Seçtiği oyuncak bilinçaltının yansıması

Güncelleme Tarihi:

Seçtiği oyuncak bilinçaltının yansıması
Oluşturulma Tarihi: Nisan 18, 2009 00:00

Yedi yaşındaki kız çocuğu birgün, elinden düşürmediği oyuncak bebeğin saçlarını yolmaya başlar. Başka bir gün, anne baba, aynı bebeği sokakta bulur. “Niye bebeğini camdan attın?” diye sorarlar küçük kıza, cevap alamazlar. Bir uzmana götürürler. Uzman, çocuğu oyun terapisine alır ve onunla oyunlar oynadıktan sonra bakıcısının şiddet uyguladığını ortaya çıkarır...

Çocuklar, yetişkinler gibi sorunlarını sözle rahat ifade edemiyor. Ancak oyunla, mimikle ipucu veriyorlar. Oyun terapisi, ABD ve Avrupa’da çocukların sorunlarını çözmek, onlara ulaşmak için sık sık kullanılan bir yöntem.

Oyun terapistinin odasında kelepçeden silaha, bebekten evde kullanılan her türlü eşyaya kadar birçok oyuncak bulunuyor. Çocuğun bilinçaltına inmek için onu oyuna davet ediyor. Örneğin çocuk terapiste kelepçe takarsa, bu onun yaşamında sınırlama olduğunu, odaya kapatıldığını, yasaklarla yaşadığını ortaya koyabiliyor. Kendisine kelepçe takılan uzman, “canım acıdı” diyerek bileklerinin acısını dile getirdiğinde, çocuk kendi acısını anlayan biri olduğunu görebiliyor. Bu oyunu sürdürüp, kendini oyunla ifade ettiğinde güçlenmiş olarak terapiden çıkıyor.
Üç yaştan itibaren uygulanan ve 9-10 yaşa kadar kullanılabilen oyun terapisi hakkında ABD’li profesörler Byron ve Carol Norton, 25 yıldır çalışıyor. Deneyimsel Oyun Terapisi modelinin kurucusu ve uygulayıcıları onlar. İkili aynı zamanda, dünyada birçok ailenin merakla okuduğu Çocuklara Oyun Terapisi ile Ulaşma adlı kitabın yazarları. İki uzman, ailelere oyun terapisi ile ilgili ipuçları veriyor:

SAHNEYİ ÇOCUK KURGULUYOR

Oyun terapisi, küçük çocuklarla terapi yapmanın başka bir adı. Çünkü küçük çocukların sözel ve kavrama yetenekleri henüz olanları algılayıp, farkındalık yaratacakları bir gelişime sahip değil. Çocuğun yaşamına, tecrübesine ve bu tecrübeye anlam yüklediği dünyaya girmek gerekiyor. Bu dünya da çocuğun oyun dünyası.
Çocuğa yaşadığı duyguları, oyun içersinde bize iletebileceği bir ortam yaratıyoruz. Ona çeşitli oyuncaklar sunuyoruz. Çünkü, oyuncaklar günlük hayatında duygularını acıtan ya da çaresiz hissettiği kimi durumları ortaya koyduğu araçlar.
Çocuk, mücadele ettiği sorunu en güzel tasvir edecek sahneyi kurgulayacak oyuncakları seçer. Sahneyi kurduğu andan itibaren de oyun başlar. Rahatsız olduğu duyguları yaratan olay ya da olayları nasıl algıladığını oyunda gösterir. Bu duygu korku, şüphe, güvensizlik, karmaşa gibi bir sürü şey olabilir. Çocuk, terapisti oyuna davet ettiğinde genellikle kendisine güçlü bir karakter seçip, terapisti kendi yerine koyar. Böylece terapist, çocuğun duygularını tecrübe etme fırsatı yakalar.
Örneğin ailesi boşanan çocuk, çoğu zaman kafası karışmış, değişimler karşısında öfkeli olabiliyor. Oyun terapisi, kızgınlığını dışa vurabileceği bir yer olabildiği gibi bu değişimleri kabullenmeyi öğrendiği bir süreç de oluyor aynı zamanda. Yeni bir eve taşınma, sevdiği birini kaybetme, yeni kardeş, okulda arkadaşlarla çatışma durumlarında da oyun terapisi işe yarıyor. Ayrıca deprem, birinin ölümüne şahit olmak, fiziksel seksüel travmalar da oyun içersinde çocuğun bu travmaları yeniden ziyaret edip hafızasındaki duygusal tepkileri aşacak yeni bir güç duygusu kazanması ile aşabileceği daha ağır vakalara örnekler.

Oyun oynarken karışmayın

Oyun sadece çocuğa duygusal sorunlarını çözmede yardımcı olmaz. Oyun sırasında sosyal becerileri öğrenir, motor gelişimi ilerler ve gelecekteki karakter özelliklerini oluşturmaya başlar. Eğer aile çocuğu ile oynarsa beraberliği güçlendirmenin yanı sıra saygıyı da oluşturan bir ilişki oluşur. Ancak çoğu zaman aile, oyun süresini çocuğa bir şeyler öğretme, bir şeyi nasıl kullanacağını gösterme gibi fırsat zamanları olarak değerlendiriyor. Oysa çocuk kendiliğinden yardım istemediği sürece bu tip girişimler sabote etmekten başka bir işe yaramaz.
Her çocuk kendi karakter yapısına saygı göstererek büyütülmeli. Kızlar kendi cinsiyetlerini yansıtan oyuncaklarla sorunlarını yansıtırken, erkekler de kamyon, silah asker gibi daha kendileriyle özdeştirdikleri oyuncakları tercih edebilirler. Çocuklar oyuncakları ailelerinde kendi hemcinsleri ile gözlemlediklerini tekrarlamak üzere kullanırlar. Ailede çocuklar kendi cinsiyet gelişimlerini destekleyen kimlik rollerine bürünürler. Bu yüzden çocuğun cinsiyet gelişimine yardımcı olan sağlıklı davranışları modelleme önemli.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!