KATİLİ NEONAZİLER Mİ

Ali VARLI
06.03.2015 - 00:00 | Son Güncelleme:

Annesinin kuzusu, babasının en yakın arkadaşıydı. 22 yaşında bir fidandı. Kara toprağa çokçabuk düştü... Gecenin karanlığında sinsice yakaladı ölüm Burak’ı. Karanlığa sığınan korkakkatil, kör kurşunu gencecik bedenine sıktı. Hiç acımadan... Katil, yine karanlığa sığınarak izinikaybettirdi, ortadan kayboldu. Ama annesi Melek Bektaş’ın bir şüphesi var...

BURAK Bektaş 22 yaşındaydı. 5 Nisan 2012 gecesi otobüs durağında bedenine saplanan kör bir kurşunla yaşamını yitirdi. Aradan üç yılı aşkın süre geçti. Katili hala bulunamadı. Katili ele verecek bir ize ve delile de ulaşılamadı. Gözü yaşlı, yüreği acı dolu annesi, her uyandığı güne katilin yakalanacağı umuduyla başlıyor. “Her gün ‘Bugün katil yakalanır’ umudu taşıyorum” diyor Melek Bektaş. Ancak çaresiz... “Elimden bir şey gelmiyor. Katili yakalanamı- yor. Ben de bir şeyler yapamıyorum” diyor ve başlıyor boncuk boncuk göz yaşları akıtmaya. O göz yaşları, aradan geçen onca zamana rağmen zaten hiç durmamış. Gözünün pınarından akan yaşlar, suratında bir yol yapmış.aşağı süzülüyorlar.
KATİLİ NEONAZİLER Mİ
İÇİNİ OĞLUNA DÖKÜYOR

“Burak’ı benden aldı katil. Bir tek isteğim var... Yavrumun katil kimdir? Neden öldürdü? Ortaya çıksın. Oğlum geri gelmeyecek. Ama katilin de elini kolunu sallayarak dolaşması beni bitiriyor” diyor...

Burak, Berlin Neukölln ilçesinin Columbiadamm Mezarlığı’nda yatıyor. Melek Bektaş oğlunun mezarını iki günde bir ziyaret ediyor. “Oğluma misafir oluyorum. Onu yalnız bırakmıyorum. Daralınca oğluma sohbete geliyorum. İçimi döküyorum. Ona anlatıyorum. Rahatlayıp boynu bükük evime dönüyorum. Ona anlattıkça huzur doluyorum” diyor.

‘BEKLEYİN’ DİYORLAR

Polis ve savcının kapısını çalmaktan artık bıktığını söylüyor anne Melek Bektaş. “Hem biz, hem de avukatımız sık sık polise ve savcıya soruyoruz. Ancak yeni hiçbir şey öğrenemiyoruz. Bize ‘Bekliyoruz’ diyorlar. Ama benim bekleyecek gücüm ve sabrım kalmadı. Şu lanet katil bir yakalansa” diye iç geçiriyor.

Katilin bulunması için çalmadık kapı bırakmadığını anlatıyor... “Kimileri iyi niyetle yardım etmeye çalışıyor. Kimileri de söz veriyor, ancak geri bile dönmüyor...”

Cinayetin unutulmamasını istemiyor. Melek Bektaş. Bunun için de yarın Berlin’den kalkıp Münih’e gidecek. NSU davasının görüldüğü mahkemenin önünde katilin bulunması için yardım isteyecek.

“Berlin’de çok seslendim. Bir sonuç vermedi. Oğlumun cinayetiyle NSU cinayetleri birbirine benziyor. Benzer tarafları var. Birçok kişi oğlumun ırkçı bir katil tarafından katledildiğini düşünüyor ve söylüyor. Benim elimde delil yok. Uzman da değilim. Ne bizim ne de oğlumun düşmanı vardı. Bir kişi durup dururken neden oğlumu öldürsün? Bu ve benzer sorular akla ırkçı cinayeti getiriyor” dedi.

Cinayeti bazı aşırı sağcı çevrelerin propaganda aracı olarak kullanmaları, hem anne Melek Bektaş’ın hem de kentteki ırkçı karşıtı dernek, inisiyatif ve bu alanda çalışan uzmanların, katilin ırkçı olduğuna dahil şüphelerini daha da güçlendiriyor.

Evine 200 hastaneye 100 metre mesafedeydi

BURAK Bektaş ile göçmen kökenli dört arkadaşı, 2 Nisan 2012 gecesi saldırıya uğramıştı.. Burak’ın evine 200 metre mesafedeki otobüs durağında bekleyen gençlerin üzerine kimliği belirsiz bir kişi tabancayla ateş etmişti. Tabancadan çıkan kurşunlardan biri Burak’a, biri Alex’e ve biri de Jamel’e saplandı. Gençlerin kendilerini yere atmalarıyla üç kurşun da boşluğa sıkıldı. Olay yeri hastaneye 100 metre uzaklıktaydı. Ama Burak, kurtarılamadı. Polis, yaptığı balistik incelemede tabancanın daha önce hiçbir olayda kullanılmadığını tespit etti. Karanlıktan yararlanan katil ise izini kaybettirdi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı