GeriKitap Sanat Davut’un Golyat’ı varsa Asteriks’in Roma’sı var!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Davut’un Golyat’ı varsa Asteriks’in Roma’sı var!

Davut’un Golyat’ı varsa Asteriks’in Roma’sı var!

‘Asteriks’ serisinin 37’nci macerası olan ‘Asteriks ve İtalya Yarışı’, aynı zamanda Alberto Uderzo’nun 2009’daki emekliliğinin ardından bayrağı devralan Jean-Yves Ferri ve Didier Conrad ikilisinin imzasını taşıyan üçüncü macera. Daha önceki işleri ‘Asteriks ve Piktler’ (2013) ve ‘Sezar’ın Papirüsü’ (2015) ile iyi eleştiriler almışlardı. Burada da sarışın Galyalı ve ekürisi malum çizgilerini bozmamışlar.

Asteriks, eli kolu her yere uzanan bir otoritenin sembolü olan Roma İmparatorluğu’nu parodiye çevirerek günümüz durumlarıyla alay etmekte bir dünya markası. Sinsi kelime oyunları ile dolu mizahını 1959’dan beri yapıyor. Seri; Fransızların, Superman gibi ABD çizgi kahramanlarının ülkelerindeki çizgi roman ortamını tamamen ele geçirmesine bozulmalarıyla başlamıştı. Ama geçen yıllar içinde Asteriks, Fransız kültürel ekosistemini millileştirmekten geçip dünyayı ele geçiren bir ikona dönüştü. Bugün 110 farklı dile çevrilmiş ve 370 milyondan fazla satmış durumda. ‘Asteriks ve İtalya Yarışı’nın dünya çapında satış rakamları da daha şimdiden 5 milyonun üzerinde.
Peki Asteriks’i bu kadar popüler yapan ne? Küçük Galya’nın Büyük Roma karşısındaki başarısı olabilir. Kimilerine göre hikâye aslında Fransa’nın dışarıda yürüttüğü kültür savaşının bir yansıması. Yani Galya’nın Roma’ya karşı verdiği mücadele aslında Fransa’nın her tarafın Amerikanlaşmasına karşı verdiği mücadeleye tekabül ediyor.
Ama ortadaki başarıyı tamamen Fransızların kültürleriyle ilgili takıntılı derecede korumacı olmasına bağlamak çok da sağlıklı olmayabilir. Bu soru Time dergisi tarafından Uderzo’ya sorulduğunda cevabı şöyle olmuştu: “Bu bir Davut ve Golyat hikâyesi. Herkes hayatında, kendisinden çok daha büyük bir güce direnme görüntüsüyle özdeşlik kuracak bir şeyler bulabilir.” Haklı da.
Buradan bakınca moda yazılarında sık kullanılan ‘zamansız’ tabiri Asteriks ve Obeliks’i tanımlamaya çok uygun görünüyor.
Dönelim kitaba. Ufak tefek ama vurduğu yerde gül bitiren Galyalı ve Obeliks 50’lerine merdiven dayadıkları şu günlerde formlarından pek bir şey kaybetmiş gibi görünmüyorlar.
Bu sefer konseptimiz atlı araba yarışı. Hikâye Asterix’e yakışır şekilde hızlıca ilerlemek için hiç vakit kaybetmiyor. Roma ile ilgili bildiğimiz en temel şey, bütün yolların oraya çıktığı. Mevzu da o yollardan çıkıyor. Duble yollara ayrılan parayı cebine indirmekle itham edilen Senatör Laktus Bifidus pek çok politikacının yapacağını yaparak masayı çeviriyor ve konuyu kendi işine gelen bir yere getirmek için yarış fikrini ortaya atıyor. Yarışa Asteriks evreninin tüm halkları temsilci göndermiş. Gothlar, Lusitianlar, Ruslar, muhtelif Mısırlılar ve ne var ne yoksa diğerleri. Galya’yı temsil etmek de elbette Asteriks ve Obeliks’e (bizdeki adıyla Oburiks) kalıyor.
Seri alameti farikalarından olan ünlü kullanımı bu macerada da insanı bol bol gülümsetiyor. Galyalıların en büyük rakibi Romalı (ve maskeli) sürücü Koronavirus adını SARS’a yol açan virüsten almakta. Luciano Pavarotti, ünlü ve emekli F1 pilotu Alain Prost ve Silvio Berlusconi İtalya Yarışı boyunca okurun karşısına çıkan diğer ünlüler. Alışılmadık bir durum ise Obeliks’in başrole geçmesi, Astreiks’in ise onun yanında ikinci plana inmesi. İlk kez tercih edilen bu küçük rol değişikliğinde karakterin beyazperdede Gerard Depardieu tarafından canlandırılmasının payı olabilir. Filmler Asteriks hayranlarını tatmin etmekten uzak kalsa da Depardieu gibi bir yıldızın Obeliks’i canlandırması karakterin popülerliğinde bir artışa sebep olmuştu.

ASTERIX VE İTALYA YARIŞI Davut’un Golyat’ı varsa Asteriks’in Roma’sı var
Jean-Yves Ferri – Didier Conrad
Remzi Kitabevi, 2018 
48 sayfa, 20 TL.






Yorumları Göster
Yorumları Gizle