‘Acısını paylaşan daha samimi gelir’

Güncelleme Tarihi:

‘Acısını paylaşan daha samimi gelir’
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 05, 2023 07:00

Son dönemde müzik dünyasının en dikkat çeken isimlerinden. Yolda yürürken yanınızdan geçen bir arabada bangır bangır şarkılarını duyuyorsunuz ya da bir radyo kanalında ona mutlaka denk geliyorsunuz. Klipleri milyonlar tarafından izleniyor, yayımlandığı gibi trend listelerine giriyor. Müzik platformlarının listelerinde birden çok şarkısı var. Peki, kim bu Semicenk? Yeni şarkısı ‘Tanrım Reva mı’ çıkmışken buluştuk. İsminin hikâyesinden müziğe, aşktan başarısının sırrına pek çok şey konuştuk: “Ünlü olunca birileri sen hiçbir şey yapmasan da nefret edebiliyor.”

Haberin Devamı

‘Acısını paylaşan daha samimi gelir’

Son dönemde hangi müzik listesine baksam o var. YouTube trend listelerinde yayımladığı klipleri hemen zirveye yerleşiyor. Bir süredir buluşmak istiyoruz. Ama öyle bir programı var ki her gün konserde... İstanbul’da boş olduğu bir günü sonunda buluyoruz. 24 yaşında, çok genç ve müzik konusunda tutkulu bir adam var karşımda. İşin okulunu okumuş, nota biliyor, piyano ve ut gibi birçok enstrümanı çalıyor. Bütün bu dinlenme oranları ve başarılarına rağmen çok mütevazı. Ses tonu şarkılarındaki gibi karizmatik. Başta biraz çekingen olduğunu düşünebilirsiniz. Ama sizi tanıdıkça bu tavrı değişiyor. Anlattıkça anlatıyor...

Haberin Devamı

Semicenk gerçek ismin mi?

Evet. Semi benim göbek adım, doğduğum zaman kulağıma okunmuş. Nüfusumda Cenk yazıyor. 

Nedir Semi’nin anlamı?

Allah’ın adlarından biri, ‘güven’ anlamına geliyor. Annem istemiş. 

Semicenk neden bitişik yazılıyor peki?

Tanınmadan önce de Instagram kullanıcı adım hep ‘Semicenk’ti. 

Sana ne diye hitap etmeliyim; Semi mi yoksa Cenk mi?

İstediğini kullanabilirsin.

Semi; birkaç yıldır çok popülersin, 100 milyon izlenmeyi geçen kliplerin var. Şarkıların dijital dinlenme listelerinde. Ama hiç gazete söyleşini bulamadım. O yüzden seni tanıyarak başlasak...

24 yaşımdayım. Kimlikte Sinop, Boyabat yazıyor ama babam Ordulu, annem Adanalı. Babam jandarma astsubayıydı. O Sinop’ta görev yaparken doğmuşum. Adana ve Ordu’da büyüdüm. Bir abim var. 

Ailede müzikle ilgilenen var mıydı?

Bizden iki-üç kuşak öncesinde varmış müzisyenler. Abimin sesi de çok güzeldir. Yeteneği oradan almış olabiliriz. 

Evde elinde saç fırçası, şarkı söyleyerek ve hayaller kurarak mı başladı müziğe ilgin?

Yok, hiç öyle şeyler yapmadım ama ilkokula giderken bile dinlediğim müzikler yaşıtlarıma göre büyüktü. Daha o zamanlar Cem Karaca, Kıraç, Erkin Koray, Feridun Düzağaç dinlerdim. Anadolu rock’u çok seviyordum. Annem de ilgimi fark edip bana gitar aldı. Kendi kendime çalmayı öğrendim. Sonra müzikten anlayanlar “Sesi güzel, müzik kulağı da var, geliştirirse çok iyi olur” dedi. 15 yaşında benden büyük abilerimle sahneye çıkıp canlı müzik yapıyordum. Repertuvarım, kullandığım enstrümanlara olan hâkimiyetim geliştikçe yaşam tarzım haline geldi.

Haberin Devamı

Müzik mi okudun?

Babam “Madem bu işi yapıyorsun, eğitimini al” dedi. Lisede denizcilik okumuştum. Sonra Ordu Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Bölümü’nde okudum. Bu sırada hep kendi şarkılarımı, aranjelerimi yapmak üzerine yoğunlaştım. 

Bir ‘O Ses Türkiye’ deneyimin olmuş...

Evet, okurken... Hadise’nin takımına girdim. İkinci yarıya kadar yarıştım. Yarışmadan iki yıl sonra bir müzisyen arkadaşım, Kerim Araz sayesinde yollarımız ‘Eva Records’la kesişti. Yaptığım projeleri gönderdim, beğendiler. Çalışmaya başladık.

İlk patlayan şarkın ‘Düşer Aklıma’ oldu. Bir şarkı yaptın ve oldu mu?

Hayır, ondan önce başka şarkılarım da yayımlanmıştı. Hep daha iyi olsun diye mücadele ediyordum. Yapıp yapıp sildiğim de o kadar çok iş olmuştu ki... Stresten saçkıran olmuştum. Uyku uyuyamıyordum, anksiyete bozukluğum başlamıştı.

Haberin Devamı

Şeytanın bacağını kırdığında ne hissettin?

O da hemen olmadı, ‘Düşer Aklıma’nın patlama süreci o kadar stresli bir dönemdi ki... Evde kafayı yiyordum. Çünkü şarkıyı koyduk, patlamıyor. Bir şey yapıyorsun, emek veriyorsun, olmuyor. Bir hafta gözüme gram uyku girmedi. Üç hafta geçti, şarkı YouTube’da 120 binde kaldı. Etrafımdakiler, “Sabırlı ol, bekle, olacak” diyorlardı. Bir kıvılcım lazımdı. Bir ay sonra hareketlenmeye başladı. 

Neydi ateşi harlayan kıvılcım?

TikTok’ta bir sayfa paylaşılmış, insanlar bir anda duydular şarkıyı. Sonra gitgide yayıldı, sevildi. 1 milyona ulaştı ve durmadı, şu an 100 milyonu geçti. Ama bu sefer de sonraki işlerde ‘Ya bunun üstüne koyamazsam’ stresi başladı. Ama şöyle bir iyi tarafı vardı; ‘Düşer Aklıma’yı yaparken başka şarkılar da yapmıştım. En az ‘Düşer Aklıma’ kadar, güzel, insanların seveceğini düşündüğüm şarkılardı.

Haberin Devamı

Kliplerin hemen YouTube’da trend listesine giriyor. Hiç görüntülenme satın aldın mı?

Yok abi, zaten bu kendini kandırmak olur. Ben bir şeyleri başarmak için yola çıktım. Böyle bir şey yapacak olsam en başta yapar, hiç psikolojimi bozmazdım.

‘Yapılmayan bir şey yapayım’ dedim

Müzik tarzın için arabesk, rap, pop, birçok şey söyleniyor. Sen kendi müziğini nasıl anlatırsın?

Dark pop. Rap havası da var ama rap değil, arabeskteki gibi dram var ama arabesk de değil. Pop desen tam olarak pop da değil.

Nasıl oluşturdun bu tarzı?

Çok düşünüp çok farklı müzik tarzlarını dinlediğim bir dönem vardı. Hint müziğinden Japon müziklerine... Bizde hiç ‘old school’ (eski tarz) ritim üzerine, içinde dram olup aynı zamanda pop gibi tınlayan bir şarkı dinlemedim. Yapılmayan bir şeyi yapayım dedim.

Haberin Devamı

Sesini Müslüm Gürses’e benzetiyorlar, katılıyor musun?

Katılıyorum. Çok sever, çok dinlerdim, Müslüm Baba’nın yeri ayrıdır.

Arabesk bir tip misin?

Yok, eğlenceli ortamları severim. 

Arabesk ve günümüz müziği arasındaki ilişkiyi nasıl yorumluyorsun?

Günümüzde daha Batı’ya dönük işler yapıldığı için eskiye, geçmişe, babaların yaptığı müziğe bir özlem olduğunu düşünüyorum. Şu anki şarkılarda hep böyle bir ‘winner’lık, bir kazanma hali var. “Şöyle yaptım, böyle yaptım, hep iyiyim” gibi. Oysa acısını paylaşan daha samimi gelir, insanların biraz arabeskin içindeki sıcaklığı özlediğini düşünüyorum.

‘Acısını paylaşan daha samimi gelir’

Bence aşk gelip geçici

Şöhret olmak nasıl bir şeymiş?

Yerine göre güzelliği var, yerine göre sıkıntıları.

Sıkıntıları neler?

Ünlü olunca birileri sen hiçbir şey yapmasan da senden nefret edebiliyor. Nedenini bilmiyorum, kimseye bir zararım olduğunu düşünmüyorum. Evden konsere, konserden eve ve stüdyoya gidiyorum. Tek suçum şarkı yapmak oluyor. Ama biri bana sosyal medyada küfrediyor, kızıyor... Benim için sıkıntılı yönleri bunlar.

Çok para kazandın mı peki?

İnan bilmiyorum, hep konserlerdeyim, hesap kitap yapmaya vaktim olmuyor.

Sence bu kadar ilgi görmende görüntünün etkisi ne kadar?

İlk patlamada yakışıklılığın bir etkisi olduğunu düşünmüyorum, tamamen şarkının vermiş olduğu hisle alakalı bir ilgiydi. Sonradan belki etkisi olmuş olabilir.

Ünlü oldukça hayatında neler değişti?

Mesela kadınlar konusunda... Biz üniversite zamanlarımızda da sahne yapıyorduk, sahnede görününce insan herhalde karşısındakine farklı bir enerji geçiriyor. O zamanlar da bu tarz şeyler yaşıyorduk.

Çapkın mısın?

Yok be abi, vakit yok.

Daha 24 yaşındasın, ne yaşadın da bu şarkıları yazıyorsun?

Çok şükür bir sıkıntı yaşamadım ama çevrende gelişen şeyler ya da izlediğim bir film bile beni etkiliyor. 

Aşk acısı?

Yok, öyle olsa söylerim.

Şimdi hayatında biri var mı?

Yok.

Şarkılarında aşk da var. Sen aşkı nasıl anlatırsın?

Tabii bitmeyeni de vardır ama bence aşk gelip geçici bir şey.

‘Acısını paylaşan daha samimi gelir’

Zoruma gidiyor, çünkü altta bir sürü emek yatıyor

Nota biliyor ve enstrüman çalıyorsun...

Evet. Piyano ve ut, gitar gibi telli çalgıların hepsini de çalabiliyorum.

Dijital dünyanın etkisiyle her gün birçok yeni isim çıkıyor. Kim müzik konusunda bilgili, kim değil bilinmiyor. Dinleyici herkesi aynı kefeye koyabiliyor. Seninle ilgili de böyle yorumlar okudum. Bu önyargılara ne diyorsun?

En mustarip olduğum konu bu. Kimseyi küçümsemek, yermek için söylemiyorum. Eskiden de nota, müzik bilmeden çok iyi şarkı söyleyen, türküler yazan isimler varmış. Şimdi de var... Ama ben bu işin okulunu okudum. 15 yaşında canlı müzik yapmaya başladım. Ama biri çıkıp “Bu ne anlıyor müzikten” diyebiliyor. Bu tarz konuşan insanları görünce de zoruma gidiyor, çünkü altta çok emek yatıyor. 

Üzülüyor musun?

Üzülüyorum tabii, çünkü beni araştırmamış. Ne yapmışım, şarkılarımın sözleri, müzikleri, düzenlemeleri kime ait, künyesine girip bakmamış. Sadece izlediği bir videodan yola çıkarak çok basit bir şekilde yorum yazabiliyor, bu zoruma gidiyor.

Eleştiriye açık mısın?

Biri diyor ki :“Şarkıların aynı!” Hayır, değil. Birkaç şarkım ezgi, makam olarak benziyor olabilir, aynı demek çok yanlış... Böyle bir yorumu düzeltmek için açıklama yapıyorum, “Sen sanatçısın, biraz eleştiriye açık ol” diyorlar. Açık olmasam açıklama yapmam zaten. Yorumların yüzde 90’ı olumlu. Yüzde 10’luk beğenmeyen bir kesim de olabilir. Kimse kimseyi beğenmek zorunda değil. Ama herkes birbirinin müzik zevkine saygı duymak zorunda.

Türk müziğini dünyaya kabul ettireceğim

Yeni şarkın ‘Tanrım Reva mı’ dizleyiciye ne anlatıyor?

‘Düşer Aklıma’dan sonra yaptığım şarkı. Hani şarkı başta patlamadı demiştim ya... O dönem “Tanrım reva mı yani” diyerek yazdım. 

Müzik dışında nasıl bir hayatın var?

Sahnede olmadığım zamanlar evdeyim. Arkadaşlarımla oyun oynarız, bahçede mangal yaparız, spora giderim, başka bir şey yok. 

Gençsin, ünlüsün, kazanıyorsun, çılgınlıklar falan yapmak istemiyor musun?

Benim öyle şeylerde gözüm hiç yok. İki-üç kafa dengi arkadaşım olsun, beraber sohbet edelim, oyun oynayalım, bunlar bana yetiyor. 

Sosyal medyada 1 milyon takipçin var. Nasıl aran sosyal medyayla?

Ben iyi zannediyordum ama aslında kötü. Arkadaşlarım “Niye kullanmıyorsun” diyor. Nasıl kullanacağımı bilmiyorum ya da gerçekten sevmiyorum.

Gelecekle ilgili hayalin ne?

Türk müziğini bütün dünyaya kabul ettireceğim. Bunun için uğraşıyorum. Gerek onların dilinde gerek kendi dilimizde bizi bilecekler.

Günümüzün müzik dünyasını nasıl yorumluyorsun?

Teknoloji ilerledikçe iş basite indirgeniyor. Herkes şarkı çıkarabiliyor. Şimdi bir de yapay zekâ çıktı. Mesela bir çizgi film karakterine benim şarkımı söyletmişler. İleride belki şarkı söylemek zorunda bile kalmayacak kimse. 

Yapay zekâ şarkı sözü de yazıyor. Sence bir insanla aynı duyguyu verebilir mi?

Yapay zekâ bize kafa tutamaz. O tadı veremez. 

Sence rakibin kim?

Ukalaca algılanmasın ama benim rakibim benim. Kendimle mücadele etmem lazım.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!