En yeni teknoloji ürünleri arasında en iyi 5

Güncelleme Tarihi:

En yeni teknoloji ürünleri arasında en iyi 5
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 28, 2004 00:00

Bilim ve teknolojinin gelecekte nasıl olacağını tahmin etmek artık zevkli ve yararlı bir uÄŸraÅŸ; biraz da sersemletici. Kök hücrelerini, 10 ila 20 yıl içinde tam teÅŸekküllü insan diÅŸine dönüştürebilecek ya da gelecek nesil kompozit maddelerin içine ‘kendi kendini onarabilen’ mikroskobik yapılar ekleyebilecek miyiz? Ve ne zaman?Kesin olan bir ÅŸey var: Tüm bu atılımlar, canlı ve cansız ÅŸeylerin kodlarıyla oynanarak gerçekleÅŸecek. Makinelerimizi daha fazla bilgiyle donattıkça ve bilgisayarlarımızın nasıl çalıştıklarına daha fazla kafa yordukça imkanlarımız da geniÅŸleyecek. Åžimdi TV programlarında sık iÅŸittiÄŸiniz bir anonsu biz de burada yapalım: Koltuklarınıza oturun ve aÅŸağıda size sunduÄŸumuz ‘En Yenilerin En Ä°yileri’ni okurken başınızın dönmesine hazır olun! 1- PDA: Gerçek bir cep bilgisayarı 2- Ä°leri zeká ve hafızanız var 3- Kendini onarabilen otomobil 4- DiÅŸiniz saÄŸlıksız mı? Yenisini çıkartın5- Robot böcekler 1- BU BÄ°R PDA, YANÄ° GERÇEK BÄ°R CEP BÄ°LGÄ°SAYARI Avuç içi ‘akıllı iletiÅŸimciler’, bilinen en geliÅŸmiÅŸ diz üstü bilgisayarlarının hafızasına ve iÅŸlem gücüne sahip olacaklar ve hemen yanı başınızdaki bir ekranda belirebilecekler. Sanal diz üstü bilgisayarınız cebinize sığacak kadar küçük.Ona akıllı iletiÅŸimci de diyebilirsiniz. Birkaç yıl içinde, kiÅŸisel dijital yardımcılar yani PDA’ların günümüzdeki iÅŸlevleri, bu yeni icadın en geri kalmışları haline düşecek. Veri saklama kapasitesinin her 18 ayda bir ikiye katlandığını söyleyen Moore Kanunları’nın bir çeÅŸidi sayesinde, yarının akıllı iletiÅŸimcileri 250 GB diÄŸer bir deyiÅŸle 55 film depolayabilecek. PDA’nızın güç-emici, sıvı kristal ekranına (LCD) ‘elveda’, akıllı iletiÅŸimcinin enerjiyi de akıllı kullanan, ışığı yayan organik diyot ekranına (OLED) ‘merhaba’ deyin. OLED, elektrik yüklendiÄŸinde ışığı yayan organik maddeler kullanırlar, bu nedenle de arka ışığa gerek kalmaz. Bugün de bazı cep telefonlarında kullanılmakta olan OLED’ler, LCD’lerden daha geniÅŸ görüntü açısı sunarak oyunlardan bilgisayar grafiklerine kadar her ÅŸeyin görüntüsünü geliÅŸtiriyor. Saniyede 400 KB’lik veriBir diÄŸer önemli atılım, daha hızlı kablosuz internet baÄŸlantısı. Saniyede 400 KB’lık veri transferinin standart haline gelmesiyle, yüksek kalitede görüntü akışı gerçeÄŸe dönüşecek. Ödüllü Tapwave Zodiac PDA’nın tasarımcısı Scott Summit, ‘Tüm hayatınızı PDA içinde taşıyacaksınız. Bir bilgisayar veya bir televizyon da ona baÄŸlanarak çalışacak’ diyor. Ä°ÅŸ seyahati yapanlar, otel odalarında ve havaalanlarında cihazı, geliÅŸmiÅŸ halini içeren ekran ve klavyesiyle kullanabilecekler. Tüm bunların ötesinde cihazın kendine has bir ‘sinir sistemi’ bulunacak. Alıcılar (sensörler), dış dünyayı algılayıp davranışını buna göre deÄŸiÅŸtirecek. İçine yerleÅŸtirilen bir RFID okuyucusu (radyo frekansı kimlikleme), yakınlarda bulunan RFID etiketlerindeki verileri alacak ve PDA da çektiÄŸi resimlere otomatik olarak kimlik etiketleri iliÅŸtirecek. Ãœzerindeki bir göz tarayıcısı, menü çubuÄŸuna şöyle bir bakışınızla tüm sayfalar arasında dolanacak. Evinizi gösterecekIşık, sıcaklık ve harekete duyarlı alıcılar, cihazın cebinizde mi yoksa elinizde mi olduÄŸunu anlayıp buna göre cep telefonunun zil sesi seviyesini ayarlayacak. Mikrofon çevredeki sesi ölçüp, örneÄŸin gürültü bir lokantadaysanız cihazın sesini açacak. Küresel Konumlama Sistemi (GPS), evinize yaklaÅŸtığınızda kaloriferi mi yoksa havalandırmayı çalıştırmanız gerektiÄŸini haber verecek. Bu kadar çok kimlik bilgilerinizi içerecek olan akıllı iletiÅŸimciniz, bir hırsız için çok deÄŸerli olabilir. EÄŸer kaybederseniz, parmak izine hassas çalıştırma düğmesi, cihazı elinde tutan kimseye ‘lütfen beni sahibime götür’ mesajını iletecek. Ayrıca, herhangi bir kablosuz sisteme gizli yollardan yerini iletecek olan cihazınızı internete dayalı herhangi bir haritadan izleyebilirsiniz. Harita üzerinde yanıp sönen yeÅŸil ışık sizin evinizi gösteriyorsa sakın ÅŸaşırmayın; akıllı iletiÅŸimciniz koltuÄŸunuzun yastıkları arasına girmiÅŸ olabilir. GeleceÄŸin PilleriSüper PDA 2010’da nasıl görünürse görünsün içindeki herÅŸey çok daha küçük, daha hızlı ve daha güçlü olacak; pili de. Piller, günümüzdeki standart pillerden çok daha iyi olacaklar. Bu cihazlara uygun bir güç devrimi içinse en az 5 yıl daha beklemeniz gerekiyor. Bu süre içinde, yakıt hücrelerinin yüzey alanı-hacim oranının artması ve böylece mobil kullanım için daha pratik hale gelmeleri bekleniyor. Yakıt akışının kontrol altına alınması, bu hücrelerin en inatçı sorunlarından birinin daha çözülmesi anlamına gelebilir: bu sorun deÄŸiÅŸen güç taleplerini yerine getirebilmek. Bir diÄŸer olasılık, bir yakıt hücresini pille birleÅŸtirmektir. Bu durumda, yakıt hücresi pili doldururken pil de cihaza güç aktarır. Boyutları inanılmazGörüntü panelini açın (1) ve PDA’yı, görüntülü telefona dönüştürün. OLED uçlardaki polimerler, bir elektrik yükü uygulandığında sertleÅŸirler ve cihazın açık ve düzgün kalmasını saÄŸlarlar. KonuÅŸ ve HeceleÇok yönlü emir-komuta paneli, iletiÅŸim fonksiyonlarına göre deÄŸiÅŸir. Bir kalem ve el yazısını tanıyan bir yazılım, kullanıcının kablosuz olarak e-posta göndermesini saÄŸlar. Kalemle, interaktif ekranda da komut verilebilir. 2- ARTIK ZEKANIZ VE HAFIZANIZ DAHA Ä°LERÄ°GeleceÄŸin beyinle ilgili döneminde, akli manyetik uyarı ve hafızayı güçlendiren ilaçlar, unutkanlık ve dalgınlığı beyninizden silecekler. 2015 yılı dolaylarındasınız. Seansınız, sanal yap-bozlar, hafıza testleri ve tepki zamanını ölçen oyunları içeren bir dizi akıl testiyle baÅŸlıyor. Sonuçlarınızın deÄŸerlendirilmesinin ardından, elektromanyetik halkalar içeren hafif bir kask giyiyor ve 3 boyutlu bir cihazın beyninizi görüntüleyerek baÅŸlığı ayarlamasını bekliyorsunuz. Cihaz, gri maddenizi acı vermeyen enerji itkileriyle vurdukça ilginç bir ÅŸekilde kendinizi enerjiyle yüklenmiÅŸ hissediyorsunuz. Birkaç dakika sonraysa, akıllı bara giderek beyni güçlendiren hapları alıyorsunuz. Bu senaryo göründüğü kadar uzak deÄŸil. Sinir bilimcisi Mark George ile ekibi, belki bir gün bir pilotun kaskının içine yerleÅŸtirilip yorgun pilotun beynini rahatlatacak çok hafif elektromanyetik halkalar geliÅŸtirdiler. Bu kafatasının içine nüfuz eden manyetik uyarı (TMS) cihazı, kiÅŸinin beyninin birkaç santimetre içine saniyeden daha az süren enerji itkileri göndererek beyin hücrelerindeki elektriksel aktiviteyi baÅŸlatır. Sözgelimi, bir kiÅŸinin herhangi bir sesi duyunca tepki olarak hemen bir düğmeye basması isteniyor. Çalışmalara göre, düğmeye basmadan hemen önce beynin ilgili bölgesine manyetik itki gönderildiÄŸinde, bu tepki süresinde yüzde 5 ila 10 arasında ilerleme saÄŸlanabiliyor. Beynin merkezine giriÅŸTMS, beynin hareketlerinin 3 boyutlu resmini çekebilen fMRI ile birlikte çalıştığında sinirlerin belirli bir bölgesini hedef alabiliyor. George’un ekibi, depresyondaki hastaların pek çoÄŸunda anormalliklerin gözlendiÄŸi beynin prefrontal korteksini bir hafta boyunca ritmik olarak (rTMS) uyardı. Sonuç olarak, kiÅŸinin semptomlarında geliÅŸim gözlendi. TMS araÅŸtırmacıları, beynin merkezine girme yöntemleri geliÅŸtirmeyi ve Parkinson gibi hastalıkları tedavi etmeyi umuyor. Bu arada Helicon Therapeutics ve diÄŸer laboratuvarlar, biliÅŸsel performansı ve hafızayı geliÅŸtirici bileÅŸikler geliÅŸtiriyor. Bu ilaçların hedeflerinden biri, uzun süreli hafızaların oluÅŸturulmasına yardımcı olan CREB proteini. Beyinlerindeki CREB miktarını arttırmak amacıyla meyve sineklerinin genetik yapılarını deÄŸiÅŸtiren bilim adamları, üstün hafızaya sahip hayvanlar yarattılar. Canlıların normalde, ışıkla ÅŸok veren bir odayı kokusundan tanıyarak buradan uzaklaÅŸmaları için 10 seans gerekir. Genetik yapıları deÄŸiÅŸtirilen hayvanlarsa bunu 1 seansta öğrendiler. Ä°nsan üzerindeki deneyler de bu yaz baÅŸlıyor. EÄŸer baÅŸarılı olursa, bu teknolojinin ilk müşterileri yaÅŸlılık veya hastalıklar nedeniyle beyin sorunları yaÅŸayanlar olacak. AraÅŸtırmacılardan Tik Tully, bu tür tedavilerin saÄŸlıklı kimseler üzerinde denenmesinin en az 10 yıl alacağını belirtiyor. Çünkü potansiyel tehlikeleri sanılandan daha da fazla. Beyninizi baÅŸtan eÄŸitinTMS kaskı (1), hareket edebilen mıknatıslarla yüklü (2). Saniyeden çok daha kısa süren enerji itkileri, nöronlardaki elektriksel aktiviteyi tetikler. Uzmanlar, ilk olarak biliÅŸsel eÄŸitim merkezlerinde kiÅŸinin nöral dolaşımını incelemeyi hayal ediyor. Bir zeka eÄŸitimcisi, ‘beyin dolaşımını daha iÅŸlevsel duruma getirmek için’ ilaçların da bulunduÄŸu beyin egzersizi reçetesi yazacak. 3- KENDÄ°NÄ° ONARABÄ°LEN OTOMOBÄ°LHalen geliÅŸim aÅŸamasında olan 2 madde, aracın bir kazadan sonra kendini yenileyen parçaları olmaya hazırlanıyor. Arabaların bu kadar kolay çizilip hasar görmeleri ne kadar da yazık. Dikkatsiz bir sürücü park ederken veya bir baÅŸkası alışveriÅŸ arabasını boÅŸaltırken aracınızı çizebilir. Peki ya aracınızın yapıldığı bileÅŸim maddeleri, insan vücudu gibi kendi kendini iyileÅŸtirebiliyorsa? Aklına bu soru takılan Illinois Ãœniversitesi'nde profesör olan Scott White, ‘Çatlaklar oluÅŸtukça onları tedavi etme fikrini sevdik’ diyor. White’ın ekibinin geliÅŸtirdiÄŸi madde, içi sıvı dolu mikrokapsüllerin milyonlarcasını içeriyor. Herhangi bir çatlak oluÅŸtuÄŸunda, mikrokapsüllerin kapağı kırılır ve ‘tedavi edici madde’ olan sıvı disiklopentadin (DCPD) serbest kalır. Kabarcık- AlaşımDamar hareketiyle sıvı yarığa taşınır ve sıvı da burada katalizör parçacıklarla etkileÅŸerek birkaç dakika içinde katılaşır. Henüz küçük haldeyken yarıkları bulup onları yamalayan arabanın yapısı, kendi gücünün yüzde 90’ını elinde tutup ömrünü de uzatabilir. Tabii ki tüm kapsüller kırıldığında madde kendi kendini onaramaz hale gelecektir. White’ın buna çözümü ise, maddeyi yaÅŸayan bir yaratığa dönüştürebilmek. ‘Biyolojik bir modele giderek daha çok yaklaşıyoruz. Ä°nsanların yalnızca yenilenmeyi ve iyileÅŸmeyi saÄŸlayan yapı taÅŸlarını deÄŸil aynı zamanda besinleri ve herÅŸeyi taşıyan bir dolaşım sistemleri var. Biz de, içlerine dolaşım ÅŸebekeleri yerleÅŸtirilmiÅŸ maddeler üretme üzerinde çalışıyoruz.’Kendini iyileÅŸtiren bileÅŸimler aracınızı çiziklerden koruyabilir, ama ciddi çarpışmalarla oluÅŸan hasardan deÄŸil. Ä°ÅŸte tam burada, ‘kabarcık-alaşım’ devreye giriyor. Caltech laboratuarlarında geliÅŸtirilen madde, paladyum, nikel, bakır ve fosfor karışımından oluÅŸuyor. Ãœzerine bir çekiçle vurduÄŸunuzda bile kabarcık-alaşım, hemen kendi ÅŸekline dönüyor. Hemen Tamir Karbon-fiber bileÅŸimi içine iliÅŸtirilen mikrokapsüller, oluÅŸan bir yarık içine ‘tedavi edici sıvı madde’ gönderirler. Katalizör mikroparçacıklar bu kapsüllerle etkileÅŸir ve sertleÅŸerek yarığı kapatır. AraÅŸtırmacılara göre, bu maddeden yapılan bir araba orijinal gücünün yüzde 90’ını elinde tutar ve ömrünü de uzatır. TekmeleyinArabanızı daha hasar verici darbelere karşı (mesela siyah kuÅŸak sahibi bir karateciye karşı) korumak için üretilen süper esnek kabarcık-alaşım, darbenin enerjisini absorbe eder. Darbeden sonraysa madde hemen orijinal haline döner. 4- DİŞİNÄ°Z SAÄžLIKSIZ MI? YENÄ°SÄ°NÄ° ÇIKARTINBilim adamları kültürde diÅŸ geliÅŸtirmeyi baÅŸardı. Kök hücreleri ve doku mühendisliÄŸindeki ilerlemeler bu teknolojiyi dişçilik alanına sokmak üzere. Pamela Yelick’in laboratuarındaki geniÅŸ bir teknenin içinde onlarca zebra balığı yüzüyor. Bu hayvanları diÄŸerlerinden ayıran en büyük özellikleri diÅŸlerinin olması. Bununla da kalmayan zebra balıkları yaÅŸamları boyunca diÅŸlerini döküp yerine yenisini çıkarıyorlar. Ä°nsanlarınsa böyle bir özellikleri yok; ama ÅŸimdilik.Bugün ABD, Avrupa ve Japonya’da 200 milyondan fazla insanın en az bir diÅŸi eksik ve yalnız ABD’de yılda 200 bin diÅŸ implantı gerçekleÅŸtiriliyor. Ancak protezlerde kullanılan titanyum yapısı çevre dokularca reddediliyor ve birçok sorun yaratabiliyor. Yelick’in ekibi ise, Boston’daki Forsyth Enstitüsü’nde balık teknelerinde diÅŸ üretiyorlar. Ekip 2002’de, ilk ‘kültür diÅŸi’ni üreterek bilim çevrelerini ÅŸaşırttı. Yalnızca 0.03 santimetre çapında olmasına karşın bu diÅŸ büyük bir atılımdı. BaÅŸka laboratuvarlarda daha önce diÅŸ kemiÄŸi (dentin) kök hücrelerinden diÅŸ kemiÄŸi elde edilmiÅŸti. Yelick’in, 6 aylık bir domuzdan alınan diÅŸ tomurcuÄŸundan geliÅŸtirdiÄŸi diÅŸi ise, kemik çekirdeÄŸi üzerinde mine tabakasına ve diÄŸer fark edilir yapılara sahipti. AraÅŸtırmacı ilk olarak henüz olgunlaÅŸmamış diÅŸ dokusu olan tomurcuÄŸu hücrelerine ayırdı. Ardından, diÅŸ ÅŸeklindeki polimer bir yapının içine gömülen hücreler kolajenle kaplandı. Bu yapı da, bir farenin sürekli kan akışının bulunduÄŸu bağırsaklarına yerleÅŸtirildi ve 20 ila 30 hafta beklendi.Bu yöntemin insana uygulanmasının önündeyse 2 büyük engel var. Bunlar, mine kök hücrelerini yalıtabilmek ve büyüyen tomurcukları belirli bir boyut ve ÅŸekle getirebilmek. Yelick’in ekibi ilk zorluÄŸu aÅŸmış durumda. Ä°kinci sorunun da çözülmesinin ardından araÅŸtırmacı, 3 ila 5 yıl arasında büyük canlılar ve hatta insanlar üzerinde deneylere baÅŸlamayı umuyor. ‘Şimdiden insanlar arayıp domuz diÅŸi istiyorlar. Ancak klinik ürünler 10 ila 15 yıldan önce elimizde olamaz’Yenilenen Dişçilikteki DiÄŸer GeliÅŸmelerÄ°ÄŸne: Forsyth Enstitüsü’nden 2 araÅŸtırmacı, çocuklarda diÅŸ çürüklerini önleyecek bir aşı geliÅŸtiriyor. Bu aşının, çürüklere neden olan ‘mutans streptococci’ bakterisine karşı antikorların üretimini baÅŸlatması öngörülüyor.Sakız: Paffenbarger AraÅŸtırma Merkezi'ndeki bilim adamları, diÅŸlerin kendilerini tedavi etmelerini saÄŸlayacak sakızlar geliÅŸtiriyorlar. Kültürdeki Ä°nci BeyazlığıÇocuÄŸunuzun süt diÅŸi düştüğünde, bunu özel bir kapsüle koyun ve diÅŸin kök hücrelerini ayıran, kültürleyen ve örneÄŸi saklayan bir laboratuara gönderin. Her bir kapsül, mühürlenebilir ve laboratuara gidene kadar kendisini besleyecek madde içerir. 5- ROBOT BÖCEKLERMinik sonar ve motorlarla donatılmış ve MEMS iÅŸlemcileri yüklenmiÅŸ olan ‘müfettiÅŸ-böcekler’, hızlı tur atıp uçarak sahipleri insanlar için incelemelerde bulunacaklar. Böcekler, insanların giremedikleri yerlere girerler; diÄŸer tüm organizmalardan daha fazla iÅŸbirliÄŸi yaparlar; hatta bazıları da uçar. Ä°ÅŸte bu karşı konulamaz özellikleri, robot bilimcileri harekete geçiriyor. 10 yıl içinde, alıcı ve kablosuz vericilerle yüklü mekanik böcekler, depremde hayatta kalan olup olmadığını öğrenmek için enkazda ve olası bir hasarı tamir etmek içinse bir uzay mekiÄŸinin içinde gezinecek. UC Berkeley CITRIS’ten profesör Kristofer Pister ile öğrencisi Sarah Bergbreiter, sadece 0.8 cm. uzunluÄŸunda ve 0.06 cm. geniÅŸliÄŸinde güneÅŸ ışığıyla çalışan bir mikrorobot üretti. Robotun hareketinin temelinde, bir bacağı çok küçük bir miktar öne doÄŸru uzatmasını saÄŸlayan yeni bir sistem yatıyor. Åžu anda robotun yalnızca, tüm vücudu çekecek kadar güçlü olmayan iki uzvu var. Yine de bu böcek, entegre devrelerin üretildiÄŸi MEMS (mikro elektromekanik sistemler) iÅŸlemcileriyle hálá küçük robotlar yapılabildiÄŸinin bir kanıtıdır. Robot havalanmak için, 30 mW lityum-iyon karışımı bir pilden güç alacak. Robotu geliÅŸtiren Ronald Fearing, amaçlarının, üzerine alıcılar ve küçük bir video kamera yerleÅŸtirilen robotu, arama-kurtarma çalışmalarında kullanabilmek olduÄŸunu söylüyor. BaÅŸka birçok üniversite ve laboratuarsa, kanatlı mikrorobotlar üretmenin peÅŸinde. Seiko Epson, daha önce kullandığı bir tekniÄŸi, helikopter benzeri pervaneleri olan yeni bir robot üzerinde deniyor. 9.5 gram ağırlığında ve yaklaşık 2 cm. çapındaki bu Uçan Mikrorobot, itme için minik, ultrasonik bir motora sahip. Â
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!