Gıda krizi ABD'nin de kapısını çalıyor

Güncelleme Tarihi:

Gıda krizi ABDnin de kapısını çalıyor
Oluşturulma Tarihi: Ocak 31, 2011 12:42

Son yıllarda iklim değişikliğinin neden olduğu olumsuz hava koşulları, başta Avrupa olmak üzere tüm dünyayı etkisi altına alan küresel ekonomik kriz ve doğal afetler, gelecekte dünyayı kaosa sürükleyebilecek gıda krizinin sinyallerini veriyor. Dahası, birçok ülkeye on yıllardan beri gıda yardımı yapan ABD bile, sadece birkaç yıl içinde gıda sıkıntısı yüzünden krize sürüklenebilir.

Haberin Devamı

Dünya gündeminin nabzı Planet'te atıyor

 

İçinde bulunduğumuz günlerde etkisi iyice hissedilmeye başlayan artan gıda fiyatlarına yönelik ilk ciddi uyarıyı, Nisan 2008’de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban ki Mun yaptı. Mun, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu ile yaptığı görüşmede, dünyanın yaklaşan gıda krizinin eşiğinde olduğunu ve bu soruna yönelik uzun dönemde önlemler alınması gerektiğini belirtti.

 

Bu açıklamanın geldiği günlerde, Yemen, Meksika, Filipinler, Mısır ve Haiti’de yükselmeye başlayan gıda fiyatlarını protesto etmek isteyen insanlar sokaklara dökülmüştü bile.

 

Dünya Bankası’nın o dönemde yayımlanan, “Rising Food Prices” raporuna göre, Şubat 2008’e kadar son 36 aylık dönemde, küresel alanda gıda fiyatları yüzde 83 artış gösterdi. Raporda, artan gıda fiyatlarının, Yemen gibi yoksul ülkelerde yoksulluğun ortadan kaldırılması için verilen çalışmalarda elde edilen tüm getirileri yok edebileceği uyarısı yapıldı.

 

ENERJİ İÇİN GIDA ÜRETİMİ

Raporda, iklim koşullarının ardından gıda fiyatlarının artmasına neden olan en büyük ikinci neden olarak biyo-eneri üretimi gösterildi. Girdi olarak tahıl, soya, mısır, şeker kamışı ve palmiye yağı gibi ürünler kullanan biyo-enerji endüstrisi, bu ürünlerin talebini artırarak fiyatlarını yukarı çekiyor.

 

Tarım ürünlerinin artarak biyo-enerji üretiminde kullanılmaya başladığı yıl, gıda fiyatlarına yönelik birbiri ardına uyarılar gelmeye başladı. BM Gıda ve Tarım Örgütü ve Dünya Gıda Programı, küresel alanda artan gıda ve biyo-enerji talebinin fiyatları son 20 yılın en yüksek seviyesine çektiğini açıkladı.

 

AÇLIĞIN GİDEREK ARTTIĞI ÜLKE

Önüne geçilemeyen gıda talebi ve artan fiyatlar, sonunda gıda yardım programlarının öncüsü ABD’yi de sarsmaya başladı. 2008 yılına ait ABD Tüketici Fiyatları Endeksi (CPI) raporuna göre, tahıl, mısır, soya fasulyesi ve süt gibi temel gıdaların yanı sıra enerji ve ulaşım maliyetlerindeki artış, ülkenin son 17 yılın en yüksek gıda enflasyonuyla karşı karşıya bıraktı.

 

2009 yılı, yaşanan kötü hava koşulları ve ekonomik kriz nedeniyle ABD’nin tarım sektörüne ağır bir darbe vururken, analistler 2010’da gıda krizinin giderek yaklaştığı uyarısında bulundu. ABD’nin ünlü yatırımcılarından Jim Rogers, CNBC’ye yaptığı açıklamada, “çiftçilerin gübre almakta zorlanır hale geldiğini ve yakın zamanda gıda fiyatlarının rekor seviyelere çıkabileceğini” belirtti.

 

Food Research and Action Center (FRAC) tarafından hazırlanan ve ABD’deki geçim sıkıntısını gözler önüne seren rapor, bu uyarının öncesinde ABD’nin görünmeyen yüzünü ortaya koydu. Veriler, 2009 yılında her beş ABD’liden biri açlık sıkıntısı çektiğini gösterdi.

 

Raporda, “Son 12 ay içinde gıda almakta sıkıntı çektiniz mi” sorusundan yola çıkılarak, 2009 sonunda ulusal çaptaki gıda sıkıntısını yüzde 18.5 olduğu tespiti yapıldı. 2010 yılında, her sekiz ABD’liden biri yemek kuponlarıyla karnını doyurdu.

 

Ancak rakamlar bunlarla sınırlı değil. Araştırma, ABD Temsilciler Meclisi’nin 436 üyesinin temsil ettiği bölgelerden 311’inde, gıda sıkıntısı çekenlerin oranının yüzde 15 ve üzerinde olduğunu, 139 bölgede ise bu oranın yüzde 20’yi geçtiğini gösterdi.

 

AÇLIK VE OBEZİTE

ABD’de temel gıda yardımına ihtiyaç duyan insan sayısı artıyor. Diğer yandan, fast food zincirleriyle artan düzensiz ve sağlıksız beslenme, ülkede bir başka önüne geçilemeyen sorunun kaynağı.

 

Her üç insandan ikisinin aşırı kilo sorunu yaşadığı ABD’de, Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi’nin (DCD) rakamları, ülkede son 20 yıl içinde obez insan sayısı yüzde 60 arttığını, son 30 yıl içinde obez çocuk sayısının ise üç katına çıktığını ortaya koydu.

 

Pew Araştırma şirketinin, 2006 yılında düzenlediği ankette ise ABD’li çocukların McDonalds’ın sembolü Ronald McDonald’ı, Noel Baba’dan daha iyi bildikleri belirtildi.

 

Aynı yıl, Amerikan Pediyatri Merkezi’nin edeki hastanelerin neredeyse yüzde 30’unda fast food restoranlarının bulunduğunu açıklaması, fast food lobisinin geldiği vahim noktayı net bir şekilde gözler önüne serdi.


Birleşik Sağlık Kurumu ve Amerikan Kamu Sağlığı Derneği’nin tahminine göre, mevcut tablo aynen devam ederse, 2018 yılında ABD’yi oluşturan 50 eyaletten 49’unda nüfusun en az yüzde 30’u obez olacak.

 

HÜKÜMETLERİ AÇLIK MI YIKACAK?

ABD Başkanı Barack Obama, 2015 yılına kadar açlık çeken çocuk kalmayacağını belirtmişti. Ancak araştırmalar, bu hedefe ulaşmasının çok kolay olmadığını gösteriyor.

 

Tunus’ta artan gıda fiyatları ve işsizliğin başlattığı Yasemin Devrimi’nin başarıya ulaşmasının ardından, geçim sıkıntısı ve işsizliğin yüksek olduğu Mısır’daki isyan bir haftasını doldurmak üzere.

 

Her ne kadar düşünmesi bile zor olsa da, her yıl ülke borcu yüz milyarlarca dolar artan ABD, bir gün gıda sıkıntısının neden olduğu krizlere tanıklara olabilir. Geçtiğimiz hafta içinde yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında ekonomiye odaklanan Obama, açlıkla doğrudan bağlantılı ekonomik sorunları çözemezse, 2012 yılındaki seçimleri kaybetmesi kaçınılmaz olacak.

 

mygokmen@hurriyet.com.tr

 

Planet'i Facebook'ta takip etmek için:
http://www.facebook.com/#!/HurriyetPlanet

Planet'i Twitter'da takip etmek için:
http://twitter.com/HurriyetPlanet

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!