Türk kadınının öyküsü

Güncelleme Tarihi:

Türk kadınının öyküsü
OluÅŸturulma Tarihi: Mart 14, 2002 11:14

Dövülen, namus için cinayetlere kurban giden, adı 'Yeter" konulan, çocuk yaşta doğuran, hastalandığında yenisi alınan, başlık parası karşılığında satılan kadınların da artık bir kitabı var. Yazar Neşe Doster, "Kadınlara Dair... Akılda Kalanlar" adlı kitabında Türk kadınının öyküsünü anlatıyor.

Haberin Devamı

Yazar Doster kitabına Türkiye'nin ilk kadın bakanı Prof. Dr. Türkan Akyol'un anlatımı ile başlıyor: "Odamdan içeri çok genç ve güzel bir kadın girdi. Yanında kocası vardı. Kadını muayene ettim. Kadın veremdi, hem de ileri derecede. Reçetesini yazdım, kocası aldı. İlaçların ne kadar tutacağını sordu. Söylediğimde yüzünü buruşturarak, 'Doktor hanım, ben bu fiyata bu karının yenisini alırım' dedi."

Doster'in Bağlam Yayınları tarafından yayınlanan kitabı Türkiye'nin içinde bulunduğu hızlı dönüşüm sürecinden kadınların nasıl etkilendiğini ortaya koyuyor.

Kitap, 1970- 2000 yılları arasındaki kadın hareketini çeşitli yönleriyle inceliyor. Doster'in dünyadan kadın yüzleriyle başlayan kitabının ilk bölümünde, Belgrad'dan Kabil'e, Urfa'dan Kazablanka'ya, Pakistan'dan Malezya'ya Fas'tan Irak'a kadar tanıdık, öyküleri bilinen, savrulan yaşamlarına tüm dünyanın tanık olduğu kadın yüzleri yer alıyor. Doster, kitabının ikinci bölümünde  ise 12 bin gazeteyi tarayarak, son 30 yılda kadın hareketini kronolojik olarak inceliyor.

Haberin Devamı

 İşte kitaptan kadınlara dair notlar:Â

* Başlık pası altın, para, hayvan, toprak, tarla olarak ya da berdel yoluyla geçerliliğini koruyor.

* Her 100 kadından 97'si en az bir kez eşinden, babasından ya da yakınlarından şiddet görüyor. Kadınların yüzde 20'si tehlikeli aletlerle tehdit altında yaşıyor.
 
* Kadınlar dünyadaki işlerin üçte ikisini yapıyor. Ancak kadınlar dünya gelirlerinin yüzde 15'ine, mülkiyet haklarının yüzde 5'ine sahipler."

* Cinsiyet ayrımcılığı en çok eğitim alanında kendini gösteriyor. Her 3 erkek öğrenciye karşılık ancak 2 kız öğrenci eğitim alabiliyor. Cinsiyet temelli şiddet, dayak, taciz, tecavüz vb. kadın sağlığına, mutluluğuna ve onun toplumsal katılımına zarar veriyor.

* Trabzon'un Düzköy ilçesi Alazlı köyünde yaşayan Kurt ailesinin 25 çocuğu oluyor. Erkeği bulmak için 10 kız doğuran ailenin 11. çocuğu erkek olunca, aile çocuk yapmaya, bu sefer de tek olmasın diye devam ediyor. En büyüğü 33, en küçügü 4 yaşında olan 25 çocuğun 21'i kız, 4'ü erkek.

Haberin Devamı

* Ülkemizde son yıllarda kadın intiharları artıyor. Güneydoğulu kadınların intiharı çıkış yolu olarak gördükleri gözleniyor.

* Diyarbakır'da kadınların yüzde 68.6'sı, Erzurum'da yüzde 45.5'i, Şanlıurfa'da yüzde 38.8'i Elazığ'da yüzde 31.6'sı ve İstanbul'da yüzde 10.8'i evde doğum yapıyor.

* Başlık pası altın, para, hayvan, toprak, tarla olarak ya da berdel yoluyla geçerliliğini koruyor.

* Her 100 kadından 97'si en az bir kez eşinden, babasından ya da yakınlarından şiddet görüyor. kadınların yüzde 20'si tehlikeli aletlerle tehdit altında yaşıyor.

* Kadınlar dünyadaki işlerin üçte ikisini yapıyor. Ancak kadınlar dünya gelirlerinin yüzde 15'ine, mülkiyet haklarının yüzde 5'ine sahipler."

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!