GeriİK/Yeni Ekonomi Startup istasyonu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Startup istasyonu

Startup istasyonu

Fransa’da dünyanın en büyük startup kampüsünü ziyaret ettik. Paris’teki eski bir tren garının restore edilerek girişimci merkezine dönüştürüldüğü Station F’de dünya devleri startuplara destek vermek için bir araya geliyor.

Startup istasyonuGİRİŞİMCİLİK ekosistemini büyütecek, yeni fikirlerin dünya çapında ses getirmesini sağlayacak en önemli konuların başında ortak çalışma kültürü geliyor. Bu kültürün gelişmesinin arkasındaki en önemli desteklerden biri startup kampüslerinin kurulması. Ama doğru modelde. Yani startuplara destek verecek fonların, şirketlerin, donanım atölyelerinin ve hatta marka patent ofislerinin aynı çatı altında toplanmasından bahsediyoruz. İşte dünyada bu tip yapıların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor denilebilir. En büyüğü ise Fransa’nın Paris şehrinde. ‘Station F’ adındaki bu startup kampüsü, yeni ekonomiyi canlandırmak isteyen tüm ülkelere örnek oluyor. İşin aslına bakacak olursak son dönemlerde dünyanın en büyük fuarlarında şov yapan Fransa’nın startup ekosistemine nasıl bir önem verdiğinin ipucu olarak yorumlanabilir. Huawei’nin yeni akıllı telefon serisi P30 modelleri için gittiğimiz Paris’te Station F’i ziyaret ettik.

3 BÖLÜMÜ VAR
Station F, adından da anlaşılabileceği gibi bir tren istasyonunun restorasyonuyla kurulmuş. Paris’in en büyük tren istasyonlarından biri olan bu kampüs, şimdilerde yeni ekonomi trenine binmek isteyen şirketlerle dolu. Station F, Fransız milyarder Xavier Niel tarafından geçen yıl kuruldu. 34 bin metre karelik bir alanı var. İçinde 3 binden fazla masası bulunuyor. 26 farklı uluslararası startup programı aynı çatı altında yer alıyor. 7/24 hizmet veriyor. 8 farklı etkinlik alanı var. 3 farklı binada oluşuyor. Her binanın içinde katlar var. Bu alanlardan biri paylaşım bölgesi (share zone). Diğer yaratıcılık bölgesi (create zone) ve en arkadaki alan ise restoranların da olduğu bir kafa dağıtma bölgesi (chill zone).

LOUIS VUITTON DA BURADA
Her biri 310 metre uzunluğundaki bir alanların sağında ve solunda birçok hızlandırma programı var. Son dönemlerde giyilebilir teknoloji ürünlerini çıkarmaya başlayan kozmetik markası L’oreal, akıllı saat modeli geliştiren ve çatısı altında Louis Vuitton bulunduran lüks moda markası LVMH grubu ve spor denilince ilk akla markalardan biri olan Adidas gibi pek çok markanın hızlandırma programı Station F’te yer alıyor. Bu hızlandırma programlarına seçilenler hem destek alıyorlar, hem de diğer startuplarla aynı çatı altında işbirliği yapma imkanına sahip olabiliyor. Buraya kadar anlattıklarımız sadece giriş katındaki yerler. İkinci ve üçüncü katlarda ise daha dünyanın dev şirketlerini görebilmek mümkün. Apple, Google, Facebook, Microsoft, Amazon Web Services ve Ubisoft bu şirketlerden sadece birkaçı. Bu şirketler, startupları kendi sunduğu servislerle destekliyor ve eğitimler veriyor. Örneğin; sunucu desteğine ihtiyaç duyan bir startup, Station F’ten çıkmadan Amazon Web Services’in kapısını çalabiliyor.

Kafamızı biraz daha kaldırdığımızda ise üçüncü katlardaki fonları ve melek yatırım ağlarını görüyoruz. Accel, Index Ventures, Salesforce Ventures, Axa Strategic Ventures ve Renault-Nissan-Mitsubishi Ventures gibi dünyaca ünlü fonları Station F’te görebilmek mümkün. Daha onlarca fonun kampüste yer alması dikkatimizi çeken detaylar arasında. Yani startuplar aradıkları fon desteğini de aynı çatı altında bulabiliyor.

IPOD’UN YARATICISI BURAYA TAŞINDI
KAMPÜSTE en çok ilgimizi çeken konulardan biri de teknoloji dünyasının ünlü isimlerinden biri olan Tony Fadell’ın buraya taşınması oldu. Fadell, Apple’ın efsane müzik dinleme cihazı olan iPod’un tasarımcısı olarak teknoloji dünyasına yön veren isimlerden biri. Apple’dan ayrıldıktan sonra Nest adında akıllı ev teknolojileri geliştiren bir şirket kuran Fadell, daha sonra bu şirketi Google’a sattı. Şimdi ise haftanın 2 gününü Station F’te geçiriyor.

Station F çatısı altında yer alan bazı girişimler:

Swap: GPS üzerinden takip cihazları ve platformu geliştiren bir startup. Şirketin CEO’su Guillaume Eberwein, “İçinde GPS modülü ve bir SIM kart bulunuyor. Cihaz aktif hale getirildiğinde bulunduğu noktadan konum sinyali gönderiyor. Bu sayede aile üyeleri alzheimer hastası olan yakınlarını takip edebiliyor. İlk aşamada alzheimer hastalarını düşünerek çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Daha sonra Swap Mini’yi geliştirdik. Yeni modelimizle sadece alzheimer hastaları değil, aynı zamanda çocukların, evcil dostlarımızın, bisikletlerimizin takip edilmesini sağlıyor. Oldukça ince bir tasarıma sahip” dedi.

LeadBees: Arı kovanlarının özel sensörlerle takip edilmesini sağlıyor. Girişimin Kurucusu Kevin Besson, şunları anlattı: “Arıcılar için küçük ama önemli bir çözüm geliştiriyoruz. Geliştirdiğimiz sensör direkt olarak arı kovanlarına yerleştiriliyor. Arı kolonisinin ne durumda olduğu takip ediliyor. Sıcaklık, nem ve arı hareketleri gibi verileri topluyoruz. Bu verileri platformumuza gönderiyoruz. Makine öğrenimi ve yapay zekâ gibi teknolojiler sayesinde arıcıların daha verimli bal üretimi yapmasını sağlıyoruz.”

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle