GeriKampüs Melek Mosso: Yapmamız gereken tek şey mücadeleci olmak ve kendimize inanmak
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Melek Mosso: Yapmamız gereken tek şey mücadeleci olmak ve kendimize inanmak

Melek Mosso: Yapmamız gereken tek şey mücadeleci olmak ve kendimize inanmak

Her gün birbirinin karbon kopyası yeni bir şarkıcıyla kısa süreliğine şenlenen müzik piyasasında bambaşka bir soluk olarak parladı. Sokağı da televizyon ekranını da sahneleri de kendine has ışığıyla parlattı. Daha da parlayacağı günler yakın. Son sürat konserlere devam ederken bu hafta Hürriyet Kampüs durağına uğradı. Duyduk duymadık demeyin, Melek Mosso sorularımızı Kampüslüler için yanıtladı!

Öncelikle en başından başlayıp müzikle, içindeki cevherle tanışmanın bir hikayesi var mı, bunu sorarak başlayalım. Bu yolculuğun başlangıcı sayılabilecek bir ‘o an’dan bahsetmek mümkün mü?

Kendimi bildim bileli müziğin içindeyim. Sanırım dört, beş yaşlarımdayken amcamların evinde bir bağlama görmüştüm. O gün o bağlama çalınıp türküler söylenmişti, büyülendiğimi hatırlıyorum. O gün yolculuğum başladı bence.

 

Müzik öğretmenliği bitirmişsin. Üniversite yılları nasıldı, bölüme girerken 8-5 mesaili bir gelecek mi yoksa sahneleri, yani bugünleri mi hayal ediyordun?

Çocuklarla çalışmayı çok seviyorum. Sabah sekiz, akşam beş mesaili bir gelecek olmasa da öğretmenlik yapmayı istiyordum. Zamanla üretmek, öğretmenin önüne geçti. Ben buna sadece öğretme yerimin değişmesi olarak bakıyorum. Sahnede de hem öğretmen hem solistim. Konserlerime gelenler bilirler. :)

 

Bugünden bahsedelim biraz da. Sürekli konserlerde sahne aldığından, şehir şehir gezerek memleketi turladığından haberdarız. Nasıl gidiyor konserler?

Her şehrin kendine has bir enerjisi var. Yepyeni insanlarla tanışmak, onların ruhlarına dokunabilmek bizi çok mutlu ediyor. Gittikçe kalabalıklaşan organik bir kitleye sahibiz. Bu rengarenk yelpazeyi birbiriyle etkileştirmek heyecan verici.

 

 

Sokakları, vapurları şenlendirdiğin, güzelleştirdiğin bir sokak şarkıcılığı dönemin de olmuş. Nasıl günlerdi, bugün şarkılar söylediğin sahnelerle karşılaştırmanı istesek…

Tabii ki zor günlerdi. İstanbul’da yaşam koşulları ne kadar zorsa sokakta iki katı zordur. Sonuçta sadece şarkı söylemek için değil para kazanmak için de yapıyordum bu işi. Ama onun dışında İstanbul’un harika manzaralarında çalmak müthiş hissettiriyor. Şimdi aynı hisleri sahnede paylaşıyorum, tabii daha büyük kitlelerle.

 

Senin de katıldığın ses yarışmalarını da değerlendirmeni isteriz. Genel olarak hayallerin tamamına ermediği bir platform gibi görünüyor bu popüler TV şovları. Senin için ne ifade ediyor?

Ben böyle bir yarışmaya katıldığımda hayallerimi gerçekleştireceğimi düşünmemiştim. Sadece biraz daha kolay tanınabilmek amacıyla katılmıştım ki, dolaylı olarak bunu başardım. Ama sonradan hiçbir etki altında kalmadan yeni bir karakter yarattım ve o şekilde yoluma devam ettim. Benim için bir araçtı diyebilirim.

 

Kendi bestelerini de, coverlar da yapıyorsun. İçinde Çukur dizisine yaptığın işleri de saymak mümkün. Kariyerin açısından bir strateji kurarken bu iki taktikten nasıl faydalandın, cover yapmak ve kendi bestelerini söylemek konusunda ne tür avantaj ve dezavantajlardan söz edilebilir?

Bunu planlamadım aslında, hangi şarkıyı söylemek istediysem onu söyledim. Zaten bu, yıllardır kafamda çalıp duran şarkılardan başladı. Arada kendi bestelerim de var, cover yapmak daha garanti. Kendi bestelerimin de zaman içerisinde demlenip daha çok dinleneceğini düşünüyorum. Bugün ilk albümümüzün adımını attık, sekiz tane söz ve müziği bana ait olan şarkım var. Bundan sonra çok önemli bir proje olmadıkça kendi şarkılarımı söylemeyi planlıyorum.

 

 

Zor yolların ardından kat ettiğin ciddi bir mesafeden söz edebiliriz. Bu anlamda okurumuz olan genç üniversitelilerden müziğe hevesli olanlara neler önerirsin?

Pes etmemelerini ve mücadeleci olmalarını. Etrafımız neyi yapamayacağımızı söyleyen karakterlerle dolu. Fiziki dünyanın zorluklarının yanı sıra manevi olarak da bu tarz insanlar tarafından sömürülüyoruz. Bu savaşın içerisinde yapmamız gereken tek şey, mücadeleci olmak ve kendimize inanmaktır. Kendini yok etmek mi yoksa kendini yüceltmek mi istiyorsun? Buna karar verip hemen işe koyulmalısın keza yaptığın şeylerin hiçbiri hayatın umurunda değil. Mutlu olacak ya da kaybedecek kişi sensin.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle