GeriKitap Sanat ‘Size birbirinden güzel âlemler göstereceğiz’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Size birbirinden güzel âlemler göstereceğiz’

‘Size birbirinden güzel âlemler göstereceğiz’

İKSV’nin düzenlediği 22. İstanbul Tiyatro Festivali, yarın başlıyor. 4 Aralık’a kadar sürecek festivalin en önemli yabancı konuklarından biri, çağdaş dans denince ilk akla gelen topluluklardan Nederlands Dans Theater1 (NDT1). Dört bölümlük bir dans maratonuyla İstanbul’a gelecek 50 senelik Hollandalı topluluğun öyküsünü koreograf Paul Lightfoot’tan dinledik.

1959 yılında Hollanda Balesi’nden ayrılan bir grup dansçı, son 50 yıla damgasını vuran Nederlands Dans Theater’ı kurdu. Grup modern dans adına nasıl bir yol kat etti?
Balenin klasik prensiplerinden ziyade insan vücudunun kendini ifade etme kabiliyetine dayanan bir hareket dili yaratma tekniğini kullanan Martha Graham’dan esinlenen bir dans stili yaratmak ve bunu geliştirmek istemişler. NDT ekibi ilerleyen yıllarda genişledi. NDT1 için, her biri fevkalade sanatçılar olan, kimi zaman sayıları 30’u bulan dansçılardan oluşan ana topluluk diyebiliriz. Fakat 40 yıl önce fark ettik ki, bu seviyeye gelmiş olan genç sanatçı bulmak çok zor. Biz de bu nedenle, ‘NDT 2’ adında bir topluluk daha kurduk. Bu topluluk şu an 16 dansçıdan oluşuyor ve genç yetenekleri özendirmek, teşvik etmek konusunda dünya çapında pek çok farklı topluluğa da örnek oldu.

NDT dansçılar için bir okul niteliği taşıyor diyebilir miyiz?
Biz her zaman en yetenekli ve özel dansçıları bulmaya çalışırız ama bence NDT’ye değil, NDT2’ye okul dememiz daha doğru. Okulu bitirip profesyonel bir toplulukla çalışmaya başlamak kolay değil. Biz hiyerarşik bir düzene, rütbe sistemine dayalı büyük ölçekli tipik bir topluluk olmadığımız için, aramıza katılan dansçılar hemen işe koyulurlar. Kreatif süreci anlamak, okulda tekniği öğrenmekten çok farklı. NDT2 bünyesindeki dansçılar, çok özel bir grup insan. Onların programları, kendi eserlerini yaratmak ve bu sayede kendi kreatif süreçlerini daha iyi anlayabilmek için zaman bulabilmeleri adına, NDT1’dekilere kıyasla daha sakin.

Performanslarınızı dünyanın dört bir yanında sahneliyorsunuz. Farklı ülkeleri, kültürleri görmek dansınıza ilham veriyor mu?
Ekip olarak bu kadar seyahat edebildiğimiz için ne kadar şanslı olduğumuzun farkındayız. Yeni kültürler tanımak şüphesiz hem Sol León (koreograf) için hem de benim için önemli bir esin kaynağı; ayaklarınızın yere daha iyi basmasına yardımcı oluyor, yeni âlemler tanımanıza ve bildiğinizi sandıklarınıza başka bir gözle bakmanıza vesile oluyor. Bu da koreograf olarak; yaptığınız iş üzerinde, bilinç düzeyinde veya bilinçaltı düzeyde bir etki yaratıyor. Ayrıca farklı kültürlerden de olsa NDT seyircisinin son derece canlı ve iletişime açık olduğunu düşünüyorum. Bana kalırsa, NDT’nin izleyicilere sunduğu; daha önce görmedikleri, tecrübe etmedikleri çok güzel şeyler var. Bu nedenle çok heyecanlıyım.

