Meclis isterse Sayıştay askeri harcamayı denetler

Güncelleme Tarihi:

Meclis isterse Sayıştay askeri harcamayı denetler
Oluşturulma Tarihi: Şubat 15, 2005 01:40

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Hürriyet’e AB’nin asker-sivil ilişkilerine bakışından savunma bütçesine, askeri ihale ve tedarik sistemindeki değişikliklerden yeni tehdit değerlendirmelerine kadar uzanan geniş bir gündem üzerinde görüşlerini açıkladı.

Savunma harcamalarının geleceğine nasıl bakıyorsunuz?

Savunma harcamaları artık bütçe içindeki bir numaralı yerde değil. Bir numarada Milli Eğitim var. Milli Eğitim harcamaları, okula giden çocuk sayısı çoğaldığı için belli bir düzeye gelmiştir denilebilir. Ama yıllar içinde milli gelirden savunma harcamalarına ayrılan paya baktığınızda bunda da düşüş olduğunu görüyorsunuz. Bu düşüş savunma harcamalarındaki reel harcamanın da düştüğünü ifade ediyor. Yoksa Milli Eğitim bizi geçti demek, nisbi bir mukayese değildir. Milli gelirle mukayese en doğrusudur.

Bütçede gösterilen savunma harcamalarının dışında kalan, bütçe dışındaki savunma sanayii fonları da dikkate alındığında, iki kategorinin toplamı eğitim bütçesini geçiyor mu?

Yine geçmiyor.

Savunma Sanayii fonlarından harcamaların denetlenmesinde son durum nedir?

5018 sayılı mali denetim kanunundan sonra önümüzdeki yıldan itibaren Savunma Sanayii Destekleme Fonu da bütçeye alınıyor. Son Savunma Sanayii İcra Kurulu toplantısında önümüzdeki yıl bütçesini bir taslak olarak kabul ettik. O esas alınacak, böylece ilk defa fonun bütçesi de gelecek seneden itibaren bütçenin bir parçası olabilecek, dolayısıyla denetime de açılacak. Ama bir ölçüde zaten açıldı. Sayıştay Kanunu’nun ek 12. maddesiyle Meclis’in talimat vermesi halinde bugüne kadar olan harcamaları da savunma sanayi fonundan yapılmış olmasına rağmen bütçeden yapılmış harcamalar gibi denetlenebilecek.

Askeri hastanede sivil kontenjanı

Türkiye’deki askeri hastanelerin ilk kademede yüzde 10’unu sivil hastalara açmayı tasarlıyoruz. Bu uygulama ilk kez olmuyor. Ankara’daki rehabilitasyon merkezinin zaten yüzde 3’ü sivil hastalara açık. Ayrıca Ankara GATA’nın yüzde 5’i de sivillere açık. Geçen yıl bu kontenjan yüzde 4.90’ına kadar kullanılmış. Şu anda hiç açık olmayan diğer hastanelerin ilk kademede yüzde 10’unun açılması için bir kanun teklifi hazırlayarak bakanlıkların görüşlerine sunduk. Bakanlıkların görüşleri tamamlandı ve dosya kanun teklifi haline gelmesi için Başbakanlığa arz edildi. Burada şunu yapmak istiyoruz: Bir ilde sivil hastane var, askeri hastane de var. Sivil hastanede olmayan bir kabiliyete askeri hastane sahip. Sivil vatandaşın o kabiliyete muhtaç olduğu halde bugün askeri hastaneye gitmesi mümkün değildir. Önce bunun kapısını açalım. Bu askeri hastanenin verebileceği kapasiteye bağlı. Acil durumlar, bunlar dikkate alınmadan yüzde 10 içinde mütala edilecek.

Tedarik sistemine yeni model

Son dönem kamuoyunda dikkat çeken yolsuzluk yargılamalarının bir bölümü doğrudan bakanlığınızı konu alıyor. Bir Milli Savunma Bakanı olarak bu durumu nasıl karşılıyorsunuz?

Benim dönemimde olmadığına şükrediyorum. Tabii çok büyük bir bakanlık, harcamaları çok fazla. Konulara hakim olmamak her zaman mümkündür. Yeter ki, Allah yardım etsin ki, her noktaya hakim olalım. Konular yargıya intikal etmiş olduğu için geçmiş dönem için birşey söylemem mümkün değil. Ama vatandaşlarımız emin olsunlar ki, tüyü bitmedik yetimin parasının çarçur edilmemesi için, hele hele yolsuzluğa konu olmaması için ben ve arkadaşlarım elimizden geldiği kadar, müsteşarlarımız başta olmak üzere çırpınıyoruz.

Peki bu tür olayların tekrarlanmaması için sizin aldığınız idari önlemler var mı?

Bugünkü sistem içinde gerekli önlemler idari açıdan azami ölçüde alınıyor. Bununla yetinilmiyor, tedarik sistemi, şimdi Kuvvetler’den ve Genelkurmay’dan başlayarak incelemeye alındı. Yeni bir tedarik sistemi modeli geliştiriliyor. Çalışmanın merkezi Genelkurmay’dır. Kuvvetler’le beraber, savunma sanayi ve Milli Savunma tedarik teşkilatıyla beraber daha sağlam, yere basan yeni bir sistemi geliştirmeye gayret sarfediyorlar. Mevcut sistemde bakanlığımız ikiye ayrılmış durumda, Savunma Sanayi Müsteşarlığı var, bir de bakanlık tedariki var. Büyük sistemler yalnız buradan alınmıyor, her iki taraftan da alınıyor. Parayı nereden buluyorsak, oradan alıyoruz. Bu sistemsizliği, dağınıklığı gösteriyor. Bunları bir esasa, bir sisteme bağlamamız gerekiyor.

NATO müteahhidine ayrıcalık bitti

Müteahhitlere verilen ihalelerde NATO yeterlik belgelerinin kaldırılmasıyla ilgili uygulamada son durum nedir?

Vaktiyle NATO tedarikinde NATO ehliyet belgesi kullanılıyormuş. NATO ihalesi denince, bu yeterlik belgesi olmayan müteahhitler parasal yeterlilikleri olsa da NATO gizlilik derecesi tahkikatından geçmedikleri öne sürülerek ihalelere sokulmuyormuş. Bu belgeye sahip olan 10-15 müteahhit varmış. NATO ihalesi olduğu zaman yalnız bunlar sokuluyormuş. Benden önce başlanan bir çalışmayla NATO ihale belgeleri iptal edilmiş. Şimdi NATO ihalesi olduğu zaman bütün müteahhitlerin girmesi mümkün, böylece tekelleşme de kaldırılmış oldu. Benden önce başlamıştı, benim zamanımda da uygulama aynen devam ediyor. Şimdi müteahhitlik belgesi olan ve ihalenin sınırları ve teknolojisi itibarıyla da girme ehliyetine sahip olan herkes girebilir. Ayrıcalıklar kaldırılmış oldu.

(NOT: Söz konusu ihale yöntemi 2001 yılında kaldırılmıştı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu, Milli Savunma Müsteşarı bugünkü Ege Ordu Komutanı Orgeneral Işık Koşaner’di.)

NATO altyapı fonlarından yapılan harcamaların daha yüksek rakamlara çıktığı, bu harcamaların denetlenmediği yolundaki yorumları nasıl karşılıyorsunuz?

NATO ihalesi dendiğinde, prensip itibarıyla NATO fonlarının kullanıldığı, bütçeye girmeyen, girmediği için de bütçe denetimine tabi olmayan bir paradan bahsediliyor. Her zaman bu böyle olmamış, milli kaynaklar da kullanılmış.

NATO altyapı fonlarında Türk vergi mükelleflerinin de parası harcanıyor mu?

Türk vergi mükelleflerinin parasının kullanıldığı haller de olmuş. Ama normal denetimin dışına çıkarılmış, Sayıştay’ın, Maliye’nin denetimi yok, bütçeye de girmediği için zaten bunların denetlenmesi de söz konusu değil. Şimdi tabii daha da kritik olan husus, bizim ihale yöntemlerimiz ve Bayındırlık birim fiyatları da uygulanmamış. O zaman çok yüksek gitmiş, şimdi bunların hepsi kalkmış oldu.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!