Öpünce gerçekten geçiyormuş...

Güncelleme Tarihi:

Öpünce gerçekten geçiyormuş...
Oluşturulma Tarihi: Ekim 10, 2021 07:00

Zor zamanlarında arkadaşımızın elinden tutmak, canı yandığında çocuğumuza sarılmak, karşımızdakine destek verdiğimizi ve her zaman yanında olduğumuzu göstermek için omzuna vurmak… İnsanlar arası iletişimde en etkili yöntemlerden biri belki de dokunmak… Gerçekten de araştırmalar tensel temasın stres seviyesini düşürdüğünü, kalp sağlığını koruduğunu, acı hissini hatta ölüm riskini azalttığını gösteriyor.

Haberin Devamı

Geçen nisanda Hürriyet Pazar’da pandemi hemşirelerini taşımıştık sayfalarımıza. Gizem Coşkunarda hemşirelerin, hastaların ellerini saatlerce tutarak onlara nasıl destek olduklarını yazmıştı. Aslında hepimiz dokunmanın, el ele tutuşmanın, sarılmanın bizi rahatlattığını biliyorduk ama hemşirelerin ağzından duyunca sağlamasını da yapmış olduk.

Kısa süre önce yayımlanan bilimsel bir çalışma da el ele tutuşmanın stres seviyemizi düşürdüğünü kanıtladı. ABD’deki Arizona State ve Brigham Young üniversitelerinin 83 çift üzerinde yaptığı çalışmada katılımcılara korku filmi seyrettirip gözbebeklerinin durumu izlendi.

 

‘DOĞUMDA YÜKSELİYOR’

Stres durumunda gözbebekleri daha iyi görmek için hızla büyüyor, bu sebeple katılımcıların gözbebeklerinin ölçüldüğü araştırmada eşinin elini tutanların, kimsenin elini tutmayanlara göre daha düşük bir stres seviyesinde oldukları görüldü. Eğer çiftin arasındaki ilişki güçlüyse kişinin stres seviyesi daha da azaldı.

Haberin Devamı

Yıllar içinde yapılan farklı seviyelerdeki pek çok araştırma tensel temasın kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini gösteriyor. Sevilen bir kişi tarafından ya da kişinin rızası olduğu durumlarda yapılan tensel temasın ömrü uzattığından acıyı azalttığına kadar pek çok sonuç ortaya konuyor.

NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nden nöroloji uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, tüm bunların oksitosin isimli beyin kimyasalı-hormon üzerinden işlediğini söylüyor ve ekliyor: “Tensel temas yaşandığı anda hipotalamus tarafından üretilen oksitosin 2-3 katına yükseliyor, ardından hipofiz bezi yoluyla kana salınıyor ve kişide güven ve şefkat duygularını tetikliyor. Bu da sosyal bağların kuvvetlenmesini sağlıyor.”

Prof Dr. Tarlacı “Bu çift taraflı bir etki. Kim kime sarılırsa sarılsın, iki tarafı da etkiliyor. Bir çocuğun başını okşadığımızda, dostlara sarıldığımızda, çiftler arasındaki erotik dokunuşlarda oksitosin salınıyor. Bu hormon yaklaşık 6 dakika sonra düşüşe geçmeye başlıyor ama etkileri devam ediyor. Temas alanı arttıkça uyarım da arttığı için oksitosin seviyesi de doğal olarak artıyor. Yani diyelim ki basit bir el tutuşmada oksitosin 10 birim arttıysa, öpüşmede 40,  orgazm sırasında 80 birim artıyor” diyor.

Haberin Devamı

Oksitosinin sadece duygularımız üzerinde değil, fiziksel olarak da birtakım faydaları olduğuna değinen Tarlacı, şöyle devam ediyor:

“Bu hormonun en çok salgılandığı an doğum sırasında çocuğun rahimden çıktığı andır. Bu da anneyle çocuk arasındaki bağı kuvvetlendirir. Ama daha da ilginci pek çok hayvan ve insan deneyi gösteriyor ki, antienflamatuar (iltihap önleyici) özelliği nedeniyle yaraların iyileşmesini de hızlandırır. Yani normal doğum yapan kadınlarda doğum travmaları daha hızlı iyileşir. Oksitosin hormon seviyesi yüksek olan kişilerin acı/ağrı eşiği de yüksektir. Kadınların doğum gibi son derece ağrılı bir süreci atlatmalarına yardımcı olur. Ağrı/acı hisseden kişilerin elini tutmamızın, onlara sarılmamızın sebebi aslında budur.”

Haberin Devamı

HAYATIN ZORLUKLARIYLA DAHA KOLAY SAVAŞIYORUZ
Psikolog Gizem Sürenkök

Temas ettiğimiz kişilerle daha kolay bağ kurabiliyoruz. Bu sayede kendimizi daha güvende hissettiğimiz için stresli durumlarla kolayca savaşıyoruz. Güvende hissettiğimizde keşfetmeye de açık oluyoruz. İş görüşmesinden önce partnerlerine sarılanlar, görüşmeye daha az stresle giriyorlar ve daha başarılı oluyorlar. Çünkü dokunma, odaklanma kabiliyetimizi geliştiriyor. Çocuklar düşüp canları yandığında onlara sarılın. Böylece travmayı kolayca atlatacaklar, oyuna dönme süreleri kısalacaktır.

DİNLEME BECERİSİNİ ARTTIRIYOR
Nöroloji uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı

Tensel temas sırasında kana salınan oksitosin aynı zamanda kişilerin anılarını pekiştirir. Bir anı sırasında oksitosin salgılanmazsa
o anıları uzun yıllar boyunca hatırlamak zorlaşır. Sevgilinin sarılması unutulmazdır, çünkü oksitosin bu anıyı beynimize adeta zımbalar.

Haberin Devamı

Bu hormon cinsel ilişki sırasında da salınır, orgazm anında ise pik yapar. Eşler arası bağ ve güvenli ortam hissi oluşturur, sakinleşmeyi sağlar. Sonuç olarak orgazm sonrasında sedasyon dediğimiz hafif bir gevşeme, uyku hali getirir.

Oksitosin karşı tarafın yüzüne bakma süremizi uzatır. Yapılan çalışmalara göre, otizmli çocuklara oksitosin verildiğinde yüze bakma oranları artıyor.

Psikolojide çiftler arasında sarılma terapisi diye bir uygulama var. Bu çalışmayla güven, şefkat, birbirini dinleme becerisi ve tolerans artıyor.

Östrojen, oksitosin salımını bir miktar arttırır, yani kadınlarda bu hormon daha yüksektir. O nedenle kadınlar daha şefkatlidir; erkeklerin şiddete eğilimi daha yüksektir ve erkekler otizme daha fazla yakalanırlar. 

Haberin Devamı

Oksitosin artınca dışadönüklüğü, yaratıcılığı, sanatsal becerileri, yeni şeyler merak etmemizi sağlayan dopamin hormonu da artar.

KAN BASINCINI DÜŞÜRÜYOR
İç hastalıkları uzmanı Dr. Ayça Kaya

Acı ve stres durumlarında vücudumuzda kortizol hormonu yükselir. Buna savaş-kaç hormonu da denir. Bu hormonla kan basıncı artar, kalp hızlanır, gözbebekleri büyür. Bu da kişide tedirginlik ve huzursuzluk duygusunu arttırır. Tensel temasla kişi kendini güvende hisseder ve akabinde mutluluk hormonları serotonin ve endorfin salgılanır. Bu da kortizolün tersine bir etki gösterir. Yani kalp hızını yavaşlatır, kan basıncını düşürür, damarları gevşetir, titreme ve çarpıntı hissinin önüne geçer. Kişi kendini daha mutlu hisseder.

Öpünce gerçekten geçiyormuş...

STRES VE ACIYA BİREBİR

Sarılma

North Carolina Üniversitesi Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Karen Grewen’ın 2003’te yaptığı çalışmada yaklaşık 100 çift 2 gruba ayrıldı. Bir grup 10 dakika el ele tutuştu ve 20 saniye birbirine sarıldı. Diğer gruptaki çiftlerse aynı süre boyunca sessizce oturdu. İlk grupta kan basıncı ve kalp atış hızlarının diğer gruba göre düşük olduğu görüldü.

Öpüşme

Lafayette College’ın çalışması öpüşmenin, damarları genişletip kan akışını rahatlatarak kortizol seviyesini düşürdüğünü gösterdi.

El ele tutuşma

ABD’deki Virginia Üniversitesi’nde psikoloji profesörü James Coan yıllardır yaptığı çalışmalar sonucu el ele tutuşmanın bizi stresten uzak tuttuğunu ve sağlığımız üzerinde olumlu sonuçlar yarattığını söylüyor. Üniversitede ‘Neden el ele tutuşuruz’ başlıklı bir ders de veren Coan, kimsenin elini tutmayan kadınlar, tanımadığı birinin elini tutan kadınlar ve eşinin elini tutan kadınlar arasında yaptığı çalışmada kadınların beyninde tehdit algısının farklı şekilde algılandığını gördü. Özellikle eşinin elini tutanların stresinin ve tehdit algısının azaldığını ortaya koydu.

Bu yıl Çin’deki Şanghay Jiao Tong Üniversitesi Üroloji Bölümü’nde yapılan başka bir çalışma, prostat biyopsisine giren erkeklerin, eğer tanıdıkları birinin elini tutuyorlarsa anksiyete ve acı hislerinin düştüğünü gösterdi.

Sevişme

İsrail’deki Tel Aviv Üniversitesi’nin yayımladığı çalışma kalp krizi geçirenlerin ilk 6 ayda eski cinsel aktivite sıklığına dönmelerinin ya da bu sıklığı arttırmalarının ölüm riskini yüzde 35 azaltabileceğini kanıtladı.

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!