GeriGündem Yeni dünya savaşının merkez üssü
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    15
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeni dünya savaşının merkez üssü

Yeni dünya savaşının merkez üssü
refid:18135566 ilişkili resim dosyası

Güneydoğu Asya kaynıyor. Dünyanın doğal kaynakları en zengin bölgelerinden biri olarak kabul edilen Güney Çin Denizi, tam dokuz ülke arasında paylaşılamıyor. Dünyanın en güçlü ekonomisi olan Çin, gelecek yıllarda ekonomik büyümesi için çok büyük önem taşıyan bölgede üstünlük elde etmek için hava ve donanma kuvvetini güçlendiriyor. Öte yandan, her biri ABD’nin müttefiki olan altı Asya ülkesi, Çin’e karşı büyük bir ittifak kurma çabasında. Bölgedeki tansiyonu doruğa çıkaran ve gelecekte büyük bir savaş çıkabileceği endişesine neden olan en son faktör ise ABD.

ÇİN'İN GÜNEY ÇİN DENİZİ'NE GÖNDERECEĞİ UÇAK GEMİSİ / Foto Analiz

 

Müfit Yılmaz Gökmen
hurriyet.com.tr

Güney Çin Denizi Çin, Japonya, Brunei, Malezya, Filipinler, Tayvan, Laos, Singapur ve Vietnam arasında giderek artan ve büyük endişeye neden olan bir kavgaya neden oluyor. Henüz sahip olduğu rezervleri resmileşmemiş olan tartışmalı sularda keşif gemileri tacize uğruyor, karşılıklı tatbikatlarla gözdağı veriliyor ve daha da önemlisi, Çin’in kavgadan uzak durmasını istediği ABD açık bir şekilde Pekin’in karşısında dikiliyor.

 

Çin, geçmişte Güneydoğu Asya ülkeleri arasında yaptığı anlaşma gereğince Güney Çin Denizi ve Filipinler Denizi’nin batısında ortak keşif yapılmasını istiyor. Ancak Asya ülkelerinin ABD’nin desteğiyle cesaret kazanması ve enerji yatırımlarını Çin’in egemenliğine bırakmak istememeleri, Pasifik’teki suları her geçen gün ısıtıyor.

 

Filipinlerin başını çektiği Güneydoğu Asya ülkeleri Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde tartışmalı sularda barışçıl bir çözüm peşinde koşarken, ilk uçak gemisi Şi Lang’ı yakın dönemde bölgeye göndermeye hazırlanan Çin, bu sorunun sadece bölgede yer alan ülkeler arasında tartışılmasını istiyor.

 

ÇİN'İN UMUDUNU BAĞLADIĞI UÇAK GEMİSİ Şİ LANG

 

GÜNEY ÇİN DENİZİNDEKİ REZERVLER

Globalsecurity.org sitesinin 2005 yılı verilerine göre Çin Güney Denizi’nde resmileşmiş petrol rezervi 7.5 milyar varil. Günlük 1.3 milyon varil olan petrol üretiminde en çok payı olan ülkeler ise Çin, Malezya ve Vietnam.

 

Çinli kaynaklar, tartışmalı Spratly ve Parsel Adaları civarındaki resmileşmemiş petrol rezervinin 105 milyar varil civarında olduğunu tahmin ediyor. Kısaca, Güney Çin Denizi’ndeki petrol rezervinin tahmini toplamı 213 milyar varil civarında. Öte yandan, ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), Güney Çin Denizi’nin kıyı havzalarında en fazla 28 milyar varil petrol olduğunu öne sürüyor.

 

USGS, Güney Çin Denizi’ndeki hidrokarbon rezervinin ise yüzde 60-70’inin doğalgaz olduğunu tahmin ediyor. Bölgedeki hidrokarbonun yüzde 70’inin doğalgaz olduğu düşünülürse, bu 900 trilyon metre küp demek. Kurum, gelecek 20 yıl içinde bölgedeki doğalgaz tüketiminin yıllık 20 trilyon metre küp olmasını bekliyor. Çin tarafından hazırlanan bir rapor ise bölgedeki doğalgaz miktarını 2 bin trilyon metre küp olarak gösteriyor.


 

Resmileşmiş petrol rezervleri (milyar varil)

Resmileşmiş doğalgaz rezervleri (trilyon metre küp)Petrol üretimi (varil/gün)Doğalgaz üretimi (milyar metre küp)
Hazar Denizi bölgesi

15.4-29.0

236-337

1.000.000

2846

Meksika Körfezi (ABD)

2.7

29.4

1.014.000

5100

Kuzey Denizi bölgesi

16.8

156.6

6.200.000

7981

Basra Körfezi

674.5

1718

19.226.000

5887

Güney Çin Denizi

7.5

145.5

1.367.000

2323

Batı Afrika

21.5

126.3

3.137.000

200 (tahmini)


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

*1 Ocak 1998 itibariyle resmileşmiş veriler. Kaynak: globalsecurity.org.

 

GERGİNLİK ÇATIŞMA NOKTASINA GELDİ

Çin, tartışmalı sularda ilk ve en büyük krizini Vietnam ile yaşadı. Vietnam, kıyılarından itibaren 200 deniz mili açıklarındaki bölgeyi münhasır ekonomik alan kabul ederken, bu bölgede Çin gemilerinin petrol ve doğalgaz keşfi yapmasını engellediğini öne sürdü. Çin ise “Vietnam’ın izinsiz olarak karasularına girdiği ve balıkçılarını tehlikeye attığı” karşılığını verdi.

 

Geçmişte birçok Asya ülkesinin üzerinde hak iddia ettiği Spratly ve Parasel Adaları yüzünden gerginlik yaşayan Vietnam ve Çin, yakın dönemde düzenledikleri donanma tatbikatlarıyla birbirlerine meydan okuyan bir tavır sergilediler. Vietnam, Vietnam Oil & Gas Group şirketine ait gemilerin tacize uğradığı gerekçesiyle 13 Haziran’da tatbikat yaparken, Çin, dört gün sonra başlayan üç günlük tatbikatla komşusuna cevap verdi.

 

Pazar günü, yaklaşık bir ay süren gerginliğin ardından Çin ve Vietnam tartışmalı sular üzerindeki kavgalarını müzakereler aracılılığıyla çözme kararı aldıklarını açıkladı. Protestoların nadir yaşandığı Vietnam’da sokağa dökülen Vietnamlılar ise “Çin’i kara sularını ihlal etmekle” suçlayarak uzlaşmaya karşı çıktı.

 

ÇİN-JAPONYA GERGİNLİĞİ

Pekin ile Tokyo arasındaki en büyük gerginlik Nisan 2010’da patlak verdi. Çin’in Japonya’ya ait Okinawa adalarının açıklarında donanma tatbikatı düzenlemesinin ardından, Japon sahil güvenlik birimlerinin bir Çinli balıkçıyı gözaltına alması, iki ülke arasında diplomatik krize neden oldu. Çin, rest çekerek ABD’nin Pasifik’teki en önemli müttefikine nadir mineraller ihracatını kesti.

 

Her ne kadar Mart ayındaki 9.0 büyüklüğündeki deprem ve ardından gelen tsunami felaketinde ikili ilişkiler karşılıklı jestlerle düzelme sinyali verse de, doğalgaz ve petrol rezervleri büyük olan adalar zinciri üzerinde yaşanan tartışmalar devam ediyor.

 

PEKİN NE VİETNAM'DAN NE ABD'DEN ÇEKİNİYOR 

 

DAVETSİZ MİSAFİR: ABD

Çin ilk uçak gemisi Şi Lang’ın suya indirilmeye hazırlandığı günlerin öncesinde Çin’in en son gerginlik yaşadığı komşusu Filipinler oldu. Filipin, 25 Şubat’tan bu yana Çin’in dokuz defa tartışmalı sularda gezinen gemilerini taciz ettiğini öne sürdü.

 

Filipinlere ait bir geminin Çin gemileri tarafından tartışmalı sulardan kovulması ve Filipinlerin bölgeye bir savaş jeti göndermesinin ardından araya ABD girdi.

 

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın, “Filipinlerle olan savunma anlaşmasını tekrar değerlendireceklerini” belirtmesi ve “çok sayıda ticari yolun geçtiği Güney Çin Denizi’nin ulusal çıkarları içinde olduğunu” söylemesi, Pekin’i çileden çıkardı.

 

TARTIŞAMALARIN KISA TARİHÇESİ

Güney Çin Denizi’ndeki bölgesel tartışmaların tarihi 1958 yılına uzanıyor. O yıl içinde Çin hükümeti Güney Çin Denizi’ndeki adalar üzerinde hak iddia etti. Vietnam, Pekin’e gönderdiği diplomatik notla Çin’in adalar üzerindeki hakimiyetini kabul etti. Çin’in bölgedeki üstünlüğü, 1970 yılında Vietnam ve Filipinlerin kısmi özerklik ilan etmesiyle tartışmaya açıldı. 1982-1987’de Çin Devlet Başkanlığı yapan Deng Xiaoping, uzun görüşmelerin ardından bölgesel tartışmaların bir kenara bırakılmasını sağladı ve bölgede ortak keşif yapılması üzerinde anlaşmaya varıldı. Kasım 2002’de, Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği’nin (ASEAN) 10 üyesi ve Çin, Güney Çin Denizi’nde uzun dönem ticari işbirliği ve bölgesel istikrar sağlanması adına uzlaşmaya vardı. Mart 2005’te, Çin, Vietnam ve Filipinler'den üç petrol şirketi tartışmalı bölgelerde ortak petrol ve doğalgaz keşfi yapılması için üçlü anlaşma imzaladı.
TEHDİT GİBİ CEVAP

Geçen hafta bir açıklamada bulunan Çin Dışişleri Bakanı Yardımcısı Cui Tiankai, “ABD’nin bu tartışmada bir rolü yok… Bu yüzden bu sorunun çözümünü ilgili taraflara bırakmalı… Bölgedeki ülkelerin ateşle oynadıklarına inanıyorum. Umarım bu ateş ABD’ye sıçramaz” dedi.

 

Cui, “Eğer ABD bu tartışmada bir rol oynamak istiyorsa, bölgede tahrik edici önlemler alan ülkelere kendilerine hakim olmalarını ve daha saygılı olmaları gerektiğini söyleyebilir” ifadesini kullandı.

 

‘FİLİPİNLERİ SİLAHLANDIRMAYA HAZIRIZ’

Birkaç gün sonra ABD, “Filipinler ordusunun modernize edilmesi için donamım sağlamaya hazır olduğunu” belirterek Pekin’e cevap verdi. ABD, 2011 mali yılında Filipinler'e 15 milyon dolar mali yardımda bulundu.

 

Bu açıklamanın ardından, Pazartesi günü ABD Senatosu bir açıklamaya yayımlayarak “Güney Çin Denizi’nde Pekin’in Filipinler ve Vietnam gemilerini taciz altına almasını” kınadı.

 

Senato’nun Dış İlişkiler Komitesi’nden Jim Webb, “Güney Çin Denizi bölgesindeki ülkelerin Çin’in giderek artan gözdağına karşı ciddi endişeler belirttiklerini” dile getirdi.

 

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hong Lei cevap vermekte gecikmedi ve “Bölgesel tartışmaların doğrudan içinde olmayan ülkeler, bu tartışmanın içindeki ülkelerin barışçıl bir çözüm bulma çabasına müdahale etmemeli” ifadesini yineledi.

 

Bölgede giderek genişleyen kavgada tavrını değiştirmeyen ABD, Filipinlerl'e bu hafta Güney Çin Denizi yakınlarında 11 gün süren donanma tatbikatı düzenleyecek.

 

SAVAŞ KORKUSU

Avustralyalı düşünce kuruluşu Lowy Enstitüsü, Salı günü yayımladığı raporda Güney Çin Denizi’nden süregelen gerginliğin gelecekte “savaş çıkarabileceğini” belirtti. Raporda, Çin’in Güney ve Doğu Çin Denizi’ndeki riskli hamleleri ve bölgedeki ülkelerin giderek artan kaynak ihtiyacıyla gelen saldırgan politikaların, ileride ABD’yi de içine çeken bir savaşa neden olabileceğine değinildi.

 

Raporda şu ifadeler yer aldı: “Hint-Pasifik bölgesindeki ticaret yollarında trafik giderek yoğunlaşıyor. Bölgedeki ülkeler, ekonomik güçlerinin değişmesiyle donanma ve hava güçlerini artırıyor… Çin’in karasular üzerindeki paylaşım konusunda ABD, Japonya ve Hindistan’la yaşadığı gerginlik gelecek yıllarda daha da artacağa benziyor… Ticaret yollarının askeri müdahaleye giderek daha açık hale gelmesiyle, mevcut gerginlik diplomatik krize, hatta bir çatışmaya dönüşebilir”.

 

Asya deniz güvenliği uzmanı Ian Storey, Lowy Enstitüsü raporunun gerçekleri yansıttığını belirterek, “Bölgede güven yapıcı önlemlerin ve çatışmaların önüne geçecek mekanizmaların olmaması, bu sularda yaşanabilecek bir olayın her an ciddi bir çatışmaya dönüşebileceğine işaret ediyor” ifadesini kullandı. Avustralyalı güvenlik analisti Rory Medcalf ise “Güney Kore ve Japonya başta olmak üzere Asya ülkelerinin ABD ile güvenlik bağlarını güçlendirdiğine” dikkat çekti.

 

Bölgede giderek artan askeri hareketlilik, “Çin ile Güneydoğu Asya ülkeleri arasında savaş çıkar mı” sorusunu akıllara getiriyor. China Daily gazetesine göre Çin tartışmalı sularda 2020 itibariyle 15 bin askeri personel, en az 16 uçak ve 520’den fazla gemi bulunduracak.

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle