GeriKitap Sanat Halk müziğinde tazeleyen bir ses: Özlem Taner
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Halk müziğinde tazeleyen bir ses: Özlem Taner

Halk müziğinde tazeleyen bir ses: Özlem Taner

Halk müziğinde geleneği, tutuculuk tuzağına düşmeden taşıyan bir sanatçı; Özlem Taner. Güzel ve güçlü bir ses. Sazını bastırmak için değil, söze eşlik etmek için kullanan bir sanatçı. Dingin ve tazeleyen bir üslup... Eğitimcilik de yapan Özlem Taner, İranlı eşi Hossein Mohmoudi'yle birlikte Anadolu ile Horasan arasında tarihsel müzikal köprüleri de kuruyor.

Halk müziğinde son yıllarda hem yorumda hem de enstürmanlarda otantizm rüzgârları hâkim. Genç nesil sanatçılarda, köklere yolculuk yoğunlaşmış görünüyor. Oysa yakın geçmişte halk müziğinin geleceğe taşınması konusunda bir endişe vardı; ustalar nezdinde… Bu endişenin yersiz çıktığını rahatlıkla söyleyebilirim. Sosyal medyada her gün yeni yeni icracılarla karşılaşıyorum. Hatta, diğer müzik dallarından da halk müziğine omuz atanların sayısı hızla artıyor. Halk müziğinin temel enstürmanı sazın biçimindeki yeni form arayışları da dikkate değer.

Geleneğin bir çok kıymetli taşıyıcısı var, severek dinlediğim. Son yıllarda sıklıkla kulak verdiğim bir isimden söz etmek istiyorum: Özlem Taner

8 yaşından beri bağlama çalıyor ve türkü söylüyor. Memleketi Gaziantep’te eğitmenlik de yapmış, Barak yöresi araştırmaları da...

‘Türkmen Kızı’ albümü, geleneğe sahip çıkıp, aynı zamanda gelenekçi yaklaşıma bir karşı çıkış olarak yorumlanıyor. Zira Türkmen müziğindeki ezgisel zenginliği ortaya koymuş. Ki albüm İngiltere’de ‘Top 10’a girmiş; BBC özelindeyse ilk 5’e… Bir çok konserde sahne alırken, çok sayıda dizinin yanı sıra Beynelmilel filminde de okuduğu eserlere yer verildi. ‘3 Kadın’ projesiyle 15 ülkede verdiği konserlerde Anadolu müziğini tanıttı.

2013’te ikinci albümü Aşıklar Meclisi’ni yayınladı. O vakit, yeni albümün vakti gelmiş de geçmiş… Bu albümü kendisi şahane anlatmış: “Ben çocukken, annem, anneannem, dost, akraba, genç, yaşlı birçok kadın bir araya gelip muhabbet ederlerdi. Özellikle muhabbet etmek, onların deyimiyle ‘Hak kelamı’ etmek için düzenlenen buluşmalardı bunlar. ‘Arzuhal eyledim’ ve ‘Ela gözlerini sevdiğim dilber’, çocukluğumdan bu yana annemin sesiyle ruhuma yer etmiş ‘ayetlerden’ ikisidir. (Aşıkların okuduğu nefeslerde Kur’an’ın ayetlerinin gizli olduğunun kabulüyle Hak nefeslerine ‘Ayet’ diyorlardı.)”

Yerli ve uluslararası bir çok sanatçıyla ortak çalışmalarda yer alan Taner’in tüm kariyerini bu yazıya sığdırırsam, epey uzar.

Ben kendisini 8 yıl önce Feryal Öney ve Zelal Gökçe ile İMC TV’de yaptıkları ‘Kadınların Dilinden’ programında tanımıştım. İtiraf etmeliyim ki geç bir tanışıklıktı bu. Kendisini canlı olaraksa ilk kez geçen hafta izledim. Nazenin Organizasyon tarafından Şişli Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konserde sahneye çıkan Taner’e İranlı eşi Hossein Mahmoudi de eşlik etti.

Konserde başta Şah Hatayi, Pir Sultan, Kul Himmet ve Ruhsati’den olmak üzere, bir çok nefes okudu. Yıllar önce Sabahat Akkiraz’dan dinlediğim bir uzun hava olan ‘Bu Sene’yi de ne güzel okudu öyle ‘yürek’ten… Albümünü dinleyip meftun olduğum, ancak konserlerinden mutsuz ayrıldığım tabir caizse ‘büyük sanatçılar’ olmuştur.

Özlem Taner ise, sahnesinden bir dakika bile kopmadığım bir performans ortaya koydu. Sevgili eşi Hüseyin Mahmoudi’nin araya attığı Farsça ve Azerice eserlerin de etkisi muhakkaktır. Ve tefiyle coşkuyu taze tutması da…  Anadolu ile Horasan arasındaki güzel bir köprü kuruldu o akşam… Sadelik ve söze vurgu… Özlem Taner’in bende uyandırdığı duygu buydu. Sazını tam da Ruhi Su’nun öğütlediği gibi sözün önünde koşan değil, yanında; hatta belki arkasından gelen bir yolcu gibi kullanıyor.

Malum, Türkülerde ‘ağız’ dediğimiz yöresel tavır mühimdir. Taner’in bunu zaten ‘es’ geçmesi mümkün değil, çünkü belki de onun şahikası bu. Yorumunu da katıyor ama kararında… Dingin ses rengi, bazı anlarda bende Seha Okuş duygusu veriyor. Dingin ama güçlü de bir ses... Bu manada da halk müziğinin divası Sabahat Akkiraz’a göndermeler içeriyor sesi ve yorumu… Gerektiğinden çok rahat dikleşiyor ve aynı şekilde yumuşuyor. Tüm bun yorumları lütfen sıradan bir halk müziği dinleyicisinin izlenimleri olarak okuyun.

Taner’in nefes verdiği nefeslerle yaklaşık 2 saatlik konserden tazelenmiş olarak çıktım. Onun içinse daha zor bir süreç başlamıştı; zira hemen hemen tüm dinleyiciler uzun bir kuyruk oluşturmuştu fotoğraf çekimi için. Aynı içten tebessüm ve sabırla her biriyle geçti cep telefonlarının karşısına… Eve doğru yol alırken Özlem Taner’in de şahane yorumladığı Kul Himmet’in sözleri dönüp durdu:

“Şu dünyada üç beş arşın bezin var
Tüm bedesten senin olsa ne fayda…”

Halk müziğinde tazeleyen bir ses: Özlem Taner

Yorumları Göster
Yorumları Gizle