GeriGündem Kelepçe gibi burunlar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kelepçe gibi burunlar

Kelepçe gibi burunlar
refid:16118767 ilişkili resim dosyası

Türk Emniyeti yeni bir delilin peşine düştü: Koku. Tıpkı parmak izi gibi her insanda farklı olan bir özellik koku. Bunun için yaklaşık bir buçuk yıl önce Ankara Gölbaşı Köpek Eğitim Merkezi’nde üç köpek özel eğitime alındı. Eğitimlerini bu hafta tamamlayan köpeklerle emniyet teşkilatı ve yargı camiasından önce tanıştık. Hatta koku teşhis laboratuvarına girip, ilk deneyi yaptık

BAŞBAKAN’IN KORUMA KÖPEĞİ EMEKLİ OLUYOR

Ankara Gölbaşı’ndaki 75 dönümlük alana kurulu KOM, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık koruması için ‘first köpekleri’ de eğitiyor. Öğrendiğimiz kadarıyla Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ilk koruma köpeklerinden sekiz yaşındaki Dark emekli oluyor. Yerine eğitimine geçen yıl başlanan bir yaşındaki Timsah geliyor. Belçika çoban-Alman çoban kırması, birinci nesil melez Timsah, çok ısırgan olduğu için bu ismi almış. KOM Müdürü Ahmet Yıldız, Timsah’ın idarecisi, uzman eğitimci Dursun Kaya’ya takılıyor: “Oyuncağını alabilmek için zaman zaman Dursun’u bayağı bir hırpaladı.” Dursun Kaya bu hafta göreve başlayacak Timsah’ın daha şevkli olduğunu belirtirken Dark’ın da hakkını teslim ediyor: “Dark çok daha gösterişli, çok daha hoş ve itaatkardı.” Timsah’la Dark, başbakanlıkta bir süre birlikte çalışacak. Dark gider gitmez de ekibe yeni bir patlayıcı dedektör köpeği daha katılacak. Başbakanlıkta halen Balyoz (Ankara) ve Kurt (İstanbul) görev yapıyor. Cumhurbaşkanlığı da Rocky ve Cankız’a emanet.

Yerde dikdörtgen bir platform, üzerinde numaralandırılmış yedi ayrı mekanizma. Görevli bir numara seçmemi istiyor. “İki” diyorum. Beş dakika önce avucumda tutmamı istediği metal parçayı (teknik adı çelik profil) alıp ikiye yerleştiriyor. Diğer numaralara da başka metal parçalar koyuyor. Bu arada metal bir çubuğa taktığı alyansımı Nanuk’a koklatıyor. Merkeze iki yıl önce gelen Alman çoban köpeği Nanuk platformun üzerinde koşturmaya başlıyor. Kısa bir süre sonra iki numaranın başında duruyor. İşte buldu, suçlu benim!
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Köpek Eğitim Merkezi’nin (KOM) önümüzdeki günlerde görücüye çıkaracağı koku teşhis laboratuvarındayız. Laboratuvar cam bölmeyle ayrılmış iki odadan oluşuyor. Teşhisin yapıldığı oda cam bölmenin ardındaki küçük bölmeden kontrol ediliyor ve yönlendiriliyor. KOM Şube Müdürü Ahmet Yıldız, adli tıp dünyasının en önemli ilkesi “Her suç arkasında bir iz bırakır”ı hatırlatarak anlatmaya başlıyor:
“Delil, vücut sıvıları, parmak izi veya saç teli olabilir. Buna, bu laboratuvarla insan kokusu da eklenecek. Her insanın kokusu tıpkı parmak izi gibi bir başkasıyla asla karıştırılmayacak farklı bir özelliğe sahiptir. Eğer olay yerinde, suç mahallinde, parmak izi alma şansı kalmamışsa, suçluya ait olduğu düşünülen herhangi bir vücut sıvısı veya kıl, tüy gibi vücut parçası bulunamamışsa, suç aleti veya kişinin temas ettiği düşünülen bir yerden kokuyu transfer edeceğiz.”

1 MİLYON 830 BİNDE BİR HATA

Nasıl yani? 4. sınıf Emniyet Müdürü Yıldız suç faillerine yol gösterici olmamak adına kokunun nasıl transfer edildiği ayrıntısına girmeden devam ediyor: “Artık olay yerinden alınan, suçluya ait olduğu değerlendirilen kokuyu taşıyan materyalle, muhtemel şüphelilerin kokularını mukayese edebilecek üç köpeğimiz var. Bu iş, olay yeri inceleme, asayiş ve terörle mücadele şube müdürlükleriyle birlikte yürüteceğimiz bir ekip çalışması olacak. Biri olay yerindeki kokuyu, diğeri muhtemel şüphelilerin kokularını alacak. O kokular burada toplanacak. Biz hangi kokunun kime ait olduğunu bilmeyeceğiz. Bize olay numarası, olay tarihi, olay yeri, kişi numaraları gelecek. Hiç isim görmeyeceğiz. Üç köpek birbirinden ayrı olarak bu laboratuvara alınacak. Köpeğe olay yerinden alınan koku örneği koklatılacak, şüphelilerin kokuları da yerdeki mekanizmalara yerleştirilecek. Eşleşen kokunun olduğu noktada köpek tepki verir. Tepki verdiğinde ödülünü alır ve dışarı çıkar. İkinci köpek gelmeden önce hedef koku farklı bir platformun farklı bir mekanizmasına konulur. Diğer mekanizmalara da farklı kişilerin kokuları konulur. İkinci köpek de doğru kokuyu bulursa üçüncü köpeğe geçilir. Berlin Üniversitesi üç köpeğin aynı anda aynı yanlış kokuya tepki verme ihtimalini araştırmış. Sonuç 1 milyon 830 binde bir.”

MÜNEVVER CİNAYETİNDE KULLANILIR MI

Yıldız, yapılan işlemin dört kamera ve iki mikrofonla kaydedileceğini ifade ederken ekliyor: “Tabii, bu tek başına delil değil. Sadece buna dayanarak mahkumiyetler verilemez ancak soruşturmanın yönünü belirleyebilirsiniz, muhtemel şüphelileri azaltırsınız, ilgili şüpheliyle bağlantılı soruşturmayı genişletebilirsiniz. Almanya’da boğularak öldürülmüş bir insanın boğazından alınan kokuyla muhtemel şüpheliler arasında teşhis işlemi yaptırılmış ve üç köpek aynı kişiyi işaret etmiş. Soruşturma genişletildiğinde o kişinin bu suçu işlediğine dair diğer maddi deliller de elde edilmiş. Türkiye’de yeni bir yöntem. Yakın zaman içinde sadece cinayetlerde değil her suçta kullanılabilecek.”
Peki koku yok olmuyor mu? Yıldız, Almanya’da bir suçta transfer edilen kokunun altı yıl sonra muhtemel şüpheliyle eşleştirildiği örneğini veriyor. Transfer edilen kokular cam bir kabın içinde korunuyor. Ancak 400 santigrat derecede steril edilerek yok ediliyor.
Kamuoyunu uzun süre meşgul eden Münevver Karabulut cinayetini hatırlatıp soruyoruz: “Münevver cinayetinde testereden koku transferi olabilir miydi acaba?” O dönem köpeklerin eğitiminin tamamlanmadığına işaret eden Yıldız yanıtlıyor: “Eğer testere başka insanlar tarafından tutulmadıysa, o kokunun kaybolmasına sebep olacak bir ortamda bulundurulmadıysa, örneğin üzerine kimyasal sıvılar dökülmemiş, yıpranmamışsa, o delil özel şartlarda korunmuş ve kollanmışsa kullanılabilir.”
Yıldız konuşmasını önemli bir ayrıntıyla sonlandırıyor: “Bu köpeklerle terörist saldırıların saldırganlarını da bulmayı planlıyoruz.”

NARKOTİK KÖPEĞİNE UYUŞTURUCU VERİLDİĞİ İNANCI BİR ŞEHİR EFSANESİ

KOM’da 10 branşta köpek eğitiliyor. Narkotik, patlayıcı, silah mühimmat, banknot, ve kaçak sigara-çay için dedektör köpekler, kadavra ve canlı insan arama köpekleri, özel operasyon köpekleri, asayiş köpekleri ve koku teşhis köpekleri. Peki eğitimleri arasındaki fark ne? Mesela narkotikte kullanılan köpeğe uyuşturucu verildiği inancı doğru mu? KOM Şube Müdürü Ahmet Yıldız gülerek yanıtlıyor: “Bu bir şehir efsanesi. Eğer metodoloji bu olsaydı; patlayıcı dedektörü köpeklerimize el bombası, A4, C4 yedirmek zorunda kalırdık; ki bunların tamamı öldürücüdür. Canlı insan arama kurtarma köpeklerine canlı insan yedirmemiz gerekirdi. Köpeklerin sindirim, dolaşım sistemleri insana çok yakın. Yetişkin bir köpek 25-40 kg arasındadır, bu 10-13 yaş arası bir çocuğun beden yapısına tekabül eder. Narkotikte köpeğe sekiz, patlayıcıda 16 ayrı koku tanıtılıyor. Bir eroin bağımlısının aynı anda esrar, kokain, extasy kullanması mümkün mü? Bu maddeleri tanıtırken onları bağımlı hale getirirsek emin olun hiçbiri 15 günü çıkaramaz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yoktur. Hayvanların beden sağlığını bırakın, psikolojik sağlıkları bile bizim için önemli.” Yıldız burada ilginç bir örnek veriyor:

KADAVRA ARAYAN KÖPEK DEPRESYONA GİRİYOR

“Kadavra arama köpeğinde başka hiçbir branşta karşılaşmadığınız depresif durumlarla karşılaşıyoruz. Oyuncağını ararken canlı olmayan insana ait bir kokuyu öğrenmesi ve buna tepki vermesi bir çelişki. Eğitiminin üçüncü ayında köpekler ciddi depresyona giriyor. Gerçi biz insanlara ait parçalarla çalışmıyoruz, kanla çalışıyoruz. Bu bile köpeklerde psikolojik bir düşüş yaşatıyor. Depresyondan çıkması için çok fazla ilgi ve sevgi lazım. Yeri geliyor idareci ve köpek günlerce bir arada kalıyor. Köpeğiyle birlikte uyuyan kursiyerler hatırlıyorum. Ancak depresyondan çıkamayan olmadı şimdiye kadar.”
Baştaki soruya dönüyoruz; eğitimdeki fark ne? KOM’da İngiliz, Alman ve Macar metodolojileri harmanlanarak Gölbaşı ekolü oluşturulmuş. Her köpek, Alman ekolünde olduğu gibi at-getir ya da İngiliz ekolündeki gibi dolap içinde saklama metoduyla öğrenmiyor. Koku tanıtımına geçmeden önce idarecisi iki ay köpeğini gözlüyor. Köpeğinin hangi metotla daha rahat, daha çabuk ve daha mutlu öğrenebileceğini belirliyor. Ona göre de metot belirleniyor. Yani; işin özünde koku, oyun ve ödül var. “İnsanlar gözleriyle, köpekler burunlarıyla görür” diyen Yıldız, eğitimin ayrıntılarını şöyle anlatıyor: “Koku köpeğin oyuncağının izi. Aranan madde koku tanıtımı için kullandığımız oyuncakların içine konulur. Maddeler, dışarıya parçası, akıntısı çıkmayacak şekilde poşetlenir. Oyuncak ve aranan maddenin kokularının özdeşleştirilmesi ve köpeğin bu kokuyu duyduğu yerden oyuncağının çıkacağını bilmesi... Hayvana öğretilen bu. ‘At-getir’ metoduyla başlangıç yapılır, daha büyük miktarlar için dolaplarımız var. Patlayıcıyı oyuncak içinde tanıtmayız. Dinamitin tanıtımı oyuncağın yanına konularak yapılır. En riskli olanı odur. Ama gerekli güvenlik önlemlerini aldıktan sonra herhangi bir sıkıntı olmaz. Patlayıcı dedektör köpekleri, maddenin olduğu yeri kokladıktan sonra hiç dokunmadan oturmak ve maddenin olduğu noktaya sabit olarak bakmak şeklinde, pasif alarm işareti dediğimiz bir alarm işareti verir. Alarm işaretini doğru şekilde öğretirseniz köpek patlayıcıyı ısırmaz. At-getir yöntemini, sadece hiçbir şekilde patlama riski olmayan askeri patlayıcıların bir bölümü ve kimyasal güçlendiricilerin tanıtımında kullanırız. Ama tek kullanılan yöntem bu değil. Köpek sizin istediğiniz maddenin kokusuna tepki verdiğinde de ödülünü alır.”

REHİNE OPERASYONLARINDA ÖNCÜLER

KOM’da eğitimi en uzun süren özel operasyon köpekleri. Sekiz aylık bir eğitimden geçiyorlar. Dünyada şu an rehine operasyonlarında kullanılabilecek nitelikte köpekler sadece bizde olduğu belirtiliyor. Çünkü bizde eğitilen köpekler tabanca, tüfek, bıçak, palaya kadar tüm silahları tanıyor. O nedenle tehlikeli kişinin elinde silah varsa önce o ele saldırıyor. KOM görevlileri köpeğin, cep telefonu tutan ele saldırmayacağını garanti ediyor. Yıldız, patlayıcı ve narkotik branşlarında da Almanya dahil birçok ülkenin önünde olduğumuzu vurguluyor. Bunu da Gölbaşı’nda eğitilen köpeklerin yüksek miktarlı maddelerle çalışmasına bağlıyor. Afyon Alkoloid Fabrikası’ndaki deneyimlerini şöyle anlatıyor:
“Fabrikada köpekleri 3-5 tonla çalıştırıyoruz. Düşünün bir konteynır dolusu uyuşturucu madde. Oyuncağın kokusu her yerden geliyor. Köpek önce tepki veremiyor. Bir haftalık sürede tepki vermeyi öğretiyoruz. Bu yöntem Avrupa’da uygulanan bir yöntem değil. Bir de patlayıcı, silah mühimmat aramalarında belgesellerde izlemişsinizdir, köpeklere ağırlıklı olarak sevk kayışıyla arama yaptırılır. Çünkü köpeğin kontrolsüz bir hareketle patlayıcıyı harekete geçirmesinden
/images/100/0x0/55ea4efcf018fbb8f8776554
endişe duyarlar. Biz serbest arama yaptırırız. Köpek serbestçe dolaşır. Bu bir avantajdır. Hız kazandırır, arama alanını genişletir.”

YKS SINAVINI GEÇMESİ ŞART

KOM’da yerli köpek yok. Ağırlıklı olarak Belçika çoban, Alman çoban, golden rottweiler, labrador rottweiler ve İngiliz çoban köpeği de denilen border collie cinsi köpeklerle çalışılıyor. Köpeklerin seçimi de ayrı bir prosedür. Köpek KOM’a hibe olarak geldiyse ve bir yaşın üzerindeyse yetişkin köpek seçimine (YKS) tabii tutuluyor. Önce sosyalliğine bakılıyor. İnsandan korkmayacak, saldırmayacak... Köpekten, kediden, kuştan etkilenmeyecek, korkmayacak, onunla oynamaya gitmeyecek. Araçlardan, uçaktan, karanlıktan, yüksek ve kaygan zeminden korkmayacak. Bu ortamlarda kendine güvenen bir köpek olacak. Avlanma güdüsü olacak, iz sürecek. Öğrenme yeteneği olacak, öğretileni çabuk kavrayacak. Her yerde, herkesle, her şeyle (3H kuralı) oynayabilecek. Bu test iki gün sürüyor. Köpek kapalı alan, açık alan ve araçta (mümkün olursa tren de dahil) deneniyor. 70-100 arasında puan alırsa görev köpeği olmaya hak kazanıyor. Üretimden elde edilen köpeğin sınavıysa daha ilk dakikalarda başlıyor. Yeni doğan yavrular görev köpeği anneden 15 santimetre uzağa konuluyor. Hangi yavru ilk olarak anneye gidiyor, ona bakılıyor. Burada hangi köpeğin burnunu kullandığı tespit ediliyor. Bir yaşına kadar testleri başarıyla geçen köpek kadroya dahil ediliyor.

SİGARA VE ÇAY DEDEKTÖRÜ KÖPEKLER DÜNYADA İLK

Gümrükler Genel Müdürlüğü ile de birlikte çalışan KOM bu yıl dünyada ilk kez çay ve sigara kaçakçılığı için dedektör köpekler de eğitti. KOM’da 13 yıldır görev yapan gümrük muhafaza memuru Orhan Başkale Türkiye’ye yılda 300 milyon dolara yakın kaçak çay ve sigara girişi olduğunu ifade ederken ekliyor: “Bunların gelir kaynaklarının uyuşturucu ve silahta olduğu gibi terör örgütlerine gittiğini düşünüyoruz. Üç köpeğimiz 28 Ekim’de diplomalarını alacaklar. Kasım ayıyla birlikte öncelikle kaçakçılığın yoğun olduğu doğu ve güneydoğudaki kapılarda görev yapacaklar. Tabii vatandaşın tek paketine tepki göstermeyecekler.”

KOM’UN BAŞARISI YAVRULARDA GİZLİ

* 1997 yılında kurulan KOM’da bugüne kadar 1120 köpek ve idarecisi eğitildi. Halen 252 köpek görev yapıyor. Bunların 117’si narkotikte. Şu anda KOM’da 92 köpek eğitim alıyor.
* Köpek eğer nezle değilse yüzde 100 garantili iş yapıyor. Nezle olan köpek de göreve çıkmıyor.
* Bir köpeğin maliyeti yatırımlar da hesaba katıldığında 120 bin lira. Yatırımlar sayılmayacak olursa 30-50 bin lira arasında.
* Bir görev köpeğinin görev süresi yedi-sekiz yıl. Emekli olan köpek isterse idarecisinde kalıyor.
* KOM’da eğitim 2.5 ayla (asayiş köpekleri) sekiz ay (özel operasyon köpekleri) arasında değişiyor. Eğitimine yeni başlanan koku teşhis köpeklerinin eğitimi 1.5 yıl sürdü.
* Dünya standartlarına göre üretimden elde edilen 10 yavrudan ikisini göreve sevk etmek normal, üçü başarılı, dördü harika sayılıyor. KOM’da şu an 10 yavrudan beşi göreve sevk ediliyor.
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle