GeriGündem İran sansür istedi Türkiye reddetti
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    288
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İran sansür istedi Türkiye reddetti

İran sansür istedi Türkiye reddetti
refid:14719980 ilişkili resim dosyası

İran, “recm” cezasını anlatan “Soraya’yı Taşlamak” filminin gösteriminin engellenmesi için Türkiye’ye defalarca başvurdu.

İŞTE SORA'YI TAŞLAMAK FİLMİNİN FRAGMANI / WEB TV

Ancak Türkiye, her seferinde gelen talebe olumsuz yanıt verdi. Film bugün vizyona giriyor.

İRANLI yetkililerin, bugün vizyona girecek, “recm”i konu alan  “Soraya’yı Taşlamak” filminin Türkiye’de gösterilmesini engellemek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı’na defalarca başvurduğu ortaya çıktı. Ancak, Bakanlık, İran’dan gelen “engelleme isteği” yazılarına olumsuz yanıt verdi. İran’a verilen resmi cevaplarda, filmin vizyona girmesine yetkili kurulun karar verdiği ve Türkiye’de vizyona girmesinin önünde herhangi bir engel bulunmadığı bildirildi. 

Günay: Engellenemez

Şeriat kurallarına göre zina yapan kadınların taşlanarak öldürülmesini (recm) konu alan ve gerçek hayat hikayesinden yola çıkılarak hazırlanan film, İran’ın bütün ısrarlarına rağmen bugün Türkiye’de vizyona girecek. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, “Vizyona girmesi kesinlikle engellenemez. Filmin vizyona girip girmemesine karar veren kurulumuz objektif değerlendirme yapıyor. Sadece filme şiddet sahneleri nedeniyle 18 yaş sınırı koyuldu” dedi.

Aile içi şiddetin filmi

2008’DE yaşamını yitiren İranlı yazar Freidoune Sahebjam’ın gerçek olaylara dayanarak yazdığı “The Stoning of Soraya” adlı kitabından uyarlanan filmin konusu şöyle: 13 yaşındaki Soraya, küçük suçlardan sabıkalı 20 yaşındaki Ghorban Ali ile evlendirilir. 23 yıl süren evliliğinde yedi çocuğu olur. Kocasının dayaklarından dolayı iki bebeği de ölü doğar.

Recm cezası

Ghorban Ali, Soraya’dan boşanmak ister ve nafaka vermemek için onu sadakatsizlikle suçlar. Şeriat kanunlarının hüküm sürdüğü ülkede, Soraya recm cezasına çarptırılır. 1986’da da taşlanarak öldürülür. Ertesi gün bir akrabası, gazeteci olduğunu anladığı Freidoune’un karşısına çıkar ve olayları anlatır.


 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle