GeriGündem En iyi ‘Kötü adam’ öldü
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

En iyi ‘Kötü adam’ öldü

Türk sineması bir devini daha kaybetti. Karakter rollerinin usta oyuncusu, ünlü ‘‘Kötü adam’’ Erol Taş, dün hayatını kaybetti. Gece geç saatlerde fenalaşan Erol Taş, sabaha karşı Samatya SSK'ya kaldırıldı. Doktorlar, ünlü sanatçının hasteneye geldiğinde ölmüş olduğunu söylediler.

Son yıllarda önemli kayıplar veren Türk sineması, dün de Yeşilçam'ın iyi kalpli, ‘‘Kötü adam’’ı Erol Taş'ı kaybetmenin acısını yaşadı. Taş, dün sabaha karşı kaldırıldığı Samatya SSK Hastanesi'nde, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayata döndürülemedi. Gece geç saatlerde fenalaşan ve sabaha karşı hastaneye kaldırılan Taş'ın hastaneye getirildiğinde ölü olduğunu söyleyen SSK Acil Servis nöbetçi doktorları, kalbi yeniden çalıştırmak için bir dizi operasyon gerçekleştirdiklerini, ancak hiç birinden olumlu sonuç alamadıklarını söyledi. Uzun zamandır kalp yetmezliği ve şeker hastalığı sebebiyle SSK'da tedavi gören Taş'ın daha önce de kangren teşhisiyle sol ayak parmakları kesilmiş ve ardından sol ayağı bileğine kadar alınmıştı. Yeşilçam'ın yarım asırlık emektar sanatçısı Erol Taş, sağlık problemlerinin yanı sıra özel hayatında da kendisini hastalığa sürükleyen ciddi sorunlar yaşıyordu. Damadı Ferit Çiçek'in torununu almak için verdiği savaşa karşı var gücüyle direnen ve bir dönem torunu kaçırılan sanatçı, son günlerini eşi Elmas Hanım ve kızı Müjgan'la birlikte geçirdi. Usta oyuncu yarın Topkapı Kozlu Mezarlığı'nda toprağa verilecek.

SON FİLMİ

Ünlü sanatçının en son rol aldığı film ise Kombassan Holding'in bünyesindeki Esra Film İletişim A.Ş.'nin yaptırdığı kürtaj karşıtı, ‘Yaşama Hakkı’ isimli film oldu. Konya'da vizyona giren Nurettin Özel'in yönettiği filmde, başrolleri, Yalçın Dümer, Filiz Taçbaş, Erol Taş ve Fikret Hakan paylaştı. ‘Her yıl anne babaları tarafından yaşama hakları ellerinden alınan milyonlarca çocuğa adanmış bir film’ olarak lanse edilen film, Antalya'nın Finike, Kumluca, Elmalı ve Kale ilçelerinde çekildi. Filmde, 3'üncü çocuğuna hamile kaldıktan sonra arkeoloğ kocasına haber vermeden kürtaj yaptıran bir annenin başına gelenler anlatılıyor.

Oğlu: Babamın ölümü şüpheli

Erol Taş'ın ölümü, Taş Ailesi'ni ikiye böldü. Ünlü sanatçının ilk eşi Hafize'den dünyaya gelen oğlu Metin Tanju Taş ile ikiz kızları Güler Özgal ve Gönül Dalsaldı, babalarının ölümünü şüpheli bulduklarını söylediler. Metin Tanju Taş, kızkardeşlerinin de kendisiyle aynı görüşte olduğunu belirterek,şöyle konuştu: ‘‘Erol Taş'ın ölümünden şüphe ediyoruz. Ölümü ani oldu. Bu sabah komaya girmiş. Başucunda ilaçları vardı, niye verilmemiş? Evde öldükten sonra önce Çapa'ya, oradan da sigortalı diye SSK Samatya Hastanesi'ne götürmüşler. Bize haber verilmedi. Bir süredir rahatsız olduğunu biliyorduk ama üvey annem ve kızı, bu sabah kötüleştiğini bize bildirmedi.’’ Taş, babasının ölüm nedeninin araştırılarak belirlenmesi için bugün Bakırköy Nöbetçi Savcılığı'na başvuruda bulunacaklarını kaydetti. Üvey annesinin, babasının vasiyetini de yerine getirmediğini öne süren Metin Tanju Taş, ‘‘Biz 48 yıl Cankurtaran'da yaşadık. Babamın burada kahvehanesi vardı. Bu nedenle öldüğünde cenazesinin Sultanahmet Camii'nden kaldırılmasını vasiyet etmişti. Oradaki eş-dost ve komşularından helallik almak istiyordu. Ancak üvey annem, cenazenin Teşvikiye Camii'nden kaldırılmasına karar vermiş’’ dedi.

İSTEDİKLERİ YERE BAŞVURSUNLAR

Erol Taş'ın, ilk eşinin 1965 yılında vefat etmesinden sonra evlendiği ve Müjgan adlı dördüncü çocuğunu dünyaya getiren Elmas Taş ise iddiayı şöyle yanıtladı: ‘‘Nereye başvururlarsa başvursunlar, ne istiyorlarsa yapsınlar. Türkiye'de kanunlar var, adalet var. Ayrıca benim eşime ne şekilde baktığımı herkes biliyor. Erol Taş'ı yıllardır bir an olsun yanlız bırakmadım. Hastalığı s üresince her türlü ihtiyacını karşıladım ve hep yanında oldum. İddiada bulunanlar acaba kaç kere babalarını aramış, evlatlık görevlerini yapmışlar mı?’’

800 filmde oynadı

1926 yılında Erzurum'da dünyaya gelen ve ilkokuldan sonra eğitimine devam etmeyen Erol Taş, yaşamını kazanmak için çeşitli işler yaptı. Bir dönem kahvecilik yapan ve halen de Cankurtaran'da bir Çay Evi bulunan Taş, 1953'te, ‘‘Acı Günler’’ filmiyle sinemaya adım attı. Kısa süre içinde karakter filmlerinin aranan oyuncusu oldu. Uzun boyu, sert, karakteristik yüzüyle, filmlerin kötü adam karakterlerini canlandırdı. Sanatçı, ‘‘Susuz Yaz’’ filmiyle ise şöhretinin doruğuna ulaştı. ‘‘Sinemanın Kötü Adam’’ı olarak anılan ancak özel yaşamındaki sevecenliğiyle bilinen Erol Taş; 1965, 1967 ve 1975 yıllarında Antalya Film Festivali'nde, ‘‘En Başarılı Yardımcı Erkek Oyuncu’’ ödüllerini kazandı. Meksika Accapulco Festivali'nde de ödül alan sanatçı, İzmir Film Festivali'nde başarılı sanatçılar arasında seçildi. Erol Taş, ‘‘Acı Günler’’, ‘‘Susuz Yaz’’, ‘‘Gecelerin Ötesi’’, ‘‘Çiğdem’’, ‘‘Duvarların Ötesi’’, ‘‘Bir Millet Uyanıyor’’, ‘‘Hudutların Kanunu’’, ‘‘Ana’’, ‘‘Devlerin İntikamı’’, ‘‘İnce Cumali‘‘, ‘‘Ayrı Dünyalar’’, ‘‘Diyet’’, ‘‘Yara’’, ‘‘Can Pazarı’’, ‘‘Dila Hanım’’, ‘‘İstasyon’’, ‘‘Altın Şehir’’, ‘‘Derviş Bey’’ ve ‘‘İsyan’’ gibi yaklaşık 800 filmde rol alarak bir rekora da imzasını attı.




Yorumları Göster
Yorumları Gizle