GeriGündem Paranoid bozukluk nedir?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Paranoid bozukluk nedir?

Paranoid bozukluk nedir?

Paranoid hastaların sıklıkla hayatlarının seyrini başka güçlerin etkilediğine inandıklarını göstermiştir. Paranoid bozukluk hastalığı yaşayan kişiler, iyi sonuçları kendi yetenekleri olarak değerlendirirken, kötü sonuçları şans faktörlerine bağlar. İşte, paranoid bozukluk hastalığıyla ilgili detaylı bilgiler

Sanrılı bozukluklar, paranoid bozukluklar olarak eskiden beridir kullanılmaktadır. Paranoia teriminin kökeni oldukça eskidir. Bu terim, Yunanca para (yan, dış) ve nous (akıl) kelimelerinden türetilmiştir. Antik Yunan döneminden beri paranoya “delilik” veya“çılgınlık” olarak tanımlanmıştır. Paranoid kişilik bozukluğu, diğer insanların hareketlerini küçültücü ve tehdit edici olarak algılayan aşırı duyarlılıktır. Paranoyalar sağlıklı insanların da zaman zaman şüpheci yaklaşımlarından kaynaklı sahip olabileceği düşünce kalıplarıyken, paranoid kişilik bozukluğu olan bireylerin paranoyaları, günlük hayatın işlevini ve kalitesini bozacak derecede yoğundur.

PARANOİD BOZUKLUK KAVRAMININ TARİHÇESİ

19. Yüz yılda Karl Kahlbaum semptomları esas olarak zihinsel olan bir grup bozukluğu paranoya adıyla içeren bir sınıflama önerdi. Richard Von Krafft-Ebbing paranoyanın ana semptomu olarak sanrıları bildirdi. Emil Kraepelin demantia precoxun tipik olarak giderek kötüleşmesine karşın paranoyayı sabit, bizar olmayan, iyi sistematize, kronik gidişli sanrılar olarak tanımladı. Düşünce, istek eylemin netliği ve dizgisinin tümüyle korunduğu, içsel nedenlerden kaynaklanan kalıcı ve sarsılmaz bir sanrılı sistemin sinsi olarak geliştiği daima gözlenir. Kraepelin’in kitabının 8. baskısında dementiaprecox kavramı ve parafreni tanımının biraz daha gelişmesine karşın paranoya durumunu korumuştur. Paranoid bozukluk ve paranoid şizofreni arasındaki ayırım Eugen Bleuler tarafından yapıldı. Kurt Kolle ise Kraepelin’in hastalarını onların kötüleşme şeklinin dementia precox hastalarına benzer olduğunu gösterdi. Bu görüş DSM II’de paranoid durumların şizofreninin olası varyantları olduğu biçiminde ifade edilmiştir.

Freud’un klasik psikanalitik görüşünde paranoid belirtilerin bilinçdışı eşcinsel eğilimlerin inkarı ve yansıtması sonucunda geliştiği belirtilmiş; çağdaş psikodinamik görüşler ise inkar ve yansıtma savunma düzeneklerini genel olarak vurgulamışlardır. Norman Kameron (1959), paranoid bozukluğun gelişim sürecini ayrıntılı olarak ele almış ve kişinin temel güven duygusundaki yetersizlik nedeniyle adım adım nasıl sanrısal bir sistem ve sonunda bir “yalancı topluluk” geliştirdiğini betimlemiştir.

PARANOİD BOZUKLUK YAŞAYAN KİŞİLERDE GÖRÜLEN ÖZELLİKLER

Paranoid kişilik bozukluğunun temel özellikleri aşırı şüphecilik ve diğer insanların davranışlarını kasten alçaltıcı, kötü niyetli, kötüye kullanıcı veya aldatıcı şeklinde yaygın bir yorumlama eğiliminde olma ve bu yorumlara güvenmedir. Bu nedenle aşağıdaki tutumları sergileyebilir;

1. Bir kanıt gösteremese de başkalarının kendisini sömürdüğünden , aldattığından ya da kendisine zarar verdiğinden kuşkulanır.
2. Çevresindeki insanların bağlılığı ya da güvenilirliği üzerine kuşkular yaşar.
3. Kendisi hakkındaki bilgilerin kullanılacağı düşüncesiyle sır paylaşımında bulunmaz.
4. Görmez gelinmeye ya da onur kırıcı davranışlara karşı kin besler
5. Haksız yere, eşinin ya da arkadaşının sadakatsizliğiyle ilgili kuşkulara kapılır.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle