Sevgili günlük hiç büyümesem olmaz mı?

Güncelleme Tarihi:

Sevgili günlük hiç büyümesem olmaz mı
Oluşturulma Tarihi: Nisan 10, 2001 00:00


Faruk BİLDİRİCİ
Haberin Devamı

Çaldıran Ailesi bitkin... Günlüğünde ‘‘hiç büyümesem’’ diyen Afşar için kötü şey yazılmasını istemiyorlar. ‘‘Tecavüz yok, lütfen düzeltin’’ diyorlar... Susurluklular ise olaya krizin tuz biber ektiğini söylüyorlar.

‘‘SEVGİLİ günlük, ben hiç büyümesem olmaz mı?’’ diye yazmıştı bir cinayete kurban giden 11 yaşındaki Afşar Sıla Çaldıran. ‘‘Çünkü yaşadığım yerde bütün herkesi seviyorum. Bana bakıyorlar, beni seviyorlar. Dünyaya iyi bir insan olmak istiyorum.’’

Afşar Sıla'nın, çiçeklerle bezenmiş minik defterindeki bu satırları gösteren küçük kızın yakınları, bir yandan gözyaşı döküyor bir yandan da onun ne kadar sevgi dolu olduğunu anlatıyorlardı.

Babaannesi Fatma Özkan, gazetecileri görünce yine dayanamadı, gözyaşlarını bir kez daha koyverdi: ‘‘Afşar'ım güzel Afşar'ım nasıl kıydılar sana. Çiçeklerle karşılardın beni. Nasıl kıydınız süt kuzuma?’’

Babaannenin sözleri başsağlığına gelenlerin üzüntüsünü, gözyaşlarını bir kat daha artırdı. Anne Nihal Çaldıran'ın da enerjisi tükenmişti. Baygın yattığı yan odada, başında bir hemşire bulunuyordu.

Evden çıkarken küçük kızın bir yakını bizi uyardı; ‘‘Dışarda neler oluyor bilmiyoruz. Olaylardan haberimiz yok ama gazeteler Afşar'a tecavüz de edildiğini yazıyor, tecavüz yok, lütfen düzeltin.’’

Afşar için ‘‘kötü’’ hiçbir şey yazılmasını istemiyorlardı...

TEPKİ NEDEN BÜYÜDÜ

Küçük kızın evinde bu tablo yaşanırken, Susurluk'ta gerginlik dün de sürüyordu. 20 bin nüfuslu küçük ilçede hemen her köşede, her dükkánın önünde insanlar öbek öbek toplanmış cinayeti konuşuyorlardı. Tepkinin 2 gün içerisinde bu kadar büyüyüp, Doğulu bir işadamına ait bir benzin istasyonu ve iki evin yakılmasına, bazı evler ve işyerlerinin taşlanmasına kadar uzanmasının nedenlerini anlamak için birçok insanla konuşmak gerekti. 30 yaşlarında garsonluk yapan bir genç, olayları şöyle değerlendirdi: ‘‘Provokatörler işbaşında deniyor. Yok öyle şey. Herkes tepki gösterdi. Küçük kız kaybolunca, biz 2 bin kişi ekipler kurduk, Susurluk'un her tarafında; sokaklarda, tarlalarda sabahlara kadar onu aradık. Sonra karakolun önünde beklerken haber gelince herkes sinirlenip tepki gösterdi. Zaten kriz nedeniyle milletin canı burnunda...’’

Garson gencin söylediği bu nokta önemli. Polis de Susurluk halkının son dönemde Türkiye'nin hemen her yerinde gerçekleşen protesto eylemlerinden, yürüyüşlerden etkilendiğini savunuyor. Ancak polis bir neden daha ekliyor; ‘‘Önceki akşam Beşiktaş maçını seyrederken içki içen gençler çıktı sokağa.’’

Ancak Susurluk'ta ekonomik kriz nedeniyle esnafın gergin olduğu ortada. Birçok dükkánın camlarında tüm esnafları 16 Nisan'da Balıkesir'de yapılacak ‘‘Yaşamak İçin Elele’’ yürüyüşüne çağıran küçük ilanlar asılı.

Cinayet sonrası tepkinin Doğulu işadamı Sadık Çeken'in sahibi olduğu Şahinler Petrol'e yönelmesinin nedenlerinden biri cinayet zanlısı Recep İpek'in orada çalışması. Sadık Çeken'in 10 yıl önce Susurluk'a geldiği ve bugün artık çok zengin olduğunu savunan esnaf, bu zenginleşmeye tepki duyuyor.

UTANIYORUM

Fethi Bozhan adlı esnaf ise, ilçede oraya buraya saldıranları ‘‘Bunlar birkaç deli bozuk genç’’ olarak niteliyor ve ‘‘Bizim ordaki Kürt gelin korkmuş, evini bırakıp başka yerde yatmış. Utanıyorum olanlardan. Hepimiz bu memleketin vatandaşıyız’’ diye üzüntüsünü dile getiriyor.

Tecavüz ve darp yok

Afşar Sıla Çaldıran'ın cumartesi akşamı Bursa Adli Tıp Kurumu'na getirilen cesedine dün otopsi yapıldı. Bursa Cumhuriyet Savcı Vekili Cemil Kuyu, Afşar Sıla'ya tecavüz edilmediğini, bakire olduğu belirlenen kızın vücudunda darp izi de bulunmadığını, iple boğulduğunu açıkladı.

Kızının öldürülmesinin şokunu üzerinden atamayan anne Nihal Çaldıran ve anneanne Fatma Özkan, otopsi raporunda tecavüz olmadığının belirlenmesiyle acı içinde buruk da olsa teselli olmaya çalıştı. Acı haberle yıkılan anne-kız, ‘‘Yavrumuzun ölümüne yıkıldık, tecavüz edilmeyişine sevindik. Bizim Recep İpek'le hiçbir ilişkimiz yok. Ayrı ayrı mahallelerde oturuyoruz. Böyle birşey yapmasına akıl-sır erdiremiyoruz. Katilin biran önce yakalanıp, yargılandıktan sonra asılmasını istiyoruz. Güvenlik güçlerinin yetersiz kalması bizleri rahatsız etti’’ diye konuştu.

POLİSE DE TEPKİ

Bu arada küçük kızın cenazesi Adli Tıp morgundan dün saat 13.45 sıralarında babası Salim Çaldıran ve yakınları tarafından teslim alındı. Susurluk'taki gerginliğin sürmesi üzerine cenaze Adli Tıp'ta bir saat bekletildikten sonra gecikmeli olarak Susurluk'a yola çıkarıldı.

Morgdaki bekleyiş sırasında oldukça üzgün ve bitkin gözüken baba Salim Çaldıran'ın yerine arkadaşı Taner Akyaz, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Taner Akyaz, olayın meydana geldiği gün Susurluk'taki güvenlik görevlilerine tepkiler olduğunu, ancak bunun daha sonra başka yönlere çekilmek istendiğini söyledi. Küçük kızın cesedinin, güvenlik kuvvetlerince olay yerine üçüncü gidişlerinde bulunduğunu kaydeden Akyaz, ‘‘Polis, Avşar'ın cesedini ancak üçüncü kez yaptığı aramada bulabiliyor. Böyle arama ve görev yapma olur mu?’’ diye konuştu.

Susurluk’u üs yaptılar

Ayaküstü konuştuğumuz bir bayan eczacı, ‘‘Susurluk medeni bir yer. Kadınlar, çocuklar gece yarılarına kadar rahat dolaşırız. Burda hiç olay olmazdı ama artık korkuyoruz’’ dedi. Bayan eczacı Susurluk'ta bugüne değin Doğululardan kaynaklanan polisiye vaka olmamasına rağmen tepkisini şöyle dile getirdi:

‘‘Gitsin bunlar. Burada yabancı esnaf kalmasın. Kara paralarla tesisler kurup, Susurluk'u üs olarak kullanıyorlar.’’

Nalbur Mehmet Çapraz ise olaylara bayan eczacıdan daha farklı bakıyordu. ‘‘Halkın tepkisi tecavüz eden katile, başkasına kimse tepki göstermiyor’’ diyen Çapraz, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘‘Bunun Kürtlüğü, Muhacirliği, Lazlığı mı olur? Sadık Çeken de iyi arkadaşımız. Hatta Şehir Kulübü başkanlığı da yaptı. Bu tepkiler onlara gösterilirse yanlış olur.’’

Perde arkası siyasi ticari ve etnik

Susurluk Belediye Başkanı ANAP'lı Hayrullah Köroğlu da ilçede hiç kimsenin istemediği, arzulamadığı, halkın çok hassas olduğu olayların yaşandığını söyledi. Başkan Köroğlu, küçük kızın öldürülmesinin tüm ilçe halkını üzdüğünü, ancak bu olayın etnik bir çatışmaya dönüştürülmek istenmesinin üzüntülerini daha da artırdığını kaydederek, ‘‘Bugün yaşanan olayların perde arkasının üç boyutu vardır. Bu boyutlar ticari, siyasi ve etniktir. İlçemizde üzücü bir olay yaşanmıştır. Bu olayın sanığı eninde sonunda yakalanıp adalete teslim edilecektir. Doğulu vatandaşlarımızın ev ve işyerlerine saldırılması düşündürücü. Bu vatandaşlarımızın ne suçu var? Bu da gösteriyor ki, birtakım kişiler bu olayı provake ederek ticari ve siyasi kazanım elde etmek istiyor. Maalesef içten ve dıştan kaynaklanan provokatörlerce Susurluk halkı yanlış yönlendirildi. Susurluk halkı aslında çok uysal, misafirperver, sosyal, kültürel yapısı olan insanlardır. Ama bazı kötü niyetli kişilerin yanlış yönlendirilmesiyle insanlarımızı kullanabiliyorlar.’’

Balıkesir Emmiyet Müdürü İhsan Yılmaztürk de vatandaşların gösterdikleri tepkiyi doğal karşıladıklarını, ancak olayı provoke etmek isteyen bazı gruplar olduğuna dikkati çekti.

Oğlum katilse onu assınlar

Katil zanlısı olarak aranan Recep İpek'in memleketi Diyarbakır'ın Bismil İlçesi'ne bağlı Aralık Köyü Kooperatif Mezrası'nda da yas var. Koruculuktan atıldığı ortaya çıkan katil zanlısının 70 yaşındaki annesi Ayşan İpek, katile lanet yağdırırken ‘‘Eğer bu olayı oğlum yapmışsa sütümü ona helal etmem. Böyle bir olay yapmış ise asılsın. Oğluma sütümü helal etmiyorum. Bu olayın tüm Doğu'lulara mal edilmesi de yanlıştır’’ dedi.

Bismil'e bağlı Kooperatif Mezrası'ndan 3 yıl önce çalışmak için Susurluk'a giden Recep İpek'in daha önce Serçeler Köyü'nde koruculuk yaptığı, ancak bazı yasadışı olaylara karıştığı gerekçesiyle koruculuktan atıldığı ortaya çıktı. Mezradaki evinde yaşayan anne Ayşan İpek, olayın meydana gelmesinden sonra toplum içine çıkamadığını söyledi. İpek'in amcasının oğlu Cafer İpek ise cinayeti nefretle kınadıklarını belirterek, ‘‘Bu şahıs böyle bir olay yapmışsa bizlerin ne günahı var. Olayın Türk- Kürt ayırımına dönüştürülmesinin bir anlamı yoktur’’ diye konuştu.

6 ilde aranıyor

Afşar Sıla Çaldıran'ın katil zanlısı Recep İpek'in 3 çocuğu ve hamile olan eşini sürekli dövdüğü, alkol aldığı, kumar oynadığı tespit edildi. Recep İpek'in, geçtiğimiz hafta döverek evden attığı eşinin, doğum yeri olan Diyarbakır'a yakınlarının yanına yerleştiği belirtildi. Polis, katil zanlısını bulmak için 20 kişilik özel bir ekip oluşturdu. Recep İpek'in gidebileceği tüm yerler tespit edilip gözlem altında tutuluyor. Polis, altı ilde çalışmalarını sürdürüyor. Recep İpek'in ağabeyi Ömer İpek de jandarma tarafından gözaltında tutuluyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!