Sosyal medyayı aktif kullanan bir ekipsiniz. Bu yolla sizi izleyemeyen kişilere de ulaşmayı mı hedefliyorsunuz?
Hem evet, hem hayır. Ben, topluluğumuzun canlı performans sırasında seyirciye benzersiz bir deneyim yaşattığını düşünüyorum; böylesini başka yerde göremezsiniz! Korkunç olayların birbiri ardına yaşandığı günümüz toplumunda, bu büyülü anların kıymeti azımsanıyor bence. Ben dansın, sanatın; kültürün bu hususta hayati bir öneme, iyileştirici bir güce sahip olduğuna samimiyetle inanıyorum. Ama sosyal medyanın gücünü hafife aldığım da sanılmasın, hatta ben de sıkı bir sosyal medya kullanıcısıyım, izleyicilerle bağlantı kurmak adına yeni ve güzel yöntemler sunuyor. İnsanların kendilerini bizim kadar bu topluluğun bir parçasıymış gibi hissetmelerini sağlayabilmek adına faydalı yöntemler sunan bir platform. Sosyal medya hesaplarımız aracılığıyla bu geçitleri oluşturmak için canla başla uğraşan müthiş bir ekibimiz var.

GÖSTERİYE, YENİLİKLERE AÇIK OLARAK GELİN
Dünyanın farklı ülkelerindeki izleyicilerden aldığınız unutamadığınız tepkiler var mı?
Çin’de izleyicilerin gösteri sırasında sürekli video, fotoğraf çektiklerini -hem de flaşlı- ve bir şeyler yediklerini unutamam. Bu bizim hiç alışık olmadığımız bir durumdu. Gösteri bitiminde ise tek tük alkışlayan olmuştu çünkü herkesin elleri, kayıt almaya devam edebilmek adına, telefonlarını ve tabletlerini tutmakla meşguldü.

Türkiyeli izleyicilere mesajınız var mı? Onları nasıl bir performans bekliyor?
Sizden istediğimiz, gösteriye yeniliklere açık olarak gelmeniz ve size göstereceğimiz birbirinden güzel âlemlerin tadını çıkarmanız. Dünyada olup biten bunca şey içinde, size vaat ettiklerimiz şundan ibaret: Güzel vakit geçirip esinlenebilmenize ve belki gündelik hayattan bir nebze olsun kaçabilmenize vesile olmak.
NDT’nin gösterisi, 29 ve 30 Kasım tarihlerinde Zorlu PSM Ana Tiyatro’da izlenebilir.


FESTİVALDE KAÇIRMAYIN
Hürriyet’in tiyatro eleştirmeni Bahar Çuhadar, İstanbul Tiyatro Festivali’nden 10 oyun seçti.

1. Hamlet / Theatre of Nations: Sahne üstünde yenilikçi tasarımlar yaratan Kanadalı yönetmen Robert Lepage’ın imzasını taşıdığı için... Evgeny Mironov, oyunun 11 karakterini canlandırıyor.
2. Gece Sempozyumu / Zorlu PSM Prodüksiyon: Belçika’da yaşayan ve üreten Türk yönetmen Mesut Arslan, tabiri caizse seyirciyi bir kez daha ‘uçuracağı’ için... Bir topaçla birlikte hareket eden anne, üç oğul ve ‘yok’ bir babanın peşinde başka türlü bir ‘aile trajedisi’ izleyeceğiz.
3. Komik Tiyatro / Teatro Piccolo: İtalya’nın köklü tiyatrosu Piccolo; İtalyan halk tiyatrosuna yeni bir boyut kazandıran Goldoni’nin bir oyunuyla yeniden İstanbul’a konuk olduğu için...
4. Pss Pss / Compagnia Baccala: Sahnede sessiz ve eğlenceli bir performans kurgulayan, iki çağdaş clown’u izleme fırsatı karşımıza pek sık çıkmadığı için... Tiyatroyu sirk ve clown türleriyle harmanlayan mizahi bir gösteri.
5. Pixel / Compagnie Kafig: Bir hip hop efsanesinin, Mourad Merzouki’nin sokağın özgür dilini, dijital ekranlar ve tiyatro sahnesiyle nasıl buluşturduğunu görmek için...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle