GeriKitap Sanat Kamasi Washington: Sadece kalbimdeki müziği çalıyorum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kamasi Washington: Sadece kalbimdeki müziği çalıyorum

Kamasi Washington: Sadece kalbimdeki müziği çalıyorum

‘Caz müziği yeniden şekillendiren’, ‘Cazın yeniden canlanmasına liderlik eden’ müzisyen gibi tanımlamalarla adı anılan, saksofon ustası, besteci ve yapımcı Kamasi Washington, İKSV 26. İstanbul Caz Festivali’nde bu akşam (10 Temmuz) Volkswagen Arena’da sahne alıyor… Kamasi konser öncesi sorularımızı yanıtladı...

12 yaşında tenor saksofona başlayan Kamasi Washington, lisede Hamilton High School Music Academy’ye geçip aynı dönemlerde The Multi School Jazz Band’e katılarak kendini tamamen müziğe verdi. Daha sonra Young Jazz Giants adlı grubu kurarak, kendi sesini geliştirmeye başladı. Sadece caz değil, birçok farklı müzik türünü derinlemesine çalıştı.
Çalışmalarıyla, progresif ve doğaçlama müzik deneyimi için yepyeni bir yol açan Kamasi Washington, 2015’te ‘The Epic’ adlı ilk albümünü yayınladı. 172 dakikalık yapıt, hip-hop, R&B, klasik müzik gibi, Washington’ı etkilemiş çeşitli müzik türlerinden tınılar taşıyordu. ’The Epic’ ile çeşitli ödüller kazanan Washington, Kendrick Lamar’dan John Legends’a birçok dikkat çekici müzisyenle işbirlikleri yaptı. Bu albümünü ‘Harmony of Difference’ ve ‘The Choice’ takip etti.
2018’de çıkan son albümü ‘Heaven and Earth’, sekizer şarkılık iki ayrı bölümden oluşuyor, ‘Heaven’ (Cennet) ve ‘Earth’ (Dünya). Washington’a İstanbul konserinden önce birkaç soru sorduk…

Kamasi Washington: Sadece kalbimdeki müziği çalıyorum

Son albümünüz ‘Heaven and Earth’ için, “Earth (Dünya) benim bir parçası olduğum dünyayı, Heaven (Cennet) ise benim parçam olan dünyayı anlatıyor” diyorsunuz bir sohbetinizde…
Evet, burada gerçekten bildiğimiz anlamda dünyadan ve cennetten bahsetmiyorum. Daha çok gerçekliğin iki ayrı yönünden bahsediyorum. Earth (dünya), bir nevi zihnin dışında var olan gerçeklik diyebiliriz, Heaven (cennet) ise zihnin içinde var olan gerçeklik. Ve bu iki gerçeklik birbiriyle bağlantılı ve düşüncelerimizin aslında etrafımızdaki dünya üzerinde ciddi etkisi var. Dünyevi gerçekliği zihninle değiştirebileceğini anlamak… Gerçekten de kendi dünyanı, eğer istiyorsan, istediğin gibi şekillendirebilirsin.

Albüm oldukça güçlü, farklı müzik türlerini bir araya getiren bir albüm. Ardındaki hikaye nedir? Nasıl oluştu? Ve beraber çalıştığınız müzisyenlerin katkısı nedir?
Beraber çalıştığım müzisyenler, bir tuvali boyayan ressamlar gibi sesle resim yapıyorlar albümde. Müzikle ilgili benim bir görüşüm var, şarkıyı yazıyorum ve görüşümü müzisyenlerle paylaşıyorum. Müziği nasıl duyduğumu anlatıyorum ve sonra hep beraber bunu yaratıyoruz. Yani, her biri eşsiz, benzersiz bir şey katıyor müziğe. Gerçekten onlarda var olan o benzersiz özelliği ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Müziğe kendi özlerinde olanı katmalarını istiyorum. Yani, katkıları çok büyük ve önemli. Ve tam da bu yüzden müzik, sanki çok farklı yerlerden geliyor gibi duyuluyor, çünkü her bir müzisyen kendi deneyimlerini ekliyor müziğe.Tüm o insanlar, o deneyimler, o yaşamlar ve tüm o enerji, hepsi bir araya geliyor.

Müzik yaşayan, evrimleşen bir olgu… Zaman içinde farklı şekillere bürünüyor… Ve sizin de günümüzde, “caz müziği yeniden şekillendiren müzisyen” olarak adınız geçiyor… Ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Benim için az, sadece bir kelime. Müziği tanımlayan bir kelime. Bence her zaman kelime, müzikten sonra gelir. Kelimenin anlamını yeniden tanımlamakla pek ilgilenmiyorum. Ben sadece kendimi ifade etmeye çalışıyorum, benim hayatıma hitap eden bir müzik yapmaya uğraşıyorum, hayatıma, olduğum kişiye ve yaptığım yolculuğa hitap eden. Cazın, beni etkileyen birçok müzisyene bağı var, ama ben müziği yeniden şekillendirmeye çalışmıyorum.
Kendimi ifade etmek, hayatımı ve deneyimlerimi müziğime eklemek, tabii ki müziğe farklı ve yeni bir şey katacaktır, çünkü benim yaşamım başkalarından, öncekilerden farklı… Hepimizinki öyle…. Ben sadece kalbimdeki müziği çalıyorum… Ve insanlar bunu müziği tanımlayan kelimeyi yeniden şekillendirmek olarak algılıyor. TEmelde, müzik yapan her müzisyen, bir şekilde müziği yeniden şekillendirir. Çünkü kendi kattıkları var içinde. Tam anlamıyla kendilerini temsil ediyorlar müzikleriyle… Bunun anlamı, daha önce ortada var olmayan bir şey yapıyorsun, demek…

İstanbul konserinde neler çalmayı düşünüyorsunuz?
Müziği her akşam değişiyoruz. Bulunduuğumuz şehrin titreşimini ve enerjisini yakalamaya çalışıyorum… Ve konseri de buna göre düzenliyorum. Gerçekten ne çalacağımızı bilmiyorum. Ama daha once İstanbul’a geldim, çok güzel bir şehir, tarihi kültürü, çok ilham verici bir şehir.

Babanız da sahnede sizinle olacak, değil mi?
Evet, çok hoşuma gidiyor onun da olması sahnede. Bana ve kardeşlerime bakabilmek için turneye çıkmayı bırakmıştı. Çocukken hep tekrar sahenye çıkmasını isterdim. Şu anda onun da bizimle beraber olması beni çok mutlu ediyor.

Ve bu yaz bir de Herbie Hancmock’la turneye çıkıyorsunuz. Çok heyecanlı değil mi? Başka neler var gelecek planlarınız arasında?
Evet, Herbie Hancock’la ağustos ayında turnede olacağız. Gerçekten muazzam bir onur onunla beraber sahne almak. Benim kahramanlarımdan birisi. Bir yandan da yeni müzikler üzerinde çalışıyorum. Bir de grafik romanımı bitirmeye çalışıyorum. Yolculuk devam ediyor… Ve evet, Herbie Hancock, yaşamımda tam bir dönüm noktası.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle