GeriKitap Sanat Zengin Mutfağı: Geçmişe götürüyor ama...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Zengin Mutfağı: Geçmişe götürüyor ama...

Zengin Mutfağı: Geçmişe götürüyor ama...

‘Zengin Mutfağı’, Şener Şen’in yıllar sonra izleyiciyle buluşmasına vesile oluyor ancak Vasıf Öngören’in yazarken amaçladığı, izleyicide farkındalık oluşturma meselesi geri plana itiliyor...

Vasıf Öngören tarafından 1977 yılında kaleme alınan ‘Zengin Mutfağı’ oyunu, DasDas prodüksiyonuyla sahneleniyor. Oyunun kadrosunda genç oyuncuların yanında 14 yıl aranın ardından tiyatro sahnesine çıkan Şener Şen yer alıyor. Oyunun ilk kez sahnelendiği 1978 yılında da Lütfü Usta’ya hayat veren Şener Şen, 40 yıl sonra yine Lütfü Usta rolünde seyirci karşısında bir süredir...
Oyun, Türkiye için önemli dönüm noktalarından olan 1970’li yılların başında geçiyor. 1970 yılında Sendikalar Kanunu’nda yapılan bir değişiklik sendikal hakların kısıtlanmasına sebep olur ve yüz binlerce işçi 15-16 Haziran tarihlerinde sokaklara çıkarak kitlesel protesto yürüyüşleri gerçekleştirir. Bu olayın üstünden bir yıl geçmeden, takvimler 1971 yılının 12 Mart’ını gösterirken ordu tarafından darbe yapılır ve Demirel’in Adalet Partisi hükümeti düşürülür. ‘Zengin Mutfağı’ oyunu bu iki olay arasında bir mutfakta geçer. Oyuna adını veren mutfak, fabrikatör Kerim Bey’in köşkünün mutfağıdır. Mutfağın emektar aşçısı Lütfü Usta, çalışarak yıllarını verdiği köşke ve patronu Kerim Bey’e laf söyletmeyen biriyken mutfakta tanık olduğu olaylardan sonra kendisi için çok konforlu olan bir alanı yani köşkü terk etmeye karar verir. Oyun Lütfü Usta’nın eline valizini alıp köşkü terk etme kararını aldığı anda başlar. Perde açıldığında Lütfü Usta, olayları anlatan kişi olarak sahneye çıkar ve “Benim için çok zor bir karar ama karar verdim. Ama yine de sizlere sormak istedim” diyerek olayları anlatmaya başlar.

Zengin Mutfağı: Geçmişe götürüyor ama...


Yönetmen koltuğunda Şener Şen ile genç yönetmen Doğu Yaşar Akal’ın oturduğu oyun, metnine sadık kalınarak sahneleniyor. Oyun, metinde olduğu gibi Lütfü Usta’nın yıllardır çalıştığı köşkü terk etmeye karar verdiği anda açılıyor ve sahneye Şener Şen giriyor. Beyazperdede ve televizyon dizilerinde görmeye alıştığımız Şener Şen’i kanlı canlı sahnede görmek seyirciler için büyük bir şans. Şener Şen sahneye çıktığı anda salonda büyük bir alkış kopuyor. Bu alkışlarda Şener Şen’le seneler sonra tiyatro salonunda buluşan izleyicilerin heyecanını hissediyoruz.
Neredeyse her gün büyük bir siyasal olayın yaşandığı Türkiye’de, ‘Zengin Mutfağı’ gibi politik sözü olan bir oyunun güncel olan hiçbir politik meseleye değinmeden sahnelenmesi düşündürücü. Metin, Şener Şen’in yıllar sonra izleyiciyle buluşmasına vesile oluyor ancak Vasıf Öngören’in yazarken amaçladığı, izleyicide farkındalık oluşturma meselesi geri plana itiliyor. Vasıf Öngören sanat ve siyaset ilişkisini birbirinden ayrı görmeyen ve metinlerinde de bunu açık eden bir yazar. ‘Zengin Mutfağı’nda da Öngören, ezilenleri odağına alıyor. Fabrikatör Kerim Bey’in mutfağında geçen oyunda sürekli Kerim Bey’in adı geçiyor ancak izleyici sahnede Kerim Bey’i görmüyor. Metnin odak noktasında mutfak çalışanlarının başından geçenler yer alıyor. Bir taraftan çalışanların günlük sohbetlerinden kapitalist düzenin hangi koşullarda kendini sürekli olarak yeniden ürettiğini görüyoruz. Özellikle Lütfü Usta üzerinden, kendi bulunduğu sınıfın bilincinde olmayan bir işçinin bu sistemi nasıl var ettiğine tanıklık ediyoruz. Bu konu tek başına hangi devirde işlenirse işlensin güncelliğini koruyabilir. Çünkü ezen-ezilen ilişkisi sürekli kendini farklı şekillerde, yeniden üretir. Metinle hiçbir hesaplaşmaya girmeden sahnelenen ‘Zengin Mutfağı’nda bu ilişkilerin silikleştiğini söyleyebiliriz.
Zengin Mutfağı: Geçmişe götürüyor ama...


Radyoda 1971 yılındaki darbe anons edildiğinde aklıma ilk gelen, o yıllarda bu oyunu izleyen izleyicilerin oyunla kuracağı bağın güçlü olabileceği oluyor çünkü darbeye dair bir fikri, yaşanmışlığı ya da hiç yoksa bilgisi vardır. Bu anons bugünün izleyicisi için 48 yıl önceki bir haberden öte bir anlam ifade ediyor mu? 12 Mart darbesi, içinde bulunduğumuz süreçle bağı kurulmadığı sürece kulağa herhangi bir tarihten farksız geliyor. Üstelik Türkiye’deki siyasi ortam her an o kadar hareketli ki metni yeniden sahnelerken oldukça zengin bir malzeme sunuyor.
‘Zengin Mutfağı’ oyunu, seyirciyi alıp zaman yolculuğuna çıkarıyor ve zamanda yarım yüzyıl geriye götürüyor. Ancak oyun bittiğinde içinde bulunduğumuz zamana dönebiliyoruz. Yazıldığı zamanda izleyicisi ve okuyucusu için tartışma alanı sunan, toplumsal ve sınıfsal eleştirinin yapıldığı metin, bu sahnelemeyle birlikte çok geride duran bir resmi andırıyor. Resmi uzaktan görüyoruz, derinlemesine inceleyemiyoruz.

ZENGİN MUTFAĞI
Yazar: Vasıf Öngören
Yönetmenler: Şener Şen, Doğu Yaşar Akal
Yönetmen Yardımcısı: Defne Kayalar
Oyuncular: Şener Şen, Gizem Ergün, Onay Kaya, Uğur Arda Başkan, Kutay Sandıkçı
Ne zaman& Nerede: 19 Ağustos Pazartesi, 21.00 Bursa Kültür Park Açıkhava Tiyatrosu, 21 Ağustos Çarşamba, 21.00 Altınoluk Amfi Tiyatro.

Bu yazı, 7. Nilüfer Tiyatro Festivali kapsamında, 10-17 Mart 2019 tarihlerinde Prof. Dr. Tülin Sağlam ve gazeteci Bahar Çuhadar’ın moderatörlüğünde düzenlenen ‘Genç Eleştirmenler’ atölyesi kapsamında yazılmıştır. Bir hafta süren atölyeye 9 Eylül, İstanbul, Kocaeli, Ankara-DTCF, Atatürk, Uludağ üniversitelerinin oyun yazarlığı ve/veya dramaturji bölümlerinden toplam altı öğrenci katılmış, atölye kapsamında sekiz oyun izlenmiş ve değerlendirilmiştir. Atölyenin sonunda öğrenciler tarafından kaleme alınan eleştiri yazılarını, kültür sanat ve tiyatro portalları Hürriyet Kitap Sanat ve Tiyatro Dergisi’den takip edebilirsiniz.

* Dilan Erdoğan, İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji öğrencisidir.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle