GeriGündem Son Amazon kızının peşinde
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Son Amazon kızının peşinde

Son Amazon kızının peşinde
refid:22563051 ilişkili resim dosyası

Yıllarca efsane kadın savaşçılar Amazonların peşinde koştu Amerikalı arkeolog Jeannine Davis-Kimball. Sonunda onların bugünkü akrabası Meryemgül’ü Moğolistan’da buldu.

Amazonlar. Antik Yunan tarihçisi Herodot’un bundan yaklaşık 2500 yıl önce bahsettiği efsanevi kadın savaşçılar. Varlıkları o günden beri tartışma konusu. Rahat ok atabilmek için bir göğüslerini kestikleri, erkek çocukları yaşatmadıkları gibi söylenceler bugüne kadar ulaşmış. Peki gerçekten yaşamış olabilirler mi?
Amerikalı arkeolog Jeannine Davis Kimball yaklaşık 20 yıl gerçek Amazonların izini sürdü. Ama Herodot’un yazdığı gibi Kuzey Karadeniz kıyısında değil, binlerce kilometre uzakta, Orta Asya’da... Ve onların bugünkü akrabalarını buldu.
Davis-Kimball 50 yaşından sonra konargöçerleri araştırmak için Rusya’nın uçsuz bucaksız steplerinde iz sürmeye başladı. Ancak 1985’te Sovyetler Birliği döneminde böyle bilimsel bir araştırmayı yürütmek son derece zordu. Sürekli KGB ajanlarının takibi altındaydı. Mihmandarı dışında sivil halktan herhangi biriyle konuşması pek mümkün değildi.
Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra da Davis-Kimball Rusya’daki kazı çalışmalarını meslektaşı Leonid Yablonski ile beraber sürdürdü. Bu araştırmaların dönüm noktası 1994 yılıydı. O yıl Ural Dağları’nın güney ucundaki Pokrovka tarım sahasında Yablonski’yle konargöçer yaşamının peşindelerdi. Burada 11 adet kurgan tarzı mezarlık keşfettiler. Yaklaşık 2500 yıllık bazı kurganlar toprağın altında kalmıştı. Bunlardan ikisi Davis-Kimball’ı arkeoloji kariyerinin en önemli buluşuna taşıyacaktı.

Son Amazon kızının peşinde

MEZARDAKİ KADINLAR

Mezardan çıkan eşyaları ve kemikleri tasnif ettiklerinde üç grup öne çıktı: Rahibe, kadın-savaşçı ve savaşçı-rahibe. Kemiklerini buldukları kadınlar beyaz ırka mensuptu ve bir Hint-İran dili konuştukları tahmin ediliyordu.
Amerikalı arkeolog birkaç yıl sonra bu kez Altay Dağları çevresinde sarışın bir ‘Kazak’ kızla karşılaştı. Bu sarışın ‘Kazak’ acaba mezarlıktaki o savaşçıların uzak akrabası olabilir miydi? Bunu öğrenmek için kemiklerle sarışın Kazak kızın DNA’sını karşılaştırmaları gerekiyordu.
2000 yılında bu deneyi yapmak için kolları sıvadılar. Böyle bir karşılaştırma için Pokrovka’da bulunan 15 adet iskelet arasından en uygunu Bayan 2-7-2 (Mezarlık 2, Kurgan 7, Mezar 2) olarak adlandırılmış iskeletti.
Tabii aynı zamanda Kazak kızdan da DNA örneğin alınacaktı. Bunun için de Moğolistan’a gitmek şarttı. Urallar’ın eteğindeki Samara’dan uçakla Sibirya’nın göbeğindeki İrkutsk’a, oradan trenle Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur’a geçtiler. Son durak arazi taşıtlarıyla ulaştıkları yazlak alandı. Ancak, bu uzun seyahati boşuna yaptılar. Kazak kız ve ailesi o yaz için çok uzak bir bölgeye göçmüştü.
Çaresizlik içindeyken bölgedeki diğer Kazaklar imdatlarına yetişti. Bir sarışın kız ailesiyle birlikte birkaç saatlik mesafede yaşıyordu. Yeni Amazon o olabilir miydi? Sonunda ailesiyle bir yurtta yaşayan sarışın Kazak kızı karşılarındaydı: Meryemgül.
Aldıkları DNA örnekleri Almanya’daki Avrasya Konargöçerleri Araştırma Merkezi tarafından test edildi. Sonuçlar şaşırtıcıydı: Bayan 2-7-2 Meryemgül’ün 2500 yıllık atasıydı. Yani aralarında bariz bir akrabalık ilişkisi mevcuttu.
Bununla birlikte başka benzerlikler de vardı: Meryemgül de uzak akrabaları gibi özgür yetiştirilmişti. Küçük yaşta atlarla haşır neşir olmuştu. Zaten bölgedeki çok sayıda kadın aile reisine rastlanıyordu. Sadece genetik olarak değil, kültürel olarak da Amazon kültürünü sürdürüyordu Meryemgül.

Göğüssüz ve kocasız savaşçı kadınlar

Amazonlar hakkında çok sayıda efsane de var: Örneğin erkek çocuklar ya babalarına gönderilir ya da doğar doğmaz katledilirdi. İyi ok atmaları için kız çocuklarının sağ göğüsleri dağlanır ya da kesilirdi. Zaten Amazon isminin anlamı da bazı tarihçilere göre göğsü olmayan anlamındaki iki Yunanca sözcükten türemişti. (A-olmayan, Mazos-göğüs). Bir iddia da bu kelimenin ön Hint-Avrupa dillerindeki kocası olmayan kelimesinden türediğiydi.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle