GeriKitap Sanat Grigoroviç’in ‘insancıkları’: ‘Balıkçılar’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Grigoroviç’in ‘insancıkları’: ‘Balıkçılar’

Grigoroviç’in  ‘insancıkları’: ‘Balıkçılar’

İlk kez Türkçede yayımlanan Dmitri Vasilyeviç Grigoroviç’in klasik eseri ‘Balıkçılar’, 1850’ler Rusya’sının köylerindeki gündelik hayata ışık tutuyor.

Dmitri Vasilyeviç Grigoroviç (1822-1900) Dostoyevski’yle Askeri Mühendislik Akademisi’nde birlikteydi. 1837 yılında Rus edebiyatının kurucusu Puşkin öldüğünde, Dostoyevski’yle beraberdi. Puşkin’in erken ölümü tüm Rusya’yı sarsarken, okulda sadece ikisi bu ölümün Rus edebiyatı açısından ne anlama geldiğinin farkındaydı.
Grigoroviç, Dostoyevski ile birlikte edebiyatı sevmiş ve yazar olmaya karar vermişti. Okuldan sonra da arkadaşlıkları devam etti. Bugün bir başyapıt olarak görülen ‘İnsancıklar’ı ilk okuyanlardan biriydi Grigoroviç. Ve Grigoroviç de ellerinde sevgi, dayanışma ve dostluktan başka paylaşabilecek bir şeyleri olmayan ‘insancıklar’ı yazdı. Fakir Rus köylülerinin yaşamını tüm detaylarıyla aktaran kitaplar kaleme aldı.
Tolstoy’un ünlü sözünü hatırlarsınız; “Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar: Ya bir insan yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.” Grigoroviç’in 1852 yılında edebi açıdan durgun geçen uzun yıllarının ardından yayımladığı ‘Balıkçılar’ işte tam da böyle başlar. Başyapıt olmaya giden yolda eser, üstü başı hırpani yaşlı bir adam ve yanında yine onun kadar hırpani giysili bir çocuğun Sosnovka Köyü’nden Tula Eyaleti’ne gelmesiyle açılır. Grigoroviç yolcularını, Rusya’nın en pitoresk yöresinin tasvirleri içinde okuyucusuyla tanıştırır. Sıra sıra dizilen tepelerin altındaki Oka Nehri kıyısında bir balıkçının evine gelen yolculardan yaşlı olanı Akim; hiçbir işte dikiş tutturamayan bir adamdır. Yanındaki çocuk ise evlatlığı sekiz yaşındaki Grişka’dır. Patronlarının adını hatırlayamayacak kadar çok iş değiştiren Akim için uzak akrabası huysuz ihtiyar Gleb Saviniç’in yanı son şanstır. Gleb, önceleri karısı, üç oğlu, gelinleri ve torunlarıyla yaşadığı balıkçı barınağına geçmişini çok iyi bildiği Akim’i almak istemez. Akim’in ailesine zarar vereceğinden korkan Gleb, eşinin ısrarına dayanamaz, Akim’i ve yanındaki çocuğu ailesine kabul eder. Sayfalar ilerledikçe Gleb’in korkusunun yersiz olduğu ortaya çıkar. Akim, aile sevgisi ve aile üyeleri arasındaki dayanışma temaları üzerine kurulu romanda, aslında kenetlenildiğinde Gleb’in çekirdek ailesinin genişlediğini ve o oranda da güçlendiğini gösterir. Rusya’da köylü aileleri sarsacak şey aslında çok daha büyük, çok daha tehlikelidir.
Sanayi devrimi ve modernleşme ile birlikte gelişen ‘kulak’lar ve fabrikalar, Rus köylüsünü ahlaki açıdan zaafa uğratıyordur. “Köylüler endüstriyel gelişim sayesinde refahlarını biraz artırmış olsalar bile, bu onların saf ve geleneksel değerlerine zarar vermiştir” diyen yazar, toprak anaya bağlı köylülerle tezgâh uğruna sabanı bırakan köylüler arasında yaptığı karşılaştırmayla Rus köylüsünün ahlaki ve sağlıksal çöküşünün sebebini köylülerin proletaryalaşması olarak görür. Grigoroviç bu yüzden proletaryaya hiç sempati beslemez. Rusya’da eleştirel gerçekçiliğin oluşumunda ve gelişiminde önemli rol oynayan Grigoroviç, öte yandan ‘Balıkçılar’da basit köylülerin hayatını ve o zamanki toplumun alt sınıflarının temsilcilerini ayrıntılı olarak ve büyük bir sevgiyle anlatır. Tüm bunların yanında o zamanların Rusya kırsalının günlük hayatla ilgili pek çok benzersiz materyali, batıl inançların açıklamalarını, halk ritüellerini ve gelenekleri anlatan ‘Balıkçılar’, ailenizle kuracağınız bağları daha da güçlendirmenizi sağlayacak.

Grigoroviç’in  ‘insancıkları’: ‘Balıkçılar’

BALIKÇILAR
Dmitri Vasilyeviç Grigoroviç
Çeviren: Levent Özübek
VakıfBank Kültür Yayınları, 2019
388 sayfa, 28 TL.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle