GeriGündem Vizyon mesajları
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    76
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Vizyon mesajları

Vizyon mesajları
refid:26790772 ilişkili resim dosyası

Başbakan Tayyip Erdoğan, ‘Yeni Türkiye Yolunda’ ismini taşıyan 84 sayfalık Cumhurbaşkanlığı Vizyon Belgesi’ni dün açıkladı. Belgeyi, ‘Yeni Türkiye Vizyonu’, ‘Demokratik Yönetim’, ‘Refah Toplumu’ ve ‘Öncü Ülke’ başlıkları ile anlatan Erdoğan, konuşmasına “Bu seçim, değişim, demokrasi, açıklık ve refah iradesi ile tutuculuk, vesayetçilik, kapalılık ve ekonomik oligarşi odakları arasında yapılacak bir seçimdir” sözleriyle başladı ve şunları söyledi:

SEVDAMIZ BUDUR

“Bu belge, 2023 yolunda devlet yönetimine, siyasete ve dünyaya nasıl baktığımızı anlatan bir belgedir. Bu belge, aynı zamanda ideallerimizi, beklentilerimizi ve hedeflerimizi ifade eden bir belgedir. Bu belgede nasıl bir ülke düşlediğimizi, nasıl bir gelecek hayal ettiğimizi milletimiz ile paylaşmak istiyoruz. Yeni Türkiye hedefinde yorulmadan, bıkmadan, yılmadan ilerleyeceğiz. Milletimiz ile hangi siyasi görüşten, hangi sosyal, dini, etnik kimlikten gelirse gelsin bütün vatandaşlarımız ile birlikte, can cana, yan yana yeni Türkiye idealini gerçekleştireceğiz. Sevdamız da, davamız da budur.

YENİ TÜRKİYE

Yeni Türkiye, devletin milletiyle, tarihiyle ve coğrafyasıyla barıştığı Türkiye’dir. Kendi tarihinden kültüründen, dilinden ve coğrafyasından uzak kalan değil, aksine ondan güç alan onunla gurur duyan bir Türkiye inşa ediyoruz. Yeni Türkiye, büyümüş, kalkınmış ve güçlenmiş Türkiye’dir. Yeni Türkiye daha da çoğullaşan farklılaşan toplumumuzu kucaklayan Türkiye’dir. Yeni Türkiye toplumsal refah büyük ekonomi siyasi istikrar ve ileri demokrasi üzerinde yükselen Türkiye’dir.

YENİ STANDART

Yeni Türkiye, her insanın vatandaş olmakla gurur duyacağı dünya devleti Türkiye’dir. Yeni Türkiye dünyaya daha açık, daha şeffaf öncü bir Türkiye olacaktır. Yeni Türkiye bölge ve dünya barışına, adalete ve hakkaniyete daha çok hizmet eden bir Türkiye olacaktır. Yeni Türkiye dünyaya söz söyleyen, dünya ölçeğinde hareket eden bir Türkiye olacaktır. Yeni Türkiye bilgisi, üretimi ve yönetimi ile lider bir Türkiye olacaktır. Yeni Türkiye eğitimden kültüre, enerjiden ulaşıma, sağlıktan çevreye her alanda artık dünyaya yeni aşamalar, yeni standartlar getiren işler yapan bir Türkiye olacaktır.

Vizyon mesajları Başbakan'dan "Her kesimi kucaklıyorum" mesajı

Tahakküm laikliği tartışma konusu yaptı

ERDOĞAN, Vizyon Belgesi’nde devlet-din ilişkileri ve laiklikle ilgili de şunları söyledi: “Ülkemizde laikliğin bir tahakküm ve toplumsal mühendislik aracı olarak kullanılması, demokrasiyi, modernleşmeyi ve açıklığı benimseyen toplumumuzda onu tartışma konusu haline getirmiştir. Dolayısıyla demokrasi açığı, laikliğin doğru anlaşılması ve uygulanmasına da engel olmuştur. Oysa devletin inancı ve etnik kimliği olmaz. Laiklik, aslında dini hayatın serbestiyeti, dini ve inanç içerikli özgürlüklerin güvence altına alınması için geliştirilmiş bir kavramdır. Dini özgürlükler ve serbestiyet bizim medeniyet geleneğimizde de bu anlamıyla asırlarca yaşanmış, yaşatılmıştır. Devleti, din-devlet ilişkisi alanına tahakküm eden değil, bu alana güven veren bir araç olarak görüyoruz. Devlet, din ve inanç etrafında örgütlenen vatandaşların özgürlüğüne müdahale edemez. Bu özgürlükleri koruyan hukuk, aynı zamanda bu özgürlüklerin istismar edilmesine de engel olur. Nasıl devlet din üzerinde tahakküm kuramaz ise, dini topluluklar da devlet ve diğer dini gruplar üzerinde tahakküm kuramaz. Dini istismar eden örgütlerin devlet içinde yapılanmasına, paralel devlet yapıları kurmasına, devletin gücünü kendi çıkarları için kullanmasına elbette izin verilemez.”

Büyük ilgi

Vizyon mesajları

ERDOĞAN’ın ‘Vizyon Belgesi’ni açıkladığı toplantıya iş, siyaset ve sanat dünyasından çok sayıda katılan oldu. İşadamları; Mehmet Ali Yalçındağ, Zeynel Abidin Erdem, Ferit Şahenk, Adnan Polat, GS Başkanı Ünal Aysal, BJK Başkanı Fikret Orman, eski futbolcu Tanju Çolak, basketbolcular Hidayet Türkoğlu, Ömer Onan, Sanatçılar; Orhan Gencebay, Kutsi, Uğur Işılak, Alişan, Zerrin Özer, Hande Yener, İzzet Yıldızhan, Berdan Mardini, Ece Erken, Hülya Koçyiğit, Metin Arolat, Berksan, Şafak Sezer, Şahan Gökbakar, Mustafa Sandal, İsmail YK; yazar Sadık Albayrak salonda yerini aldı. Rıdvan Dilmen ise TFF Başkanı Yıldırım Demirören ile yan yana oturdu. Toplantıda yapılan 18 dakikalık sinevizyon gösteriminde Erdoğan’ın hayat hikâyesi anlatıldı. Ardından Uğur Işılak tarafından yazılan ‘Erdoğan, bu milletin adamı’ isimli parça çalındı. Konuşmanın sonunda ise ikinci şarkı dinletildi.

Mustafa Kemal birleştirdi


CUMHURBAŞKANI adayı Başbakan Erdoğan, ‘Cumhurbaşkanlığı Vizyon Belgesi’ni açıkladığı Haliç Kongre Merkezi’ndeki salona eşi Emine Erdoğan’la birlikte girdi. 1 saat 40 dakika kürsüde kalan Erdoğan şöyle konuştu:

SAMSUN’A ÇIKTI

“28 Haziran’da dünya tarihini köklü şekilde değiştiren çok önemli bir olayın 100’üncü yıl dönümünü yaşadık. 28 Haziran 1914’te Saraybosna’da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Veliahtı bir suikast sonucu öldürüldü. Bu suikastın ardından 1. Dünya Savaşı başladı. Osmanlı İmparatorluğu başta Almanya olmak üzere bazı devletlerle ittifak halinde bu savaşa dahil oldu. Maalesef ağır bir yenilgi aldık. Gazi Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. Oradan Anadolu’daki direnişin ilk adımlarını attı, kısa süre içinde Anadolu’daki tüm güçleri birleştirdi. Kurtuluş Savaşımız gerçekten büyük bir zaferle sonuçlandı.

Geriye dönüp 91 yıllık Cumhuriyet tarihimize baktığımızda elbette milletçe gurur duyacağımız bir tablo ile karşılaşıyoruz. Millet olarak her zorluğa da sabrettik. Yoksulluğun, yolsuzlukların ilelebet sürmeyeceğini, ceberrut devlet anlayışının ilelebet devam etmeyeceğine inandık ve ayakta kaldık. 40’lardan itibaren devletin ve kurumlarının değişime direnmeleri çok ağır bedeller ödetti. Yaşanan olumsuzlukların çok büyük çoğunluğu sistemin değişime direnmesinin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Dersim’de yaşanan acı hadise sistemin değişime direnmesinin, halkın hak taleplerine kulak tıkamasının bir eseridir. 1940’lı yıllar boyunca kapatılan camiler, yasaklanan Kuran eğitimi, milletin milli manevi değerlerin duyarsızlık, bunun sonucunda ortaya çıkan devlet, millet güvensizliği değişime yönelik direncin eseridir.

SÜNNİ-ALEVİ İÇİN

Farklı dil lehçelerde yayın yapılmasını savunan biz olduk. Sünni’nin özgürlüğü kadar Alevi’nin özgürlüğünü de savunan biz olduk. Alevilerin sorunlarını karşılıklı anlayış, diyalog, ve ortak gelecek sorumluluğu ekseninde çözmeliyiz. Kürt’ün, Arap’ın, Boşnak’ın diğer tüm etnik unsurların özgürlüğünü savunan da biz olduk. Müslüman, Hıristiyan, Musevi ayrımı yapmadık.

YASSIADA’DAYDIK

Büyük acıların içinden gelen kadroyduk. Büyük baskılara, engellemelere, hatta şiir okuduğu için hapse mahkûm olmuş bir kadroyduk. Ama göreve geldiğimizde kendimizi, temsil ettiğimiz hareketi, dostlarımızı, arkadaşlarımızı, çevremizi değil; 77 milyonun hakkını gözettik. Daha en başından itibaren şunu söyledik. Kendisini koruma altına alan devlet 77 milyona baskı üretir. Milletini kendisine tehdit olarak gören devlet milletini fırkalara ayırır. Milletin değişim ve hak taleplerine sessiz kalan, bunları reddeden inkar eden bir devlet, milleti için sadece zarar üretir. İşte bunu söyledik. Ülkemiz kadar siyaset kadar devleti değiştirmenin mücadelesini verdik. Dünün mağdurları iken bugünün mağrurları olmadık. Dünün mağdurları olarak bugün de 77 milyonun mağduriyetini gidermek için mücadele ettik. Ama bitti mi bitmedi. 17 Aralık-25 Aralık darbe girişimi eğer başarılı olsaydı inanın şu anda Yassıada benzeri mahkemelerde yargılanıyor olacaktık.

Yargı yapılandırılmalı

Eski Türkiye devletin etrafına kümelenmiş seçkincilerin elitlerin çetelerin dışında herkes için karanlık bir Türkiye’ydi. Hepiniz hepimiz eski Türkiye’nin acılarını yaşadık. Eski Türkiye artık eskide kalmıştır, kapıları kapanmıştır. Halkın değişim arzusu nihayet kendisine diriliş zemini bulmuştur. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi uzun yıllardır biriken değişim arzusunun artık ortaya çıkmasıdır. Eski Türkiye’den bugüne artık az eser kalmıştır. Terör eski Türkiye’nin sorunlarından biridir. İnşallah o meseleyi de çözdük ve çözüyoruz.
? Yargı teşkilatı milletin tüm farklılıklarını kapsayacağı, hukuka ve adalet idealine uygun yargılamayı sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Cumhurbaşkanlığı yargının demokrasi ile olan bağının güçlendirilmesinde de rol sahibidir. Milletimiz bize Cumhurbaşkanlığı vazifesini verdiği taktirde bu rolü en etkin şekilde yerine getireceğiz.” Sefa ÖZKAYA - Mustafa KÜÇÜK / İSTANBUL

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle