Eğitim Haberleri

    İşinizi şansa bırakmayın

    Önder ÖNDEŞ
    06.07.2015 - 16:28 | Son Güncelleme:

    Türkiye’de 15-24 yaş grubu genç işsiz oranı, yaklaşık yüzde 20. Bu oran, İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi Avrupa ülkelerinde yüzde 40’lara çıkıyor. Peki, dünyada genç işsizlik tavan yapmışken iş bulma şansınızı nasıl artırabilirsiniz? Şansı kenara bırakırsak, Oxford Royale Academy’nin önerileri işinize yarayabilir.

    LinkedIn’de yer alın

    Sosyal medyanın gücünün görmezden gelinemeyeceğinin farkındasınız. Bu alandaki en güçlü isimlerden biri de LinkedIn; profesyonel bir iş ağı platformu. Dünyaca ünlü CEO’lardan orta düzey yöneticilere kadar herkes burada. Siz de vakit kaybetmeden Linkedln’e katılın. CV’nizi, iş tecrübelerinizi girin, ağınızı genişletin. Profesyonel göründüğünüz (takım elbise vs.) bir fotoğraf yükleyin. Hiçbir alanı boş bırakmamaya çalışın, tecrübelerinizi sade ve güvenilir şekilde yazın. LinkedIn’de çalışmak istediğiniz şirketin yöneticileriyle, insan kaynaklarıyla bağlantı kurun. Şirketle ilgili paylaşımlarda bulunun. İş ilanlarından haberdar olmaya çalışın. LinkedIn’de iyi bir profil, iş bulma şansını büyük oranda artırır.

    Dijital ayak izinizi gözden geçirin

    Şirketler internette nasıl göründüğünüzle de ilgileniyor. Adınızı Google’da aratıp, çevrimiçi geçmişinizi araştırıyorlar. Anlayacağınız, sosyal medyadaki intibanız çok önemli. Paylaştığınız fotoğraflar, ‘entry’ler siz farkında olmadan işverene çok şey anlatabilir. İş arıyorsanız, paylaşımlarınızı gözden geçirin. Sizi ‘budala ya da sorumsuz’ gösteren fotoğraflarınızdan kurtulun. Ailenizle birlikte olanlara öncelik verebilirsiniz. Ayrıca yazdıklarınız da önemli. Argo, nefret söylemi ve hakaret içeren mesajlar paylaşmayın. Alanınızla ilgili bir blog açıp çalışmalarınızı paylaşabilirsiniz. Blog sayesinde profesyonellerle tanışabilir ve birçok yeni şey öğrenebilirsiniz. CV’nizde güncel bir blog adresinin de yer alması karşı tarafa iyi sinyaller gönderir. Unutmayın, sosyal medyada görünüm, sadece iş ararken değil, bulduktan sonra da dengeleri değiştirebilir.

    Gönüllü stajların peşine düşün

    Üniversite tatillerini ‘gönüllü stajlar’la geçirin. Mezun olduktan sonra CV’me ne yazacağım, derdinden kurtulmuş olursunuz. Bir stajda çok uzun kalmayın. Ne kadar çok staj yaparsanız, o kadar iyi. Bu sayede hem çalışma disiplinine alışacak, hem tecrübe kazanacak, hem de mezun olduktan sonra kapısını çalabileceğiniz insanlar biriktirmiş olacaksınız. Yarı zamanlı işlerde de çalışabilirsiniz. Hiçbir iş tecrübesini yabana atmayın. Her deneyim size, özgüven ve eğitim hayatından alamayacağınız önemli dersler verebilir.

    Projeler sizi bir adım öne taşır

    Sosyal sorumluluk, sanat, dans... Mutlaka bir projenin içinde yer alın. Özellikle dünyaca tanınan sivil toplum örgütlerinde ‘gönüllü’ çalışırsanız, iş bulma ihtimaliniz artar. Aktif olun. Video çalışmaları hazırlayın, müzik yapın, fotoğraf çekin, yarışmalara katılın. Sergilerde, atölyelerde yer alın. Üniversitede kulüpler ve derneklerde bulunun. Bir işveren kendi alanı dışında da projeler yürüten insanlarla çalışmak ister. Uluslararası şirketler ‘sosyal sorumluluk’ projelerinde yer alan adaylara daha sıcak bakar. CV’nizde bu çalışmalara yer verin.

    Sertifika programları; ama hangisi?

    Bugünlerde Türkiye’de ve dünyada sertifika programlarında enflasyon yaşanıyor. Üniversiteler, dernekler, özel kurumlar ücretli ya da ücretsiz sayısız sertifika programı düzenliyor. Bu nedenle hangi programı tercih edeceğinizi belirlemek biraz güç olabilir. Öncelikle alanınızla ilgili, CV’nizde profesyonellerin ilgisini çekebilecek programları belirleyin. Bazen bazı şirket yöneticileri önemli programların duyurularını yapabilir, bunları gözden kaçırmayın. Üniversitede akademisyenlere danışın, sektörde kabul gören sertifikalar hakkında bilgi alın. Mümkünse yurtdışındaki programlara da göz atın ya da sektörlerde dünyaca ünlü isimlerin yer aldığı programları tercih edin. Sertifika programlarının sayısından ziyade niteliği çok daha önemli.

    Seyahat, bariyerleri kaldırır

    Bu başlık ilk etapta işle çok ilgili gözükmeyebilir. Ancak seyahat, zihin sınırlarının önündeki engelleri kaldırır. Başka kültürlerden yeni insanlarla tanışmak, iş hayatının sihirli anahtarlarından biri olan ‘özgüven’ duygusunu kazandırır. Ayrıca CV’nize göz atan işverene, kendi konforlu bölgenizin dışına çıkabilen ve yeni deneyimlere açık biri olduğunuzu göstermiş olursunuz.

    CV’de bunları yapmayın

    Yapılan bir araştırma işverenlerin her CV için ortalama 8.8 saniye ayırdığını gösteriyor. Bu süre işe başvuran sayısıyla doğru orantılı olarak artıyor. Bir CV her şeyden önce görünümüyle dikkat çekmeli. Alanınızla uyum sağlamalı. Örneğin bir mimarsanız, projelerinizi detaylarıyla yansıtabilmeli. Görsel açıdan iyi düzenlenmiş olmalı. Yazı tipleri ve boyutu tüm CV boyunca uyum göstermeli. Profesyonel ve iyi göründüğünüz bir fotoğrafınız yer almalı. İngiltere’de yapılan bir anket çalışmasında ‘işverenlerin katlanamadığı’ 10 CV hatası belirlendi. İlk sırada kötü dil bilgisi geliyor. Siz, siz olun CV hazırlarken bu hataları yapmayın:

    1- Kötü dil bilgisi,

    2- Heceleme hataları,

    3- Zayıf format,

    4- İki sayfadan fazla hazırlamak,

    5- Gayriresmi üslup,

    6- Argo ifadeler kullanmak,

    7- Alışılagelmedik font ve yazı tipi,

    8- Tüm sınav notlarına yer vermek,

    9- İlgi alanlarına ‘okumayı ya da yemek yapmayı seviyorum’ cümleleri de eklemek,

    10- Kişisel gelişimle ilgili aktivitelerde yetersizlik.

    Etiketler: proje
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı