GeriKitap Sanat Yüzlerce arkadaşı olan bir ‘asosyal’: Sevin Okyay
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yüzlerce arkadaşı olan bir ‘asosyal’: Sevin Okyay

Yüzlerce arkadaşı olan bir ‘asosyal’: Sevin Okyay

Yazar, çevirmen ve eleştirmen Sevin Okyay, yaşamında iz bırakan dostlarını ve aile üyelerini anlattığı portreleri ‘Ara Sıra ve Daima’ kitabında topladı. Kitapta Haluk Bilginer, Tarkan, Cem Karaca gibi ünlü isimler de var, Okyay’ın kardeşi, temizlikçisi ve bakkalı da... ‘Ara Sıra ve Daima’yı Okyay’dan dinledik...

Öncelikle bu kitabın çıkış öyküsünden başlayalım. 2004 yılından itibaren gazetede yayımlanmış onlarca portre yazınız var. Bu kadar yıl sonra onları bir kitapta toplamak nereden aklınıza geldi?
Radikal Cumartesi’de yazdığım yazılarımı çok severim. Arşivden çıkarıp bazılarını Müren Beykan’a okuyordum. ‘O da Ben bunları kitap yapacağım” dedi. Sanki kolay gibi görünmüştü ilk anda gözüme ama öyle değilmiş. Üzerinde çok çalıştık. 15-20 tane portre daha ekledik. Bazılarını güncelledik. Bazı isimlerin hayatında çok değişiklikler olduğu için onları baştan yazdım. Mesela Tarkan, Haluk Bilginer gibi isimlerin portrelerini baştan kaleme aldım.

Kitaptaki portrelerde ufak anekdotlar üzerinden dostlarınızı, çevrenizi ve ünlü kişilikleri anlatıyorsunuz. Ama özel detaylara da çok girmiyorsunuz...
Gazetecilik hayatım boyunca “şöyle bir soru sorayım da karşımdakinin ağzından laf alayım” diyen biri olmadım. Bu yüzden söyleşi yaptığım insanlarla hep iyi ilişkiler kurdum. Kitapta yer alan çoğu kimseyle bu şekilde tanışmışızdır... Yazdığım yazılarda da dedikodu yapmayı sevmem. İnsanların çok özeline girmem. Burada da yazdığım kişileri çok derinlemesine anlatmadım. Benim gözümden nasıl gözüktüklerini anlattım. Geçen gün bir söyleşide birisi bana soru sordu “Sevin Okyay hiç âşık oldu mu?” diye sordu. “Size ne olmuşum olmamışım” dedim. Bu dedikodu merakından hiçbir şey anlamam. Annem de dedikoduyu hiç sevmezdi, hiç de yapmazdı, beni de öyle yetiştirdi herhalde...
Yazdığınız insanların bazıları sizin kardeşiniz, evinizdeki çalışanlar bazıları ünlü ve hayatınız boyunca dostluk ettiğiniz isimler. Kitabı hazırlarken “Şuna da ayıp olmasın” gibi bir kaygı oldu mu?
Yok, öyle bir kaygım olmadı. O kadar yer yok bir defa, epeyce kalın bir kitap yaptık. Gazetecilik döneminde yazdığım portrelerde insanların özel şeylerini de yazmışım. Biliyorsun işte gazetecilik... Baya bir ismi çıkardım. Onlar da aklımda kaldı gerçi ama yapacak bir şey yok... Benim daha sonradan şunu neden yazmamışım dediğim kişiler oldu ama... Örneğin kızımın bir arkadaşı “Hastanede gözünü açtığında ilk beni görüyorsun ama beni kitabında yazmadın” diye gülerek sitem etti.

Gazeteci çevresinden bildiğim kadarıyla çok fazla dostunuz var ve bu kitap da adeta sizin dostlarınıza ithafen hazırladığınız bir metin. Ama kardeşinizi yazdığınız bölümde kendinize ‘Asosyal’ diyorsunuz... Neden böyle düşünüyorsunuz?
Aslında kendisi söyledi onu bana. Birkaç yıl önce ona döndüm, “Ben asosyal miyim?” dedim. Hayır çünkü bakıyorum yakın çevremde hep aynı kişiler var. Beş- altı dostum var, onlardan da mutlaka bir tanesi bakkal ya da temizlikçi. Kardeşim benim bu sorumun üzerine “Öylesin ama söyleyince kızıyorsun” dedi. O zaman “Aa tamam asosyalmişim” dedim. Basın mensubu olarak sevilmeyen bir insan da değilim.

Önsözde Müren Beykan sizin ilk kitabınızdan bir alıntı yapmış: “Büyürüm diye korkuyorum, o yüzden yirmilerim bitmeden bol bol yazayım” demişsiniz. Şimdi dönüp baktığınızda Sevin Okyay büyüdü mü?
Büyümeyi sıkıcı buluyorum. Büyükler bize göre sıkıcı oluyorlar. Her şeye karışıyorlar, hiçbir şeyden anlamıyorlar. Büyümek özel bir durum değil. Ben şuna çok kızıyorum mesela, ‘İçimizde bir çocuk var’. Niye içinde var; çıkar içinden de yaşasın. Ben büyümedim, bundan şikâyetim de yok.

Yüzlerce arkadaşı olan bir ‘asosyal’: Sevin Okyay

ARA SIRA VE DAİMA
Sevin Okyay
On8 Kitap, 2018
376 sayfa, 28 TL.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle