Gündem Haberleri

    Suriye'de yaşananları her iki taraf da çarpıtıyor

    Times
    14.05.2011 - 13:11 | Son Güncelleme:

    Altı gün boyunca Suriye'deki gelişmeleri takip eden Times muhabiri Martin Fletcher, sadece ülkedeki resmi medya organlarının değil, protestocuların da yaptıkları açıklamalarda ülkede yaşananları saptırdığını söyledi.

    Pazar günü Humus’ta gördüklerimden sonra tankların şehri kurşun yağmuruna tuttuğu yönündeki haberlere inanmamak için hiçbir sebebim kalmadı. Humus sokaklarında tanklar dolaşıyordu ve şehrin kuzey sınırında 100 kadar tank daha bekliyordu. Güvenlik görevlileri de devriye gezerek genç erkekleri sokaklardan topluyordu.

     

    Gözaltında altı saat geçirdim ve tutulduğum penceresiz bodrum karından iki kez otomatik silah sesi duydum. Protestocular ve askerler öldürüldü ve Humus tabir-i caizse patlamaya hazır bir bombaya dönüştü.

     

    Ancak tankların sokaklarda ateş açtığıyla ilgili haberlerin iki boyutu beni rahatsız etti. birincisi, rejim yanlış haberler konusunda bir tekel değil. Göstericilerin de bir hedefi var; hükümeti mümkün olduğunca karanlık gösterebilmek.

     

    "GÖRGÜ TANIKLARI"NIN İFADELERİNE GÜVEN OLUR MU?

    Perşembe günkü haberlerde görüşlerine yer verilen bir “görgü tanığı” rejimin şehrin bazı noktalarında su ve elektriği kestiğini ve şehir sakinlerinin giriş çıkışlarına izin vermediğini söyledi. Ancak ben bu yönde bir işaret göremedim.

     

    Rejimin acımasız olduğu şüphe götürmez. Yabancı gazetecilerin ülkeye girişini yasaklayarak yanlış temsillere neden olduğu da ortada. Ancak dışarıdaki medyada da muhalefet aktivistlerinin söylediklerini sorgulamadan kabul etmek gibi bir eğilim var.

     

    İkincisi “Tanklar Humus’u dövüyor” şeklindeki başlıklar, yaşananlarla ilgili yanıltıcı ve basite indirgemeci bir izlenim yaratıyor. Bu haberlerde Suriye’de rejim ve halk arasında bir iç savaş yaşandığı izlenimi yaratılıyor ancak gerçekte durum bundan çok daha karmaşık.

     

    ESAD'A DESTEK DE BÜYÜK

    Elbette, Suriye’de birçok insan Cumhurbaşkanı Esad’dan nefret ediyor ancak kendisini destekleyen de çok. Birçok kişi otoriter devletten korkuyor ama diğerleri de Esad’ın koltuğundan ayrılması durumunda, Suriye’nin Lübnan ve Irak’ı etkisi altına alan mezhep savaşlarına sürükleneceğinden endişe ediyor. Rejime yönelik bir kızgınlık söz konusu ama göstericilerin yarattığı huzursuzluk da öfke yaratıyor.

     

    Göstericiler çok cesur, amaçları da takdire şayan. Esad hanedanının 41 yıldır karşı karşıya kaldığı en ciddi meydan okumayı ortaya koyuyorlar. Ancak bir Cuma namazı sonrası toplandıklarında sayıları 100 bini geçmiyor. Çoğunluğu Sünni Müslüman bölgelerden geliyor ve toplumun geniş kesitini yansıtmıyor.

     

    Ayaklanmanın bir yangın gibi yayıldığı ya da rejin kaybetme noktasına yaklaştığı fikirleri doğru değil. Suriye’nin Şam ve Halep gibi birçok önemli noktasında hayat sükunet içinde, normal akışında sürüyor.

     

    BÜYÜK ÇELİŞKİ

    Geçen hafta başında ortaya çıkan çarpıcı bir videoda 20-30 kadar erkek Şam sokaklarında protestolar düzenlerken görülüyor. Alışveriş yapanlar ve dükkan sahipleri protestocuları tamamen göz ardı ederken, bir polis arabasına bindirilmelerini önlemek için hiçbir şey yapmıyor.

     

    Bu kötü huylu hükümet adına özür dilemek gibi bir niyetim yok. Hükümetin rakiplerini kestiğiyle ilgili şüphem de yok. Ancak Suriye’de “haberler”den uzak geçirdiğim altı günün sonrasında, karmaşık durumla, dış basında çizilen basit tablo arasındaki çelişkiyi görmekten şaşkınım.

     

    Birçok iyi niyetli insan Suriye’de gerçek demokrasi sağlanmasını ister, ama sadece iyi niyetle buna ulaşmak mümkün değil.

    Etiketler: gündem
    Son Dakika Haberler
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı