GeriKitap Sanat Çeşitliliği severim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çeşitliliği severim

Çeşitliliği severim

Selva Erdener, dördüncü albümü ‘Biliyor musun’da çağdaş bestecilerimizin, ozanlarımızın dizelerinden yazdığı şarkıları seslendiriyor. Klasik, caz ve geleneksel Türk müziği virtüözlerinden oluşan üç trio ve koro eşliğinde söyleyen soprano, “Hayal ettiğim çeşitliliğe ulaşmak icramı da olumlu etkiledi” diyor.

Soprano Selva Erdener, 1999’da Ankara Devlet Operası’nda 10’uncu yılını kutluyordu. Faust’ta ayakta alkışlandığı bir akşam “Bu başarıdan geriye hiçbir şey kalmayacak, kalıcı işler yapmalıyım” diye düşündü. Türk bestecilerin yeni eserlerini, yaşadığı toprağın sesini ortaya çıkaracak albümler kaydetmeye karar verdi.
“Ankara Devlet Konservatuvarı’ndaki öğrencilik dönemimde öğretmenlerimiz klasik repertuvarın dışına çıkmamıza iyi gözle bakmazdı. Kulağımızı, sesimizi bozacağını söylerlerdi. Ben kendi doğrularımdan vazgeçmedim, şarkılarla, türkülerle bağımı kesmedim” diyor Erdener.

YENİ ESER VE ANADOLU
Yeni eserler, bizden şarkılar, Türk bestecileri... Önceliklerini böyle belirlemişti. Şarkı istediği çağdaş bestecilerimizin güfte tercihi listeye Türk ozanlarını da ekledi. Edip Cansever’den Ataol Behramoğlu’na şairlerin dizeleri şarkılara ilham taşıdı.
İlk albümü ‘Sen, Sen, Sen’in repertuvarı neredeyse hazır bekliyordu. Yıllardır Ankaralı müzikçilerin dost meclislerinde eşi piyanoya geçer, Selva Erdener sevdiği şarkıları söylerdi. Eşi Turgay Erdener’in halk müziği uyarlamaları ve özgün bestelerini ilk dinleyenlerden biri orkestra şefi Rengim Gökmen’di. Hatta şarkıların gördüğü ilgiden ilhamla “Bunları mutlaka kaydetmelisiniz” demişti. Gökmen sezgisinde haklı çıktı; You Tube’e bakılırsa, 2001’de yayımlanan albüm bugün bile ilgiyle dinleniyor.
Selva Erdener’in sonraki 10 yılı operada solistlik, konservatuvarda öğretmenlikle geçti. Bu arada çağdaş müziğimizdeki şarkı repertuvarının yetersizliğini fark etti. Yalçın Tura, Muammer Sun, Hasan Uçarsu, Cem İdiz, Babür Tongur gibi kuşaklarının önde gelen bestecilerinden eser istedi, eşi Turgay Erdener’in arşivinde unuttuğu tiyatro müziklerini gün ışığına çıkardı. Bestecilik öğrenimi görmesine karşın orkestra şefliğine yönelen İbrahim Yazıcı bile bu çabadan etkilenip düzenleme, beste yaptı. 2011’deki ‘Düşlerimin Toprağı’ ve hemen ardından 2013’teki ‘Nereye Aşkım’ albümleri böyle ortaya çıktı.

ÜÇ İKLİM BİR ARADA
Selva Erdener, ‘Nereye Aşkım’ı izleyen günlerde ciddi bir sağlık sorunu atlattı, bu süreçte hayatını sorgulayıp şarkılara daha sıkı bağlandı. Kalıcı ürün verme kararlılığı pekişti. 30’uncu yılını kutladığı operadaki görevini sürdürmekle birlikte tiyatro sahnesine adım atıp yaşamından bir kesiti canlandırdı, çektiği kısa filmle ödül kazandı.
Yeni albümü ‘Biliyor musun’ son yılların ayak izlerinden oluşuyor. Albümün ekseni diyebileceğimiz eserler Selva Erdener’in Burdur Gölü’ndeki ekolojik felakete dikkat çekmek üzere başlatılan kampanyada seslendirdiği Turgay Erdener bestesi ‘Göle Yas’, hastalık günlerinde operadaki çalışma arkadaşı Melahat İsmail’in armağan ettiği ‘Hasret’, Cem İdiz’in Nazım Hikmet’i selamladığı ‘Nihavent Şarkı’, Babür Tongur’un Kanada’daki gönüllü sürgünden gönderdiği Karacaoğlan esinli ‘Gurbet Ele Düşen Aşık’. Buna daha sonra Fazıl Say, Turgay Erdener ve İbrahim Yazıcı’nın şarkıları eklenmiş.
Müzik yönetmenliğini İbrahim Yazıcı’nın üstlendiği albümün ekibi göz kamaştıran üç triodan oluşuyor. Klasik üçlüde İbrahim Yazıcı piyano, Çağ Erçağ çello, Mehmet Yasemin kemanda. Geleneksel üçlüde Derya Türkan klasik kemençede, Ahmet Baran kanunda, Emre Sınanmış balabanda. Caz üçlüsünde Volkan Hürsever kontrbasta, Ediz Hafızoğlu davulda, Gürtuğ Gök saksofonda. Üçlüler kimliklerini korumakla birlikte şarkıların önemli bölümünde iç içe geçiyor.
Selva Erdener’in şimdi hedefi bu repertuvarı konsere taşımak. “Grubun tamamını toplamak zor olmakla birlikte, bunu başaracağım ve konserlerimize muhtemelen bahar aylarında İstanbul’dan başlayacağız” diyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle