GeriKişisel Bakım Püf Noktaları
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Püf Noktaları

"."

S: Cildim kuruyup, pul pul oluyor ve haftalarca geçmiyor. Bunun sebebi kış mevsimi mi yoksa daha ciddi bir şey olabilir mi?

C: Kuruluk, kış mevsiminde sık rastalanan bir cilt problemidir. Soğuk hava cildinizi tahriş eder ve derinin soyulup pul pul dökülmesine sebep olur. İyi bir nemlendirici ile bir kaç gün içinde geçer. Fakat aynı semptomlar daha ciddi bir cilt hastalığının da habercisi olabilir.

Egzema: Genellikle her yıl tekrarlayan kalıtımsal bir cilt hastalığıdır. Cildin azı kumaşlara ( özellikle pamuk) karşı duyarlılık göstermesi ile de oluşabilir. Cildinize temas eden her şeye dikkat edin; kremler, kumaşlar, makyaj malzemeleri. Egzema, genellikle kuruma ve puullanmanın yanı sıra kızarıklığa da yol açar. Deterjandan uzak durun ve çok yumuşak bir sabun kullanın. Doktorunuzdan kortizonlu bir krem isteyebilirsiniz. Cildinizi kurutan temizleyicilerden ve akne ürünlerinden uzak durun.

Cildinizde daha ciddi lekeler ve kaşıntılar oluyor ise vakit kaybetmeden dermatoloğunuza görünün.

S: 30 yaşındayım ve cildimde kırışıklıkar ve yaşlanma izleri görmeye başladım. Bunları nasıl kapatabilirim?

C: Yaşlanmanın cildimize yaptığı en büyük hasar kırışıklıklar ve lekelerdir. Ancak cilt yaşlnmasının asıl sebebi foto-yaşlanmadır (güneş ışığının sebep olduğu yaşlanma). Örneğin sırtınızdaki deri ile göğüslerinizin yanındaki deriyi karşılaştırın. Göğüslerinizin kenarındi deri daha yumuşak ve pürüssüzdür çünkü güneş ışığına fazla maruz kalmıyor. Neyseki cilt bakım ürünlerindeki teknolojik gelişmeler sayesinde artık kırışıklıklarla yaşamak zorunda değilsiniz. Evde ya da ofisde kolayca kullanabileceğiniz bakım ürünleri ile kırışıklıklarınızı gizleyebilirsiniz.

Tabi kırışıklıklara karşı ne zaman önlem almaya başladığınızda çok önemli. 20'li yaşlarada yani kırışıklıklar yeni başlarken alınacak en iyi önlem güneşden korunmadır. Bu yaşlarad cily hla kendini yenileyebilir. Düzenli olarak güneşten koruyucu kremler kullanın. Alfa hidroxi asit ürünlerde kırışık giderici olarak oldukça faydalı çünkü cildin üzerindeki ölü deriyi soyarak cilse prüzsüz, parlak bir görünüm verir.

30lı yaşlarda kırışıklıklar biraz daha belirginleşmeye başladığında retinollü ürünler ve retinoid içeren karışımlar kullanın. Her iki maddenin de özelliği cildin kalojen salgısını arttırarak kırışıklıkların belirginliğini kaybetmesidir. Eğer cilidiniz kuru ise nemlendiriciler cildinizi yumuşatacak ve kırışıklıkları daha iyi saklamanıza yardımcı olacaktır.

40lı yaşlarda kırışıklıklar iyice derinleşir ve artık dermatoloğa gitme zamanı gelmişrtir. Dermatoloğunuz cildinize en uygun kırışık önleyici kremi tavsiye edecek ya da ona göre bir reçete hazırlayacaktır. Muhtememeln cildinizi soyarak deriyi yenilemesi için bir peeling verecektir. Bu ürünler, cildinizdeki kırışıklıkların durumuna göre hafif ya da sert olabilir. Glikolik asit bazlı ürünleri ayda bir kez uygulamanız yeterli olacaktır. Hem lekeler hem de derin olmayan kırışıklıklar üzerinde oldukça etkili bir yöntem olan peeling aynı zamanada yüzünüzdeki ton farklarını da ortadan kaldırır.


S: Göz altı halkalarımdan kurtulmak için her yolu denedim fakat başaramadım. Bu koyu renk çukurlardan kurtulmanın ya da en azından daha açık renk olmalarını sağlamanın bir yolu var mı?

C: Koyu renk halkaların çoğunun nedeni deri altındaki damarlardır. Yaşlandıkça ve yüzümüz güneşe maruz kaldıkça göz altındaki ince deri daha da incelip kırışabilir. Göz altı morluklarına alerjik ciltlerde, daha ünce sıtma, egzema ya da yüksek ateşli hastalık geçiren kişilerde daha sık rastlanır. Tabi bu morluklar uykusuzluk ile daha da belirgin hale gelir. Göz altındaki pigment yoğunluğu da sebeplerden biri olabilir ve genellikle koyu tenli kişilerde olur.

Uykunuzu daha iyi almak ve alerjik tedaviler çoğu zaman faydalı olur. Ya da kısa vadeli çözümler önerilebilir; göz altlarına soğuk salatalık dilimleri koymak, soğuk çay poşetleri koymak morlukları kısa bir zaman için azaltır. Eğer sebep pigment fazlalığı ise dermatoloğunuz size blerfaroplasti önerecektir. Bu basit cerrahi müdahale göz altlarındaki fazla yağ bezelerini ve mor halkaları yok etmek için uygulanan bir yöntemdir. Blerfaroplastinin ardından genellikle laser ile düzeltmeler yapılır. İyileşme süresi ise en çok iki haftadır.


S: Epilasyon sonrası bikini bölgemde kırmızı sivilceler oluyor ve bunlar daha sonra kahverengi lekelere dönüşüyor. Bunu nasıl önleyebilirim?

C: Koyu ya da bronzlaşmaya yatkın tenli kişilerde her türlü iritasyondan sonra ciltte kahverengi lekeler oluşur, örneğin sivrisinek ısırması, alerji, epilasyon gibi cildi tahriş eden uygulamalar ciltteki pigmentlerin aşırı reaksiyon göstermesi ile kahverengi leke gibi görünür. Bunun tıptaki adı "post-inflammatory hyperpigmentation" dır. (tahriş sonrası hiperpigmentasyon) Normalde derinin yüzeyine yakın olan pigmentler, cilt zarar gördüğünde daha derine inerler ve bir kaç hafta boyunca ciltte kahverengi bir leke oluşmasına sebep olurlar.

Bu lekeleri önlemek için epilasyon, ağda gibi tüyleri yok edici uygulamalardan sonra aslında akne tedavisinde kullanılan Benzamycin adlı ilacı kullanabirisiniz. Tahriş olan bölgeye sürün ve bir kaç dakika bekletip yıkayın.

S: Kollarımın arkasında ufak tefek kabarıklıklar var. Ne olduklarını bilmiyorum. Bunlardan nasıl kurtulabilirim?

C: Bunların adı "keratosos pilaris"tir ve daha önce allerji, egzema ya da sıtma geçirmiş kişilerde olur. Sadece kolların arkasında değil bacaklarda be bedende de görülür. Eğer yakından incelerseniz kıl köklerinin olduğu yerde oluştuğunu görürüsünüz. Bunlar aslında kıl köklerinden dışarı çıkan keratin parçacıklarıdır ama çoğu insan bunları çıkartmaya çalışır fakat kolay çıkartamaz. Çoğunlukla irite olur ve kızarır. Aslında bunlardan kurtulmak hiç de zor değil. Alfa hidroksi asit bazlı kremler ve losyonlar keratosis pilarislere karşı çok etkilidir. Bir kaç hafta boyunca uygulayın ve hala şikayetiniz devam ediyorsa dermatoloğunuza görünün.


S: Aknelerden kurtulmanın en etkili yolu nedir? Ben lazer cerrahiyi düşünüyorum. Başka hangi tedavi yolları var?

C: Akne, Saç foliküllerini de kapsayan kışkırtıcı bir cilt hastalığıdır. Saç folikülleri ve gözenekler, keratin ve sebaküs bezlerinin ürettiği salgılar – ki bunlar akneye sebep olan bakterinin üzerine yerleştiği bezler - ile tıkanır. Bu birleşim saç köklerinde tahriş olmaya ve büyük bir kışkırtıcı reaksiyona sebep olur. Eğer tahriş çok büyük ise folikülün etrafındaki deri zarar görür.

Normalde bu zarar herhangi bir iz bırakmadan tedavi edilebilir, sadece bir kaç günlük kırmızı bir sivilce ile dolaşmak gerekebilir. Koyu tenli insanlarda kahverengi pigment aşağıda kalır çünkü cildi güneşten koruması gereken melanin pigmenti zarar görmüştür. Bu pigmentin asıl bulunması gereken yer en üst tabaka yani epidermistir fakat alt deriye yani dermise iner. Kişi güneşe maruz kaldığı sürece de iyileşmez. Böylece akne lekeleri oluşmaya başlar ve pigment derine indikçe iz kalma riski de artar. Akne lekelerinin rengini açmak için Retin-A ürünleri, tedavi etmek için deriyi soyarak yenileyen glikolik asit önerebilirim fakat glikolik asit çok zaman alıcı ve pahalı bir tedavi olabilir, bir de Retin–A ile bir arada kullanılmamalıdır. Glikolik tedavi derine inmiş hasarları da tedavi edebiliyor.

Glikolik asit tedavisi dışında bir de lazer tedavisi var. Açık tenli kişilerde Akne izlerinin geçirilmesinde kullanılan en etkili tedavi lazer teadvisi. Bu tedavinin amacı alttaki deriye zarar vermeden laser ile yeniden cildi yapılandırmak.

Lazer tedavisinin iyileşme devresi yajklaşık iki hafta fakat cilt bir kaç ay daha pembe kalabiliyor.


S: Yüzümdeki istenmeyen tüylerden nasıl kurtulabilirim? Seçeneklerim nelerdir?

C: Kadınların yüzündeki istenmeyen tüyler genellikle dudak üstünde, çenede ve yanaklarda olur. Bunlardan kurtulmaya karar vermeden önce tüylenmenin hormonal sebepleri olup olmadığını araştırın. Eğer yüzünüzde anormal bir kıllanma varsa doktorunuza görünüp önce hormonal probleminizi çözmelisiniz.

Eğer sebep hormonal dengesizlikler deği ise bir çok epilasyon yönteminden birini uygulayabilirsiniz. Kadınlar arasında en yaygın yöntem cımbızdır. En iyi yöntem bu değil çünkü uzun vadede kıl kökünün zarar görmesine ve lekelenmeye sebep olabilir. Eğer nadiren uzayan üç beş tüyden fazlası varsa cımbızı tercih etmeyin.

Tüy dökücü kremler, kıl folikülünün içindeki kılı eriterek dökülmesini sağlar. Geniş yüzeyler (örn. Bacaklar ) için idealdir fakat yüzdeki deri kimysallara karşı duyarlı olduğundan yüzde problemlere sebep olabilir. Hem cildi tahriş eder hem de tüylerin hepsini dökmez.. Tüyler ortalama iki ila üç haftasonra yeniden uzar.Avantajlı tarafı ise oldukça ucuz olmasıdır.

Diğer bir yöntem ise ağda ya da sir olabilir. Sir, tüyleri besleyen şeker içermediğinden tercih edilmelidir. Dudak üztünde ve yanaklarda kullanılabilecek en etkili çözündür fakat çenedeki tüyler daha sert olabileceğinden burada kullanmanızı tavsiye etmem. Bir de koyu tenli kişilerde kızarıklığa ve solukluğa sebep olabilir. Tüylerin yoğunluğuna göre ağda/sir de iki üç hafta boyunca etkisini korur.

İğneli epilasyon kıl köklerine minik iğneler ile elektrik vererek folikülleri öldürmeye yönelik bir uygulama. İşlem hem uzun sürüyor hem de pahalı ama uzun vadede iyi sonuçlar alınabiliyor. Epilasyon sonrası ufak kızarıklıklar olabiliyor fakat kalıcı iz bırakmak gibi bir tehlikesi yok. Bu yöntem beyaz tenli ve az tüylü ciltlerde çok iyi sonuç veriyor.

Lazer epilasyon ise son zamanların en popüler tüylerden arındırma uygulaması. Koyu renk tüyleri olanlar bu yöntemi tercih edebilir. Deri üzerine sürülen bir jel ile laser ışınları kıl köklerine ulaşıyor ve deriye zarar vermeden folikülleri öldürüyor. Yine uzun vadede sonuç veren ve pahalı bir yöntem.

S: Son zamanlarda yanaklarımda ve alnımda kahverengi benekler oluşmaya başladı. Bunlar nedir ve nasıl önleyebilirim?

C: Çiller ya da bilinen adı ile hamilelik maskesi genellikle hamilelik sırasında değişen hormonlar sebebiyle yanaklarda, alında ve dudak üstlerinde oluşan kahverengi lekelerdir. Hamilelik harici de gelişebilir. Sebebi pigmentleri güneşe karşı daha duyarlı hale gelmesidir. Çilleri önlemenin en iyi yolu yüksek UVA ve UVB koruma faktörlü güneş kremleri kullanmaktır.


S: Cildimi herzaman çok temiz tutuyorum fakat son zamanlarda T-bölgesinde siyah noktalara oluşmaya başladı. Yanlış birşey yapıyor olabilir miyim?

C: Herkes hayatının bir döneminde, özellikle de cildin yağ oaranının arttığı ergenlik döneminde siyah noktalarla karşılaşır. Siyah noktalar yani açık komedonlar düz, koyu renk noktalardır. Bunun sebebi açık olan gözeneklerde sebum ve ölü deri hücrelerinin birikmesidir. Koyu renk olmasının sebebi de deri hücrelerinin yoğunluğudur. Genellikle siyah noktalara kirin sebep olduğu sanılır fakat bu doğru değildir. Siyah noktalar sıklıkla sebum bezlerinin bulunduğu T- bölgesinde oluşur. Bunları önlemek oldukça zordur çünkü cildin doğal salgısından dolayı oluşur. Asitli bir temizleyici kısa süreli bir çözüm olabilir. Alfa hidroksi asitler, kese ve lif de aynı sekilde gözenekleri açarak kısa süreli tedavi sağlar.

Daha ciddi durumlar için dermatologunuz Differin ya da Retin-A gibi bir ilaç tavsiye edebilir.


S: Hamilelik sırasında ciltte ne gibi değişiklikler olur?

Çiller ( malesma), akne, varis ve gerilmeden dolayı deride oluşan çatlaklar hamilelikte en sık karşılaşılan cilt problemleridir. Hepside hamilelik sırasında yada sonrasında tedavi edilebilir.

Hamilelik sırasında göz altlarında ve çoğunlukla derinin hassas olduğu bçlgelerde oluşan küçük kahverengi lekelerdir. Yüksek koruma faktörlü güneş kremleri ile tdavi edilebilir.

Bazı şanslı kadınların ciltleri hamilelik sırasında daha gergin ve parlak olur fakat bazı kadınlarda da ciltteki sebum salgısının artmasıyla orantılı akne oluşumu gözlenebilir. Akaneyi hamilelik sırasında tedavi etmek riskli olabilir çünkü acne tedavisinde kullanılan Accutane, antibiyotik içerir ve bilindiği gibi hamilelik sırasında antibiyotik kullanımı sakıncalıdır. Ama hamilelik sonrasında salgılar normale döneceğinden tedavisi daha kolay olur.

Varis (damarların basınçdan dolayı şişmesi ve yer yer çatlaması) ve deri çatlakları da hamilelik sırasında vücudun şişmesi sonucu ortaya çıkan cilt problemleridir. Hamilelik sırasında çatlaması muhtemel bölgelere uygulayacağınız yoğun elastin içeren kremler cildin esnekliğini arttırarak ciddi çatlakların oluşmasını engeller.

Varisler için ise yapılavak pek bir şey yok. Bir kısmı doğumdan sonra normale dönen kan basıncı ile düzelecektir ama bazıları kalıcı olabilir. Yüzdeki damar çatlakları için önerilebilecek en iyi tedavi lazer tadavisidir. Bacaklar için ise sclerotheraphy önerilebilir. Çatlayan damarlara onları kapatıcı özelliği olan sclerosan adlı bir madde enjekte edilir.

S: Yağlı bir cildim var ama T-bölgemde çatlaklar oluşuyor. Bunu nasıl önleyebilirim?

C: T-bölgesi yani Alın, burun ve çene en çok gözenek bulunan bölgedir va tabi en çok yağ salgılayan bölge. Bu yüzden yaşlanmakta olan ciltlerde bu bölgedeki gözenekler tıkanarak kutuluğa ve çatlamalara sebep olabilir. Yapılacak en iyi şey bu bölgedeki gözenekleri salisilik asit içeren bir temizleyici losyon ile düzenli olarak açmaktır. Bu üründen sonra cildinizde kuruluk hissederseniz çünkü salisik asit cildinizdeki yağın büyük bir kısmını alır. Yağsız bir nemlendirici kullanabilirsiniz. Bir kaç haftalık kürden sonra düzelmeye başlayacaktır ama aceleci olmayın.


False