Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Zırh yazdı: Sağlık alanında gurur verici adımlar atıyoruz

Güncelleme Tarihi:

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Zırh yazdı: Sağlık alanında gurur verici adımlar atıyoruz
Oluşturulma Tarihi: Kasım 11, 2023 09:37

Çağımızın artan korkusu, Parkinson ve hareket bozuklukları. Tüm dünya genelinde 10 milyonu aşkın Parkinson hastası olduğu tahmin edilirken, Türkiye’de ise 180 binden fazla kişi Parkinson ile mücadele ediyor.

Haberin Devamı

Beyinde “dopamin” adı verilen maddenin azalmasıyla ortaya çıkan Parkinson, genelde 60 yaş üzerindeki kişilerde görülmesine rağmen, hastaların yüzde 5 ila 10’unda başlangıç yaşı 50 yaşın altında. Medikal tedavinin yetersiz kaldığı ya da şiddetli ilaç yan etkilerinin yaşandığı durumlarda beyin pilleri bu hastalarda yarar sağlıyor.

Ülkemiz son yıllarda hareket bozukluklarıyla ilgili çok önemli bir bölge haline geldi. Bu paralelde yabancı ülkelerden gelen çok sayıda hasta var. Dünyanın pek çok ülkesinden hastalar Türkiye’ye gelip tedavi oluyor.
Sağlık alanında gurur verici adımlar atıyoruz.
Uluslararası sağlık firmalarının, özellikle İstanbul’da Parkinson ve hareket bozukluklarına ilişkin Türkiye’de destek alacağı Mükemmeliyet ve Eğitim Merkezleri var.
Bu merkezler, Avrupa, tüm Orta Doğu, Kuzey Afrika, Balkanlar ve Türki Cumhuriyeti ülkelerin dahil olduğu coğrafi alandan gelen ‘nöroloji ve beyin cerrahisi’ uzmanlarının beyin pili takılması ve programlanması başta olmak üzere hareket bozukluklarındaki bütün konularda uygulamalı eğitim alınabilmesi açısından da dikkat çekiyor.
Ülkemiz bu doğrultuda dikkat çekerken, teknolojinin geldiği son noktada “Nöromodülasyon ile bizleri neler bekliyor” konusuna da değinmeden geçemeyeceğim.
Nöromodülasyon, beyin cerrahisinin alt başlıklarından biri...
Nöromodülasyon’un da amiral gemisi beyin pilleri.
Yani beynin içini uyaran sistemler.
Nöromodülasyon’a sinir sisteminin içindeki herhangi bir noktayı elektrik akımıyla modüle etmek diyebiliriz.
Aslında beynin içinde emniyette olan hiçbir nöron yok.
Herhangi birine ulaşılması ve oraya bir elektrot koyarak elektriksel aktivitenin uyarılması ya da baskılanması mümkün. Elektrotlar beynin derin bölgelerinde olduğundan bu yöntemin adı “Derin Beyin Stimülasyonu” olarak adlandırılıyor.
Beynin içine bir ya da iki elektrot yerleştirilip birer uzatma kablosuyla göğüste cilt altına, kalp pili gibi bir pile bağlayıp elektrik akımı verildiği zaman hastalık bulguları düzeltilebiliyor.
Böyle bir sistem sayesinde dışarıdan bilgisayar aracılığıyla elektrik akımının özellikleri programlanabiliyor ve hastaya özgü tedavi protokolleri uygulanabiliyor.
Bu tedavide en başarılı hastalık grubu başta Parkinson olmak üzere, aşırı vücut kasılmalarının yaşandığı “Distoni” ve “Esansiyel tremor” denilen titreme olguları.
Evet, Parkinson ve hareket bozuklukları Derin Beyin Stimülasyonu’nda başarılı olduğumuz ve hastalarda; beynin belirli bölgelerine elektrik akımını verdiğimizde tekrarlayan yüz güldürücü sonuçlar aldığımız alanlar.
Bir yandan da “Beynin diğer bölgelerine elektrik akımı verilirse ne olur?” sorusunun da cevabını arıyoruz.

Haberin Devamı

Nöromodülasyon

Haberin Devamı

Depresyon en sık görülen problemlerden biri.
Yüzde 4-7 gibi bir istatistikle dünyanın değişik bölgelerinde birçok kişide rastlanmakta. Bu hastalarda beynin belirli bölgelerine elektrik akımı verildiğinde hastaların duygu durumunun değiştirilebildiği görüldü.
Bununla ilgili çalışmalar sürüyor ve başarılı sonuçların varlığı hem bilimsel çalışmalarla gösterilmekte.
Bazı psikiyatrik rahatsızlıklar, obsesif kompulsif bozukluklar yine bu yöntemle iyi sonuçlar alınabilen olgular.
İştah en ilginç konulardan biri. Yapılan hayvan deneylerinde elektrik akımı verilerek iştahın modüle edilebildiği biliniyor.
Belki önümüzdeki yıllarda obez hastalarda “Çok kilo aldık, biraz elektriği artıralım kilo verelim” deme imkanı sağlanabilecek. Ama hemen heyecanlanmayalım, bu konu günümüzde sadece tünelin ucundaki ışık olma özelliği taşımakta.
Yeme bozuklukları...
Tabii ki yeme bozuklukları tek başına organik problemler değil. Aslında yoğun bir ruhsal durum var. Bir yandan anoreksiya ve bulimiya gibi bozukluklar, bir yandan agresif davranışlar, uzun dönem kontrollü çalışmaların sonuçlarını beklediğimiz bulgular. Bağımlılıkta da beyinde bir ödül merkezi var. Orası uyarıldığı zaman benzeri etkilerin yaratılıp “Hastalar bağımlılıktan da uzaklaştırılabilir mi?” diye çalışmalar sürmekte.
Epilepsi (sara) hastalarına aynı şekilde elektrik akımı verilebiliyor. Epilepside sadece beynin içerisine değil, vagus siniri denilen boyundaki bir sinire de elektrik akımı verildiğinde epilepsi nöbetlerinin azaltılabildiğini biliyoruz.
Gelişen teknoloji bize “beynin içinde hem elektrik kaydını yapalım hem de o aktiviteyi gördüğümüzde akım vererek epilepsi nöbetlerini baskılayalım” teknolojisini getirdi.
“Neuropace” denilen bir sistemle bugün bunun yapılması mümkün.
Hafıza konusu dikkat çekici...
Özellikle obeziteyle ilgili çalışmalarda beynin belirli bölgelerine elektrik akımı verildiğinde bazı hastaların geçmişi hatırlayabildiği görüldü.
Buradan da “Alzheimer ve benzeri hafıza problemlerinde neler yapılabilir?” sorusu doğdu.
Şu anda kontrollü çalışmalar sürüyor.
İstenilen sonuçların alınması halinde hafıza problemlerinde de yine Nöromodülasyon’un kullanılması fırsatı bulunabilir.
Ön çalışmalar oldukça ümit verici.

Haberin Devamı

İmkânsız yoktur

Muhammet Ali’nin kendime yol gösterici olarak benimsediğim ve bunu paylaşmaktan mutluluk duyduğum bir sözü var:
“İmkânsız, bu dünyayı değiştirecek gücü içlerinde keşfetmek yerine kendilerine sunulan dünyada yaşamaya daha kolay bulan, küçük insanların ortaya attığı büyük kelimedir. İmkânsız bir gerçeklik değil, bir görüştür. İmkânsız bir iddia değil, meydan okumaktır. İmkânsız potansiyeldir. Geçicidir. İmkânsız yoktur.”
Unutmayın...
Parkinson hastaları çaresiz değil...

BAKMADAN GEÇME!