MENÜ

Gelecekle geçmiş iç içe: ‘Arşiv Rüyası’nı deneyimlemek için 5 eşsiz sebep!

KAYDIR6657A1DD-6E78-429E-89FB-338B6D446723Created with sketchtool.

 Bu sıralar SALT Galata’ya uğrarsanız sizi tam anlamıyla bir ‘sanal gerçeklik’ deneyimi bekliyor. Sanatçı Refik Anadol’un bütün materyallerini geçmişten alan ama geleceğin tam ortasına konumlanan medya enstalasyonu ‘Arşiv Rüyası’, 20 Nisan’da SALT Galata’da açıldı. Makine zekâsı - Sanat ilişkisini masaya yatıran bu ‘görsel rüya’yı deneyimlemek için sebep çok…

Biz 5'ini derledik. 

 1

1.700.000 belgelik arşiv koleksiyonları arasındaki ilişkileri yapay zekâ aracılığıyla keşfedebilirsiniz

SALT’ın davetiyle sanatçı Refik Anadol, SALT Araştırma arşivlerinin yeterince kullanılmamış yanlarına hayat veren ve arşivde yer alan her bir belge arasındaki farklı ilişkilerin bir anda görülebileceği bir medya enstalasyonu tasarladı. ... Enstalasyon için yapay zekâ araçları kullanan sanatçı her bir arşiv belgesini farklı özelliklerine göre sınıfladı ve ortaya izleyiciyi çevreleyen, üç boyutlu bir mekân çıktı.

Yapay zekânın arşivi anlamlandırma yolculuğu bu mekân üzerinden izleyiciye sunulurken, yeniden düzenlenen arşiv aslında farklı bir okuma ve görme biçimi öneriyor. Anadol’un her projesinde, projeye özgü tasarladığı ses, hareket ve ışık ise deneyime şiirsel bir mercek ekliyor.

 2

Tüm arşiv koleksiyonlarını bir arada görebilir, inceleyebilirsiniz

İzleyici Arşiv Rüyası'na girdiğinde kendini zemini ve tavanı aynalarla kaplı bir mekânda buluyor ve içeride yer alan bir tablet bilgisayar aracılığı ile sanki uçsuz bucak bir kütüphanede gezinir gibi arşiv belgelerini inceleyebiliyor. Tabletin sunduğu çeşitli seçenekler izleyiciye arşiv koleksiyonları ile ilgili farklı görme biçimleri sunarken, geçmiş ile geleceğin iç içe geçtiği bir deneyim yaşatıyor.

3

Yapay zekânın arşiv belgeleriyle rüyaya dalmasını izleyebilirsiniz

İzleyici enstalasyonu etkileşimli olarak deneyimleyebilirken, müdahale etmediğinde ise yapay zekânın rüyasına tanıklık edebiliyor. Rüya sırasında, yapay zekânın arşiv belgeleriyle kurduğu halüsinasyonların oluşturduğu bir mekân izleyicinin karşısına çıkıyor. Sanatçı izleyiciyi çevreleyen, etkileşimli ve mimari zekâya sahip enstalasyonun en yenilikçi söyleminin de bu halüsinasyonlar olduğunu düşünüyor. Zira yapay zekâ ileride farklı şekilde eğitilerek yeni görüntüler üretmek için kullanılabilir, hiç var olmamış ama gerçek belgelere benzeyen belgeler yaratabilir. Diğer bir deyişle, yapay zekâ gelecekte bizlere alternatif gerçeklik ya da kültüre dair bir rüya makinesi sunabilir.

4

Teknolojinin sanatı nasıl etkilediğine tanıklık edebilirsiniz

Sanatçı algoritmalarla düşünebilmekten ve yapay zeka ağlarıyla ortaya çıkan sonuçlardan aldığı ilhamla ileride farklı sanatsal yaratımların ortaya çıkabileceğini düşünüyor. ‘Arşiv Rüyası’ sırasında yapay zekânın halüsinasyona benzer görüntülere ulaşmasının alternatif bir gerçeklik yarattığını belirten sanatçı, gelecekte yapay zekânın belgeler arası kurduğu ilişkilerden yepyeni, alternatif görüntülerin oluşabileceğini söylüyor. Ayrıca sanatçıların sanat ve makine zekâsı ile kavramsal, interaktif bir ilişki kurdukça ortaya yepyeni boyut algıları ve yeni mekânların çıkabileceğini de ekliyor.

 5

Kendinizi bir bilgisayarın içinde gibi hissedebilirsiniz

Projenin elbette en etkileyici tarafı bu. Tamamen interaktif bir şekilde, o görsel gösteriyi sizin yönetiyor olmanız. Milyonlarca belge arasından dilediğinizi seçiyorsunuz, bir anda önünüze geliyor ve bütün ekranı kaplıyor; tüm detaylarını inceleyebiliyorsunuz. Adeta biri sizi bir bilgisayarın işletim sistemine yerleştirmiş gibi… Kodlar ve algoritmalar arasında gezinerek, bu arşiv rüyasını tam anlamıyla deneyimleyebiliyorsunuz.

 "Arşiv Rüyası" Doğuş Teknoloji, ŠKODA ve Volkswagen Doğuş Finansman’ın desteğiyle gerçekleştirildi.