk Defa Bir Türk Çizgi Film Markası Milyon Adet Kitap Satıyor''
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

''Türkiye'de İlk Defa Bir Türk Çizgi Film Markası Milyon Adet Kitap Satıyor''

''Türkiye'de İlk Defa Bir Türk Çizgi Film Markası Milyon Adet Kitap Satıyor''

"Ekim ayında vizyona giren Kral Şakir Korsanlar Diyarı gişede rekor kıran ilk yerli animasyon filmi oldu. Ailelerin de çocuklarıyla birlikte izleyerek eğlendiği Kral Şakir’i, mimarı Varol Yaşaroğlu’na sorduk. Kendisiyle çok keyifli bir röportaj yaptık. Röportaj ortasında zıplayan kediciği de unutmayacağım…"

Cartoon Network Türkiye'nin ilk Türk ve kendi yapımı çizgisi olan Kral Şakir'in mimarı sizsiniz. Ülkemizde de büyük hayran kitlesine sahip olan "Kral Şakir" nasıl doğdu?

Kral Şakir, Cartoon Network Türkiye’de ilk kez 2016 Mayıs ayında yayınlanmaya başladı. Aslında çıkış hikayesi , Cartoon Network Türkiye’de yerli bir çizgi film yayınlama kararı almasıydı. Aslında birçok animasyon firması da projesini götürdü Cartoon Network’e. Biz Kral Şakir’i bir proje olarak tasarladık. Sonuçta hep böyle hayvanlardan oluşan bir dünya kafamızda vardı ama adı bu konkur açıldıktan sonra konuldu.  Proje bazlı bir şeydi bu.

Bizim daha önceki yaptığımız işlerden, eserlerimizden dolayı Cartoon Network’un bizi seçeceğini düşünüyorduk. Çünkü bizim tarzımızda animasyon yapan başka bir firma da yok. Biz genelde internette kendimizi gösterdik, daha sonra Fırıldak Ailesi geçmişimiz vardı yetişkinlere özel çizgi dizi. Bizim hep kökenimizde karakterler bakımından karikatür tabanlı aynı zamanda mizahın çok etkin olduğu işler yapıyorduk bu da Cartoon Network’e çok uygun bir profildi. Bizim dışımızdakiler karakter tasarımı açısından daha farklı işler üretiyorlar. Bu anlamda Kral Şakir Türkiye’deki birçok animasyon yapımcılarının projelerine göre çok değişik, farkındalık yaratacak proje.

Kral Şakir'i diğer eserlerinizden ayıran nedir?

En önemli özelliği şu karakter tasarımı açısından bence dünya ile boy ölçüşecek derecede güzel karakterlerimiz var. Hem stilize hem sevimli hem de dünyadaki çok bilinen karakterlerle boy ölçüşebilecek derecede güzel karakterlere sahip.

Çocukların rahatlıkla çizebileceği ve sıcak karakterler… Ben özellikle bu kısıma çok önem veriyorum bence Türkiye’de es geçilen bir durum bu. Karakter tasarımı genelde animasyon stüdyoları kurulduğunda animasyon modellemecisine demişler ki sen modelini yap, bize karakter oluştur diye. Halbuki bu teknik mesele değil bu biraz sanatçılık gerektiren bir kısım. Kral Şakir’de ben birikimimi kullandım, benim yıllardır alamet - i farikam bu aslında yani o karakter tasarımı. Çünkü orada kullanacağınız renklerden, yüz – vücut tasarımına hepsi çok önemli faktörler. Bence bu Türkiye’de es geçilen bir şey.

Türkiye’deki animasyon karakterler hakkında neler düşünüyorsunuz?

 Ben dizi karakteri üretmeden önce birçok firma bana; bize bir maskot tasarla, bir şey yap diye denirdi. Türkiye’de bu o kadar yanlış yapılıyor ki mesela reklam sektöründe de öyle mesela bir karakter çıkıyor hiçbir hikayesi olmayan birden bire öne çıkarılmış bazı karakterler.  Halkın bir anda seveceği umuduyla böyle bir şeyler yaratılıyor. Bunların birçoğu boş projeler. Bir hikayesi olmadan, halka sevdirmeden ki bizim burada hedef kitlemiz çocuklardı, çocukların dışında anne – babalar da çok sevdiler Kral Şakir’i. Böyle bir çizgi kahraman markası yaratmak köklü bir iş. Bir anda biz maskot yarattık ay ne güzel herkes bunu sevsin diyebileceğiniz bir olay değil. Ben bunu yıllarca anlatmaya çalıştım birçok insan beni dinlemedi bu konuda ama inancımı hiçbir zaman da yitirmedim.

Bu yolculukta sizi destekleyenler oldu mu?

Türkiye’de hiç kimseden destek görmedik sadece kendi inancımızla, çekirdek ekibimizle var olduk. 1999’un sonunda 2000 senesinden beri biz mücadele veriyoruz bu sektörün oluşabilmesi için. Sonuçta bu ağırda olsa iş gerçekleşti. Biz çok mücadele verdik aman ne acılar çektik moduna girmiyoruz. Biz gerçekten sevdiğimiz işi yaptık yani bu yolculukta hiçbir zaman kimseyi de suçlamadım neden böyle diye. Hep inandım hep başarılı buldum yaptığımız işleri. Eleştiriler de aldık animasyonlarınız kötü, espriler böyle mi olur diyen çok insan oldu. Bence başarı bu. Daha iyisi yapılabilir teknik anlamda, bu da çok konuşulan bir mesele.

Film hakkında konuşalım biraz. Ne kadar izlendi, tepkiler nasıl?

Film şu anda  2 milyona doğru gidiyor. Gerçekten çok büyük bir başarı. Vizyonda yer aldığı ilk 3 günde Türkiye’de bir rekor kırdı. Ne yabancı ne yerli animasyonun yapamayacağı 500.000 gibi bir rakamı gördü.  Film; Joker’i geçti, öylesine güçlü yapımları yerli animasyonun geçtiği dünya görülmüş bir şey değil. Artık yatırımcılar Türkiye’de böyle şeylerin olduğunu görecek. Demek ki biz buna yatırım yapmalıyız. O zaman sektör gelişir. Bizim şu an yaptığımız animasyonun kalitesi teknik olarak çok daha fazla gelişir çünkü bu iş tamamen para. Sizin bilgi birikiminiz, karakter tasarımınız, kreatif anlamdaki üstünlüğünüz, ekip başarınızın dışında bu işin teknik olarak dünya çapında olabilmesi için destek gerekiyor. Mesela Pixar her sene inanılmaz derecede yatırım yapıyor; üniversite iş birliklerinden, devlet desteğinden, özel sektörden milyon dolarlık destek alıyor. Coco Filmi’nin 200 milyon dolar bütçesi yani siz bu bütçe ile yarışamazsınız.  Belki onlar 1 dakikalık kısmını bir ekibe belki iki senede yapması için veriliyor biz ekibi bütün filmi yapmak için kullanıyoruz arada gerçekten devasa farklılıklar var. O yüzden kimse animasyonları eleştirmesin o zaman herkes taşın altına elini sokacak, buna yatırım yapacak. Bunu yapacak güce sahibiz içeriğimiz çok kuvvetli. Biz lokal bir içerik ürettik sözde Disney de bunu yapıyor Amerikan Kültürü’nü yansıtan işler yapıyorlar. Japon Animelerinin kökeninde  Japon Kültürü var ama baktığınızda evrensel olarak  bunu tüm dünyaya pazarlıyorlar. Bizim de evrensel temalarımız var; bizim Kral Şakir Oyun Zamanı (2018) filmimizde, bütün dünya çocuklarının oynadığı belirli oyunları etapları geçerek dünyayı kurtarma olayı vardı. Bu mobil oyunlar dünyanın her yerinde var bu çok evrensel bir konu. Kral Şakir Korsanlar Diyarı (2019) filmimizde dünya çapında var olan korsanlar bu da evrensel bir konu ama lokal olarak da hiçbir Amerikan ya da yabancı filmin yapamayacağı esprileri yapıyoruz. Hiçbir yabancı filmde çok gelişmiş bir robotun Mezdeke Müziği eşliğinde dans etmesi gibi bir espriyi göremezsiniz, bir fil karakterinin Adana Dürüm yediğini göremezsiniz. Burada bize çok ait espriler var. Türk Halkının çok hoşuna gidiyor yani kendilerini görüyorlar, benimsiyorlar. Orada çocuğuyla birlikte de eğlenebileceği bir filmin farkına varınca da gerçekten çok güzel eleştiriler alıyoruz. Şimdi biz Korsanlar Diyarı filminin bir şekilde iş yapacağını düşünüyorduk ama sinema her zaman riskli bir sektör. Siz orada iyi bir içerik üretmediğiniz sürece isterseniz dünyanın en ünlü markası olun… Filmi izleyenler çok beğendiler en çok aldığımız güzel geri dönüş şu “ben genelde giderim, avm’de dolaşırım ya da çocuğumla sıkıntıdan patlayarak yanında dururum diyen kitle, sonuna kadar biz de zevkle izledik”. Sizler de duyacaksınız hepsi aynı şey söylüyorlar. Bu çok güzel bir şey tamamen bize ait, bizim kültürümüzle yeşermiş bir iş bütün halka mal oldu.

TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı'nda nasıl karşılandınız, nasıl geçti?

Kral Şakir’i bağırlarına bastılar… Kral Şakir, Türkiye’nin bağrına bastığı bir marka. Bunu her yerde görüyoruz. Mesela kitap imza günü 7 saat sürdü kuyruk bitmedi. En son yaptığımız Tüyap’ta 7. Kitabımız çıktı. O kitapta şunu gördü; herkes 6 kitabıyla birden geldi, öyle ki bir tek kitap imzalayabileceğimizi söyledik. Belki sıradakileri kızdırdık ama bunu yapmasaydık o kuyruk bitecek gibi değildi ki ona rağmen yine 6 saat kadar sürdü imza. Bunu çok büyük bir sevgiyle yapıyorum. Gerçekten oradaki o çocukların, anne - babaların sevgisi, o kadar saat beklemenin sonunda geldiklerinde yüzlerindeki o enerji, bakışları benim için en büyük mutluluk aslında.

Kral Şakir’e başka karakter ya da yeni proje düşünüyor musunuz?

Yeni projeler yapmayı istiyoruz. Aslında bizim geçmişte yaptığımız şu anda insanlar tarafından beğenilen ama hiçbir şekilde yatırımla desteklenmediği için bekleyen birçok projemiz var. Daha yapılacak çok şey var. Yeni projeler de var elbette. Eski projelerimiz kesinlikle hayata geçilmesi gereken çok güzel projeler. Tarihin tozlu raflarında bekleyen projeler var ki yazık gerçekten. Çürük Ali ve Mikrop Necati diye yarattığımız projemiz vardı. Bu diş sağlığını anlatan bir projeydi. Kanal D’de 6 bölüm kadar yayınlamış ve sonrasında yayından kaldırılmıştı. Şu anda YouTube’daki tek bir videosu 100.000 izlenmiş bu çok büyük bir rakam YouTube için. Hiçbir tanıtım ya da herhangi bir duyuru olmadan sağlanmış bir başarı bu. Bu projenin Türkiye’de hayata geçmemesi inanılır gibi değil. Yurtdışından bir yatırımcı gelse dalga mı geçiyorsunuz diyebilir. Bu konuda umarım artık insanlar akıllarını başına alırlar. Çünkü animasyon ve mobil oyun sektörü çok büyük bir sektör.

Kral Şakir’in mobil oyunları da çıkacak yakında. Bunlar yeni ekonomiler biz Türkiye’de bundan yararlanamayacaksak dünyada sınıfta kalacağız. Ülkemizde buna destek olunması gerekiyor. Biz Grafi2000 olarak bir tasarım merkezi olduk ondan sonra devlet desteğinden yararlanmaya başladık. Bence böylesine yaratılmış bir markanın uluslar arası alanda boy gösterebilmesi için verilen desteklerin yeterli olduğunu düşünmüyorum. Devlet şu anda yüzde elli destek veriyor yüzde elli değil yüzde binbeşyüz destek vermesi lazım… Çünkü burada  vereceği destek ona çok büyük rakamlarla ger dönecek bir sektör bu. Umarım bu konuda insanlar bilinçlenir; hem devlet sektöründe hem de özel sektörde bunun anlaşılması gerekiyor. Japon Anime Sektörü devlet desteğiyle gelişmiş bir sektör bir grup gencin çabasıyla olmuyor. Steve Jobs Garage’da başlıyor ama yatırımlarla büyüyor. Biz dünya markası yaratmak potansiyeline sahibiz. Kendimize güveniyor, bakış açımızın doğru olduğuna inanıyoruz.

Kral Şakir kitaplarında ve tişörtlerinde de aynı başarıyı sağladı mı? Ger dönüşler nasıl?

Kral Şakir’in önünde çok büyük bir yolculuk var. Kral Şakir belki çok fazla bilinmiyor ama aslında Türkiye’de bir şeyi daha başardı. 6 – 11 hedef yaş kitlesinde görülmemiş bir başarı yakaladı. Kitap da lisans başarısı bir yayınevi geliyor; ben bunun kitaplarını çıkaracağım diyor. Kitaplar şu anda milyonlar satıyor. Türkiye’de bazı yabancı yayınlar bunu ciddi derecede başarmış durumda. Türkiye’de ilk defa bir Türk çizgi film markası milyon adet kitap satıyor bu büyük bir lisans başarısı. Öğretmenler, ebeveynler şunu söylüyor; “bu çocuğun ilk defa kitap okuduğunu görüyoruz, tableti elinden düşürmeyen çocuk şimdi kitabı elinden düşürmüyor” diye. Bu inanılmaz derecede mutlu ediyor bizi. Kitapta Eksik Parça Yayınlarıyla çalışıyoruz, giyimde De Facto ile çalıştık. De Facto şu anda milyon adet tişört satıyor. Bir çizgi film markası ülkede diğer ekonomileri canlandırıyor. İşte bu yüzden yeni ekonomi bu. Yayınevi, tişört, oyuncak var ki oyuncak bizim geç girdiğimiz sektör aslında bu işin lokomotifi dünyada oyuncaktır. Toys Shop ile çalışıyoruz pelüşler hala çıkmadı. Toys Shop ben ana oyuncak üreticisi olacağım dedi. Kral Şakir Mena Bölgesi’nde (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) yayınlanmaya başladı. Orada da satış olacak demek ki biz ülkemize döviz de kazandıracağız.

İş dışında nelerle ilgilenirsiniz, sizi mutlu eden şeyler neler?

Eşimle geçirdiğim zaman dilimi benim için çok büyük bir mutluluk, eşimi asla ihmal etmem. Onun dışında olan şeylerde de beni yaşama bağlayan şey ben üretmeyi çok seviyorum. Bu çıktığım yolculuktan çok büyük zevk alıyorum. Bu anlamda her şey benim yaşama sevincimi tetikliyor. Sosyal sorumluluk projeleri de beni çok mutlu ediyor. Geçenlerde bir köy okuluna gittik orada ilk defa vizyonda olan bir film köy okulunda çocuklara izlettirildi bu hiç yapılmamış bir şey. Onlarla beraber sobalı sınıfta o sıcak ortamda o sevinçleri, o gözlerindeki ışıltıyı görmek benim için çok büyük mutluluktu. Beşiktaş Belediyesi ile yakın zamanda lösemil çocuklar yararına sinema gösterimi olacak. Biz zaten ilk gösterimimizi Kral Şakir Korsanlar Diyarı filmi vizyona girmeden Kansersiz Yaşam Derneği’nde yaptık çünkü onlara bir sözüm var; hangi filmim vizyona girse ilk onlarla izliyoruz. Bunlar yaşamı güzel kılan şeyler. Sosyal medya hesaplarından bana böyle çizimlerini gönderenler oluyor ben onlara yol gösteriyorum. Zamanında Gırgır Dergisi’nde Oğuz Aral ağabeyleri vardı bu anlamda yönlendiren yol gösteren. Ben şu anki Oğuz Abileri gibi oldum. Beni Barış Manço gibi görenler var çocukların Barış Manço’dan sonra sevgisini kazanan kişi olduğum için. Hiçbir zaman ben Pembe Panter’in yaratıcısıyla buluşamazdım ama onlar birebir benimle görüşebilir, konuşabilirler.  Çocukların bana karşı sevgileri beni çok mutlu ediyor çok şanslıyım sevgi seline boğulmuş durumdayım. Çocuklar çok saf ve dolaysız sevgiye sahip. 6 – 11 hedef kitlesi sevmedi mi sevmez onlara kendini sevdirmek çok zordur gerçekten.

Hayatım Kral Şakir oldu. Çünkü her Cumartesi – Pazar bir etkinlik var. Haftaiçi şirketimizin rutin işleri ve toplantılarıyla uğraşıyorum. Çocukluğumdan beri Pembe Panter aşkı ile başlayıp bu günlere gelen yolculuğumda beni besleyen şey hep çizgi ile ilgili işlerdi. Mizah dergisi, çizgi roman okumayı çok severim. Görsel olarak beni besleyecek filmler izlerim. Benim hayattan zevk almamı sağlayan şeyler bunlar.

Yeni projeleriniz neler?

Kral Şakir’in bir tema park oluşması projesi var. Mobil oyun konusunda gelişmeler var. Uluslararası alanda başarı sağlayabilecek mobil oyun projesi var. Çocuk programı yapmak istiyorum yeni projelerimizden biri de bu. Çocukların yaratıcılıklarını öne çıkartacak bir tv programı yapmak isterim. Anne – babalar çocuklarının karşılarında çok güzel bir rol model olduğunun farkındalar. Yeni nesilin ktap okuması, üretkenliğe sevk edilmesi bizim en büyük manevi zenginliğimiz. Milli Eğitim Bakanımız sizinle Kral Şakir ve karakterlerle ilgili eğitimde bir şey yapmayı planlıyoruz dedi. Bu gerçekten çok büyük bir olay. Yapay zeka dönemine girdiğimiz şu dönemde bizim bilgiyi nasıl işlevsel hale getirebileceğimiz çok büyük önem taşıyor. Benim yapacağım tüm projelerde yapacağım mesaj bu olacak. Çünkü ben yeni nesilin kesinlikle eğlenerek, zevkle öğrenmeleri gerektiğini düşünüyorum aksi takdirde bir şey öğretemezsiniz benim  öğrenemediğim bana öğretilemediği gibi… Eskiden ham madde önemliydi dünyada ama şimdi bu değişti şimdi en önemli kısım bilgi oldu. Bilginin önemi öğretilmezse o zaman sınıfta kalacağız. Çocuğu tuvalet yapma sorunu yaşayan bir baba beni aradı çocuğunun tek inandığı şeyin Kral Şakir olduğunu söyledi. Bu soruna çözümü çizgi filminizde işlememizi rica etti. Biz de Fil Necati’yi seslendirme yaparak o çocuğa hitaben animasyon yaptık ve o çocuğun sorununu çözmüş olduk. Bu tarz kamu spotu niteliğinde çalışmaların yapılması çok faydalı olacaktır.  Sinema Çocuk Klubü diye bir etkinliğimiz var; çocuklara film çekmeye dair yaratıcı bilgiler verdiğimiz bir etkinlik. Bu anlamda çocuklara çizerliği öğretmek adına kurs açabiliriz.

Çizerliği seven ya da yeni başlayanlara ne gibi tavsiyeleriniz var?

Merak edip soran herkese cevap vermeye çalışıyorum. Mesela animasyon konusunda MOHO diye bir programı kullanıyoruz. En önemlisi ailelerin çocuklarının ilgi alanı ne ise ona motive etmeleri, çocuklarını yüreklendirmeleri gerekiyor. Onun dışında bizim kullandığımız programların kullanma videoları internette mevcut. Öğrenebilecekler açık kaynakları çok; kitaplar, filmler, çizgi romanlar, internette öğretici videolar… Dünya değişiyor ekonomi şey değişiyor aileler çocuklarını yarış atı gibi her şeyi öğrenmesi için değil de gerçekten sevdiği ve yapmaktan mutluluk duyduğu şeyler alanında geliştirmeye yardımcı olmalılar. Belki günün birinde beyaz yakalılar tarih olacak tıpkı geçmişte birçok mesleğin şu an olmadığı gibi.

Kral Şakir başarısının sırrı nedir?

Aslında bunu tek başına ben yapıyorum diyemem ben Kral Şakir çizgi film markasının yaratılmasının lideriyim. Çünkü bu iş tamamıyla 1999 yılının sonundan itibaren çok inandığım ekiple gerçekleşmiş bir olay. O ekibin başarısı. Ben bakış açımla sonuna kadar götürebilmiş kişiyim. Bu işin başarısında seslendirmenlerin de çok büyük payı var. Sinema filmin gerçekleştirilmesini sağlayan teknik anlamdaki birimimizin de çok büyük başarısı var. Ben bunların hepsine hakim olmak durumundayım. Mesela Disney’in başında Disney vardır ama Disney her şeyi yapan adam değildir. 13 kişilik çekirdek ekibimiz var dışarıdan çalıştığımız kişilerle birlikte 15 kişi ama sinema filmi gerçekleştirdiğimizde bu rakam 100 kişiye kadar çıkabiliyor. Ortağım Berk Tokay, kreatifimiz Can Dizdaroğlu, seslendirmenlerimizin çok doğru bir şekilde ilerlemesi gerekiyor. Kendimize hep inanıyor, güveniyoruz.

Etkinlik haberlerinize nasıl ulaşabiliriz?

Kasım ve Aralık ayında birçok etkinliğimiz olacak. Sosyal medya hesaplarımızdan öğrenebilirsiniz. Varol Yaşaroğlu ve Kral Şakir instagram ve YouTube sayfalarını takip edebilirsiniz.

Hayranlarınıza ve okurlarımıza son olarak neler söylemek istersiniz?

Vermek istediğim en önemli mesaj her şeyi sevgi ile yapın. Tüm projelerimizde verdiğimiz mesaj sevgidir;  insanların kendisini sevmesi, sevgiyle yaptıkları iş, aile ve kardeş sevgisidir. Dünyayı kurtaracak şey sevgidir. Sevgiyi içinizden eksik etmeyin.

False