GeriKampüs İlişki Durumu: Son
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İlişki Durumu: Son

İlişki Durumu: Son

İnsan ömrü anlık. Bir anda #tbt oluyorsun.

AŞK EŞİĞİ

Hiçbir şey için geç olmayan saatlerdeydik, çünkü hiçbir şeyimiz kalmadı artık. Geçen kıştan açılan kuyularımızı yeni kapattık. Buz pistine çizdiğimiz ölü portreler, geldikçe haziran şehrin sokaklarına dağıldı. Şubat çok kış yapar mı diye çıktığımız yolda, mayıs fırtınalarına yakalandık. Biz birini öylece bırakıp gitmeyi sokak ortasında, sokağın ortasında bir başımıza kaldığımızda öğrendik. Ah, yalandan dolandan geçemediğimiz bir yüzyılda, yalnız kalmanın saraylılık sayıldığı bir  yaz günü Ankara sıcağına uyandık.

Aşk ne acayip bir şeydi! Avcısını kestiremeyen ceylanlar gibi ürkek ama martılar kadar da arsız. Kimsenin kimseye tahammülü kalmadığı zamanların şanssız çocuklarıyız. Yarına çıkmak istemeyen hayallerin peşinde dünde kalıp duruyoruz. Kartondan evlerin duvarlarına, kibrit çaksan uçacak hayaller çiziyoruz. Aslında kalabilseydik biraz daha yan yana, güzel olurduk biz. Korktuk. Korkularımız hiçbir şeyle yan yana kalamayacak kadar korkaktı. Geri de dönemezdik artık. Şimdi çok soğuktu oralar…

 

Ayrılıklar yaşamıştık sayısını hatırlamadığımız. Tarifi mümkün olmayan tüm duyguların dönme dolabından inip atlıkarıncalara sarıldık. Ne oluyorsa bize, geçmişimizde bırakamadığımızdan nefretlerimizden oluyordu. Kim gelse kusacaktık öfkemizi, birbirimize denk geldik işte… Çok acıdan kör olmuştu gözlerimiz. El yordamıyla bulmuştuk birbirimizi. Ve birlikte uyursak telafisi olur sanmıştık kabuslarımızın. O gidenlerin kalan hesaplarını ödemeye çalışırken uyandık. Kamburu çıktı yüklerimizin. Ne yana dönsek batıyor yatak. Acıdan sızmayı uykudan saydık. Olmadı işte bizden! Zincirleme kelime kazası yapmanın faydası yok. Aşk eşiğimiz çok az. Parmağımıza çöp batsa, aşk diye bağırdık.

Gündelik telaşlarımızın arefesinde bıraktık işte, beklemeyi, sevmeyi, özlemeyi ve iyi olan ne varsa bıraktık o sedyelerin üzerinde. Ruhumuzun yıkıntılıklarıyla kaçtık kendimizden. Aynı yöne doğru koşmayı planlarken rüzgarı hesaba katmadık.

 

Dünde kaldık. Dünü olduk birbirimizin. Çok mevsimler yaşamayı hayal ederken, #tbt olduk.

 

KORKMA, ÇIK AŞKA!

İçimizde çöpleri toplanmamış şehrin ten kokuları kaldı. Yorgunuz. Arsızlıklarımızdan ve zamansızlığımızdan bitkiniz. Aşka zamanı kalmayan, aşık olmayı lüksten sayan ekonomik krizlerden geçiyoruz. İçimizde vurdukça anısı kalan bir yaranın pansumansız kabullenişi var. Düşlerimizde büyüttüklerimizi düşürdük. Böyle böyle yitirdik aklımızı.  

Şimdi benim de senin de tükenmişliğinin adı aynı. Hiç farkımız yok birbirimizden. Bir daha hiç barışamayacağımız savaşlara girdik. Açlıktan ağzı kokan şiirlerimizin peşinden gitmeyi bıraktık. Silahsızız. Biriktirdiğimiz kelimelerden cephaneler inşa ediyoruz. Böyle giderse sevgisizlikten ölebiliriz. Böyle giderse, mutlu sonlara ağlamaya devam ederiz.

Yazar. Tuğba Badal

Yorumları Göster
Yorumları Gizle