GeriKitap Sanat Bir insan, ömrünü neye vermeli?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir insan, ömrünü neye vermeli?

Bir insan, ömrünü neye vermeli?

Zafer Köse’nin sorularıyla şekillenen nehir söyleşi kitabı ‘Livaneli’nin Penceresinden’, Zülfü Livaneli’nin üretim hayatını, dününü ve bugününü gözden geçirmesine vesile olurken Türkiye hafızamızı da yeniliyor.

Zülfü Livaneli ile ilk yüz yüze tanışıklığım 2017 yılında ‘Huzursuzluk’ romanı yayımlandığında kendisiyle yaptığım röportaja dayanıyor. O gün röportaja giderken hem çok endişeli hem de çok heyecanlıydım. İsmini Türkiye tarihine hem müzisyen hem yazar hem de politikacı olarak yazdırmış bir ismin karşısına çıkacaktım ve hakkında hem negatif hem pozitif pek çok hikâye dinlemiştim. Kayıt cihazını açıp, soru sormaya başladığımdaysa açıklığına, dürüstlüğüne, zekâsına, beyefendiliğine hayran kalmıştım.

Şimdi elimde Zafer Köse ile birlikte yaptıkları ‘Livaneli’nin Penceresinden/ Batı’nın Kibri ile Doğu’nun Cehli Arasında’ adlı nehir söyleşi kitabı duruyor. Gazeteci-yazar Zafer Köse’nin sorularıyla yönlendirdiği kitap, dünün ve bugünün pek çok meselesinin yeniden tartışılması gerektiğini hatırlattığı gibi Türkiye hafızasını da tazeleyici nitelikte.

Kitap, Livaneli’nin teşekkür yazısının ardından bir sunuşla başlıyor. Sunuş yazısı eski Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu’nun “Livaneli’nin konuşmasına, onun birleştirici diline ve sözlerine bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç var” cümlesiyle başlıyor ve “Federico Mayor Zaragoza’nın söylediği gibi Livaneli, zamanın ötesinde bir Rönesans insanıdır” alıntılarıyla bitiyor.

Romanları 40 dilde yayımlanmış bir  yazar Livaneli, sürgünden döndüğünde Türkiye’nin gelmiş geçmiş en kalabalık konserini veren bir müzisyen. 1946 yılında doğmuş, Türkiye’nin tüm siyasi çalkantılarını görmüş, yaşamış, düşünceleri nedeniyle hapis yatmış bir aydın. Edebiyat, sinema ve müzik alanlarında ulusal ve uluslararası 30’dan fazla ödül almış bir sanatçı. Bir dönem milletvekilliği yapmış bir politikacı. Tüm bunların yanı sıra Anadolu’nun her yerini karış karış bilen, Anadolu’yu dinleyen bir insan.

Bu kitap Livaneli’nin bütün üretim hayatını, dünü ve bugününü gözden geçirmesine vesile olan bir kitap. Sosyal ve siyasal olarak Türkiye’nin dönüşümünü Livaneli’nin düşünceleriyle ele alan bir söyleşi kitabı. Zafer Köse’nin sorularıyla şekillenen kitap, ikilinin bir yıl içerisinde yan yana yaptıkları pek çok sohbet sonucunda ortaya çıkmış. Her sorunun ya da sohbetin akışı içerisinde Zafer Köse’nin söylediği her cümleyi derinlemesine ele alıyor Livaneli. İlk etapta sohbet etmenin ne demek olduğunu hatırlatıyor bize. Ve iletişim çağının dünyanın her yerinde her an olmayı sağlamasıyla aslında insanların ne kadar az iletişim kurduklarına değiniyor.

Bir sonraki bölümde gelenek meselesini ele alıyor. Kök ne demek, köklenmek ne demek anlatıyor, sanatta geleneğin ve yeniliğin öneminden bahsediyor. İnsanların anı yaşama ve anlatma biçimlerine değiniyor. Ve bütün anlattıklarını örnekliyor,
filmlerle, resimlerle, edebiyatla biçimlendiriyor. Okurun zihnini sadece kendi fikirleriyle doldurmak yerine anlattıklarının temelini güçlendirecek ve bazen de kendi düşüncelerini çürütecek karşıt örnekler veriyor.

Bütün bunları sadece Livaneli’yi ya da Köse’yi övmek adına yazmıyorum. Bize ait olmayan ama bize dayatılan sosyal, siyasal ve ekonomik bir gündemin içerisinde düşünmeden oradan oraya koşturup sadece mutsuz bir şekilde sürdürdüğümüz bu hayatın aslında beslenecek ne kadar çok şeyinin olduğunun farkına varıyor insan bu kitabı okurken. Livaneli’nin sesinden
hatırladığımız ‘Bir İnsan Ömrünü Neye Vermeli’ türküsünün düşündürdüğü arayışı ve bu arayışın aslında ömür boyu bitmediğinin ve hatta aradıkça çoğaldığının bir kanıtı elimizdeki kitap...

Bir insan, ömrünü neye vermeliLİVANELİ’NİN PENCERESİNDEN BATI’NIN KİBRİ İLE DOĞU’NUN CEHLİ ARASINDA

Nehir Söyleşi: Zafer Köse

Doğan Kitap, 2019

432 sayfa, 37 TL

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle