‘Biz oyuncuyuz ve her rolü oynamaya talibiz’

Güncelleme Tarihi:

‘Biz oyuncuyuz ve her rolü oynamaya talibiz’
Oluşturulma Tarihi: Ekim 29, 2022 07:00

Çağlar Çorumlu sadece komedi yapımlarında değil dramda da oyunculuk yeteneğiyle bizi kendine hayran bıraktı, ekranın ve beyazperdenin önemli isimlerinden oldu. Serkan Keskin bağımsız sinemadan gişe filmlerine birçok yapımda unutulmaz karakterlere hayat verdi, izleyenleri hep etkiledi. Yeni neslin iddialı isimlerinden Boran Kuzum kariyeri boyunca yakışıklılığına sığınmadı ve değişimden korkmayan oyunculardan biri haline geldi... Bu üç ismi, 4 Kasım’da vizyona girecek ‘Hazine’ filmi bir araya getirdi. Biz de bu birlikteliği fırsat bilip onlarla buluştuk, rol aldıkları filmlerden dostluklarına uzanan bir sohbet gerçekleştirdik.

Haberin Devamı

Kara komedi diye adlandırabileceğimiz sinema filmlerinin öngösteriminden hemen önce buluşuyoruz. Onları sohbet ederken yakalıyorum. İşleri olmadıkça medyaya konuşmayı pek sevmeyen isimler. Ama söyleşi yapmayı kabul ettikten sonra da muhabbetleri akıp
gidiyor. Birbirleriyle çok iyi anlaşıyorlar. Sohbetimiz sırasında söz oyunculuktaki tektipliliğe de geliyor, Serkan Keskin “Gerçekten herkes birbirine benziyor. Hiç tanımadığım birini ekranda gördüğümde ayırt edemiyorum. Bu da bana zevk vermiyor” diyor.

Fotoğraflar: Murat ŞAKA

* Çağlar’ın bir röportajında “Komedi bir eleştiridir” sözünü okudum. ‘Hazine’ filmi de bir kara komedi. Bu filmde nasıl bir eleştiri var?

Çağlar Çorumlu: Hırs üzerine bir eleştiri var. Her karakterin hırsları farklı. Finale doğru giderken kim mutlu, kim mutsuz onu tartışıyoruz. Aslında hırs hayatımızın her alanında var.
Ya parayla, ya sevmekle ya da elde etmekle ilgili...  Küçük hırslar belki sana zarar veriyor ama hırsın alanı büyüdükçe etrafına, ülkeye ya da dünyaya zarar verir hale geliyorsun.

Haberin Devamı

* Sizin hırslarınız büyük müdür, küçük mü?

Çağlar Çorumlu: Benim hırslarım değil ama isteklerim var. Onlar da çalışırsan olabilecek şeyler.

Boran Kuzum: Ben hiç hırslı değilim. Hırs kelimesini zaten negatif buluyorum. Onun için her şey yapılabilecekmiş gibi... Hiç öyle kıymetli bir hırsım yok.

Serkan Keskin: Hırs kötü bir şey gibi duruyor ama bence benim hırsım var. 25 senedir, oyunculukta ara vermeden en iyisini yapmak gibi bir isteğim var, bence bu da hırs. Ama kötüye dönecek bir hırs değil. Bu da sanırım işini iyi yapmak gibi bir şey.

m Karakterleriniz filmde bir define avına çıkıyor. Ve buldukları şey yüzünden hayatları değişiyor. Para insanlara her şeyi yaptırır mı?

Serkan Keskin: Hak ettiğiniz bir hayat var. Çalıştığınız ve kazandığınız bir şey. İnsanoğlundaysa hak ettiğinden fazlasını istemek gibi bir şey var. Hak ettiğinden fazlasını istediğinde evet, para insana her şeyi yaptırır.

* Para kazanma hırsınız var mı?

Çağlar Çorumlu: Bu mesleğe başlarken bir bodrum katında birkaç aç oyuncu olarak yaşamayı göze almıştım. Hepimiz gibi... Bir iş geldiğinde de şu an emeğimin karşılığı dışında para ikinci, üçüncü sırada geliyor. İnsanlar çalışır, para kazanır, zengin olma hayali kurabilir. Benim öyle hayallerim yok. Para iyi bir araçtır.

Haberin Devamı

Serkan Keskin: Ben de hepimiz adına şunu diyebilirim; bir iş teklifi geldiğinde para kesinlikle çok sonrasında, alt sıralarda konuştuğumuz şeydir.

Valiliğe ya da müzeye...

* İşi çok beğendiniz, para yetersiz. Kabul mu edersiniz yani?

Çağlar Çorumlu: Evet, böyle işler çok yaptık.

Serkan Keskin: Para almadığımız işler de olur.

Boran Kuzum: Üstelik bu işlerde kendinizden de çok şey katmak durumunda kalıyorsunuz.

* Diyelim ki; siz bir hazine buldunuz. Bunu adilce bölüşür müsünüz yoksa para için birbirinizi yer misiniz?

Çağlar Çorumlu: Biz o hazineyi valiliğe ya da bir müzeye bırakırız.

* Filmde bir talihsizlikler zinciri yaşanıyor. Hiç bu kadar kısa sürede bu kadar talihsizliği bir arada yaşadığınız oldu mu?

Haberin Devamı

Boran Kuzum: Üçümüz de Türkiye’de oyunculuk yapıyoruz.

Çağlar Çorumlu: Oluyor tabii, çok küçük şeyler de oluyor, daha büyük şeyler de yaşıyorsunuz.

* Mesut karakterine bütün bu mücadele sırasında umut veren bir aşk var. Sizce aşk bu kadar umut verici ve yüce bir şey mi?

Çağlar Çorumlu: Yüce tabii. Bir de aşk var, aşk var... Mesut’un 45 yıldır canına tak etmiş. Ve büyük bir fırsat geliyor. Onun umudu ve kendi içinde karanlık olan bir yerde onu sulayan şey aşk oluyor. Bu gündelik aşk. Bir de manevi tarafıyla da aşk var. Aşk güzeldir. Nereden baktığımıza bağlı.

* Peki, sizce biz neden bu filme gidelim?

Boran Kuzum: Türk sinemasında yeni bir yol açacağını, daha fazla insana farklı bir iş yapması için cesaret vereceğini, başka yollarla da komedi ve dramın anlatılabileceğini göstereceğini düşünüyorum.

Haberin Devamı

Çağlar Çorumlu: Hayat gibi. Herkesin kendi derdi varken birden çok sert gerçeklerle karşılaşabiliyorsunuz. ‘Benim başıma bu nasıl gelebilir’ diyebilirsiniz ama hayat böyle bir şey. İçinde acılar, hırslar, neşe, öfke ve keder var. Bir sürü insani duyguyu görüp empati kurabileceğimiz bir film. Senaryo kurgusu ve örgüsü de çok güzel, izleyenlerin şaşırıp etkileneceğine inanıyorum.

‘Biz oyuncuyuz ve her rolü oynamaya talibiz’

Hayatımın sonuna kadar çalışmak istediğim arkadaşlarım...

Ne zamandır arkadaşsınız?

Boran Kuzum: Çağlar Abi’yle bu filmde tanıştım. Serkan Abi’yle Rusya’da film çektiğimiz sırada tanışmış ve yalnızlığımızdan birbirimize sığınmıştık. Sonra da kopmadık.

Haberin Devamı

Serkan Keskin: Boran’la arkadaşlığımız anlattığı gibi. Çağlar’la da çok ilginç bir hikâyem var. Onu çok sever, izlerdim ama tanışmıyorduk. Yıllar önce ‘Beş Kardeş’ dizisinin  Maltepe’deki setinde yemek yerken bir telefon geldi, açtım. Telefondaki kişi “Kastamonu Kiraz Festivali yapıyoruz. 6 Haziran’da uygun musunuz” diye sordu. “Çalışıyorum” dedim, “Biz geliriz o zaman, video falan çekeriz” dedi. Sonra da “Ben Çağlar Çorumlu” diye itiraf etti. İnanmadım tabii, ben de laf söyledim falan. Gerçekten oymuş (gülüyor).

‘Biz oyuncuyuz ve her rolü oynamaya talibiz’

* Çok yeteneklisiniz, iyisiniz... Hadi bunların dışına çıkıp birbirinizi anlatsanıza...

Boran Kuzum: Bizim sektörde senden yaşça büyük, seni anlayan, sana yol gösterecek, nitelikli birini bulmak zor, zaten herkes bu yardımı yapmıyor. Tanıştığımız günden bu yana Serkan Abi  bana hep yol gösteren kişi oldu. Çağlar Abi’yle de bu film sırasında tanıştık. Hayatımla ilgili zor bir süreçten geçiyordum. Çağlar Abi’yle sahnelerimiz de genelde hep beraberdi. O olmasa bu set sürecini o kadar kolay atlatamazdım, çok sohbet ettik.

Çağlar Çorumlu: Boran’ın bir sürü özelliği var ama bunların yanında hem çok beyefendi, hem çok eğlenceli hem de iyi bir arkadaş. Beş hafta süren çekimler sırasında başka bir şehirde, geceleri çalışıyorduk. Boran sığınacağım liman gibiydi, beni çok rahatlattı. Serkan’la zaten uzaktan birbirimize selam gönderdiğimizde bile eğleniyoruz.

Boran Kuzum: Kendi aralarında bazen öyle hikâyeler uyduruyorlar ki gerçek mi değil mi anlamıyorsunuz. Çok eğleniyorlar.

Serkan Keskin: Ben bu ekiple çekimler bitince eve dönmek istemiyordum. Hayatımın sonuna kadar çalışmak istediğim arkadaşlarım.

Umarım bu soruyu hayatım boyunca cevaplamak zorunda kalmam

Günümüzde oyuncular değişmekten, fiziklerinin bozulmasından korkarken Boran sen filmde tamamen farklı biri olmuşsun. Nasıl bu hale geldin?

Boran Kuzum: Benim o kategorilerden tüylerim ürperiyor. O yüzden bu karakteri oynamayı çok istedim.

Çağlar Çorumlu: Biz oyuncuyuz ve her rolü oynamaya talibiz. Bir de komik adam şişman olacak; zayıf, çirkin adam kötü olacak gibi şeyler var. Bunlar bir film içinde estetik anlamda kullanılabilir ama bir de oyunculuk var. Boran’ın saygı duyduğum yönlerinden biri bu; karakteri istedi, aldı ve çatır çatır oynadı. Bir rolü oyuncu sahipleniyorsa zaten iş güzel ve kanlı canlı oluyor. Yoksa öbürü sadece ‘Ben yakışıklıyım ve oynuyorum’ şeklinde ilerliyor.

Serkan Keskin: Bir de şu an o kadar tektiplilik var ki. Gerçekten herkes birbirine benziyor. Hiç tanımadığım birini ekranda gördüğümde ayırt edemiyorum. Bu da bana zevk vermiyor.

Boran Kuzum: Çok fazla potansiyeli olan oyuncu var ama sırf bu kalıplardan dolayı onlara o şans verilmeyebiliyor. Ben de yapabildiğimin maksimumunu yapmaya çalıştım.

* Çağlar sen de peruk takan birini oynuyorsun. Saatlerce perukla dolaşmak nasıldı?

Çağlar Çorumlu: Peruk takmak değil de kel göstermek için saça yapıştırılan o şey çok zorlayıcıydı. Yapıştırılması, boyanması 1.5 saat sürüyordu, saç da onun içinde kalıyordu gün boyunca...

* Siz kel kalsanız peruk taktığınızı filmdeki karakter gibi saklar mısınız?

Boran Kuzum: Umarım bu soruyu hayatım boyunca cevaplamak zorunda kalmam (gülüyor).

Televizyon başka bir dünya

* Ödül törenlerinde en iyi erkek ve kadın oyuncu ödülleri dram oyuncularına verilir. Komedi yapanlar içinse ayrı bir dal vardır. Bu ayrıma ne diyorsunuz?

Serkan Keskin: Komedyenlik dediğimiz şey aktörlük. “Bu komedi aktörü”, “Bu drama aktörü” diye bir şey yok. Aktörlük aktörlüktür.

Çağlar Çorumlu: Bir sürü kategori olması, belki ‘biz hepsini görüp takdir ediyoruz’ anlamına da gelebilir. Tabii ödülü ne kadar bekliyorsunuz, ona ne kadar önem veriyorsunuz ayrı ama orada bir ayrım yapılmasa da olur.

* Siz komedi oyuncusu yerine jön olmak ister miydiniz?

Çağlar Çorumlu: Benim içimde hep bir jön vardı (gülüyor). ‘Benim hırslarım yok’ deyip böyle açıklamalar yaparmışım. Şaka bir yana, biz ne gelirse gücümüz yettiğince, elimizden geldiği kadar oynarız. 

* Konu gelmişken evet, ekranda başrol erkek oyuncularının çoğu kaslı ve ilk iki bölümde mutlaka üstlerini çıkarıyorlar. Her şeyin bu kadar fiziğe dayanması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Boran Kuzum: Ben hâlâ sıskayım (gülüyor)

Çağlar Çorumlu: Serkan’la ben de çok değişmedik. Orada kategoriler var. Televizyon başka bir dünya. Ben oyunculuk olarak hiçbirini ayırmıyorum, hepsinde aynı emekle ve güdüyle oynuyoruz ama bu dediklerinin de bir alıcısı
var. O, o alıcılara yapılıyor. Arz-talep bunu gerektiriyor.

Mizahta da ustalaşıldı

* Sizce güldüğümüz şeyler değişti mi?

Çağlar Çorumlu: Değişen şeyler var tabii ama Aziz Nesin’e hâlâ gülüyoruz. Shakespeare okuyup oynuyoruz, eleştirileri hâlâ geçerli. İnsan ve insanın duyguları çok fazla değişmediği müddetçe, kodlarımızı değiştirmediğiniz sürece güleceğimiz ve üzüleceğimiz şeyler benzer olacaktır. Ama teknolojiyle beraber terimler değişiyor. Bunun yanında şu da var, artık işler komedide sitcom (durum komedisi) gibi şeylerle hızlandı. Daha zekice şeylere gülüyoruz.

Serkan Keskin: Mizahta da ustalaşıldı. Eleştirmemeniz gereken şeyler var ya, işte buna rağmen mizah yapmak ustalıklı bir hale geldi. Elinizde olan bir malzeme var ve onu kullanmadan mizah yapmalısınız... Güldüğüm şeyler değişti mi? Sekiz yıldır ‘Cimri’yi oynuyorum. 350 yıl önce yazılmış ve insanlar hâlâ gülüyor.

‘Biz oyuncuyuz ve her rolü oynamaya talibiz’

Çağlar Çorumlu, Serkan Keskin, Boran Kuzum, Aslıhan Gürbüz, Şükran Ovalı ve Hasibe Eren’in rol aldığı ‘Hazine’ 4 Kasım’da vizyonda.

Ben sizi güldürmek için gelmedim ki...

Güldüren erkekler ikili ilişkilere 1-0 önde mi başlıyor?

Serkan Keskin: Kadınlar güldükleri insanların yanında mutlu oluyorlar, mutlu oldukları insanın yanında olmayı da seviyorlar. Birilerini normal bir ortamda güldürdüğünde zaten çevrendeki insanlar da
orada olmanı istiyor.

Çağlar Çorumlu: “Şimdi toplanın, ben sizi güldüreceğim” gibi bir şey de olmuyor. Günlük hayatın içinde başka, tiyatroda başka.

* Bir arkadaş ortamına çağrıldığınızda o güldürme beklentisi oluyor mu?

Çağlar Çorumlu: O çok sinir bozucu bir beklenti.

Serkan Keskin: Tabii, bunu hissettiğin oluyor ama...

Çağlar Çorumlu: Baktın işler yolunda gitmiyor, masadan erken kalkıyorsun (gülüyor).

Serkan Keskin: Mesela bu yüzden röportaj vermekte falan zorlanıyorum. Çünkü karşındaki ne söylediğinle ilgilenmiyor, “Ne zaman bir şey yapacak da güleceğiz” diye bekliyorlar. O da kötü hissettiriyor. Böyle böyle bir yere gitmemeye başlıyorsunuz. Ben sizi güldürmek için gelmedim ki, sohbete gelmişim.

BAKMADAN GEÇME!