GeriGündem Hrant Dink'in ailesinden savcı talebi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hrant Dink'in ailesinden savcı talebi

AGOS Gazetesi Genel Yayın yönetmeni Hrant Dink'in ailesi, avukatları Fethiye Çetin ve Cem Halavurt aracılığı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe vererek, Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin cinayetin öncesi ve sonrasını kapsayan 3 yıllık süreci inceleyip araştıracak yeni bir savcı atanmasını ve savcının tüm zamanını bu soruşturmaya ayırması talep etti.

Hrant Dink’in eşi Rakel Dink, çocukları Delal ve Arat Dink ile kardeşi Hosrof Dink adına savcılığa verilen dilekçede "Son derece profesyonel örgütlü yapının ortaya çıkarılabilmesi için olayı ortaya koyan tüm delillerin toplanması, bütünün tüm parçaların birleştirilmesi, örgütü deşifre edecek ipuçlarının değerlendirilmesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, etkin ve etkili soruşturma açısından zorunludur" denildi.

Hrant Dink’in öldürülmesi eyleminin, ‘hazırlık safhası’, ‘kamuoyu oluşturma safhası’, ’eylem safhası’ ve eylemden sonra ’manipülasyon safhası’, ‘delillerin yok edilmesi, karartılması’ safhalarından oluştuğu ve bütün bu safhaların, 3 yılı aşkın bir süreyi kapsadığı belirtilerek, bu safhalar dilekçede detaylı bir şekilde anlatıldı.

ÖNLEM ALMAYARAK CİNAYETİ KOLAYLAŞTIRDILAR” İDDİASI

Dilekçenin devamında ‘Hazırlık safhası’nda yapılan haberler ve köşe yazılarıyla Hrant Dink’in yalnızlaştırılmaya, nefret objesi haline getirilmeye çalışıldığı ifade edildi. Yine bu safhada, süreci ve tetikçileri yakından izleyen MİT, Jandarma İstihbarat ve Emniyet İstihbaratı görevlilerinin hiçbir önlem almayarak, Hrant Dink cinayetini kolaylaştırdıkları öne sürüldü.

’Eylem safhasında’ ise cinayetin işlenmesinin yer aldığı ifade edilen dilekçede, eylem sonrasında ise dikkatlerin başka yöne çekilmesi amacıyla manipülasyon aşamasına geçildiği belirtildi. Bu aşamada, dönemim İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın yaptığı açıklamalarla ve cinayetin diaspora tarafından işlendiğine dair spekülasyonları medyada yoğunlaştırma çabaları ile Dink öldürüldükten sonra bile bu cinayete haklılık kazandırma girişimlerinin de, bu planın bir parçası olduğu kaydedildi. Çok önemli delillerin karartılmasının, kaybedilmesinin, sahte evrak düzenlenmesi gibi eylemlerin, cinayet planının önemli bir parçası olduğu ifade edildi.

Dilekçede plan dahilinde hareket eden ve sürece yayılan eylemleriyle cinayeti adım adım gerçekleştiren örgütün, ancak tüm bu eylemlerin mercek altına alınarak tespit edilebileceği vurgulandı.

TÜM OLAYLAR BİR BÜTÜN OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ

Ayrıca azınlıkları ve öğrencileri hedef alan Kafes Eylem Planı’na ilişkin dava dosyasında yer alan iddialar ve delillere ilişkin de bir çalışma ve irdeleme yapılmadığı öne sürülen dilekçede, tüm olayların bir bütün olarak ve olaylar arasında irtibat kuracak bir bakış açısı ile dosyanın değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Dilekçenin sonunda ise "Bu süreçte rol alan kişi ve kurumların sayısının fazla olduğu hatırlatılarak bu soruşturmada görev alacak savcının ya da savcıların mümkün olduğunca diğer işlerinden ve duruşma yükünden kurtarılması gerektiği belirtildi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle