GeriGündem Ecevit'ten Batı'ya sert uyarı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ecevit'ten Batı'ya sert uyarı

Başbakan Bülent Ecevit, 11 eylül saldırılarının ardından dünyada teröre karşı gelişen kararlılığı devam ettirmeleri konusunda batılı ülkeleri sert bir dille uyardı. Başbakan Ecevit, ABD'nin Afganistan harekatı dışında Türkiye'yi ilgilendiren jeopolitik, ekonomik, demokratikleşme ile ilgili çok sayıda gelişmeye de değindi.

Başbakan Bülent Ecevit, Avrupa ülkelerinin, teröre karşı tavırlarını daha ciddi bir şekilde değiştirmeleri gerektiğini belirterek, "Aksi halde terör ile ilgili iddialar, tavırlar kağıt üzerinde veya lafta kalmış olacaktır. Biz de o bakımdan bekleyiş içindeyiz" dedi.

Ecevit, Star televizyonunda yayınlanan, "Alternatif" programında, soruları yanıtladı.
Afganistan'a yönelik operasyona ilişkin bir soru üzerine Ecevit, bu ülkenin stratejik açıdan önemini vurguladı.

Kurtuluş Savaşı sürerken, Türkiye'nin, Afganistan'a özel bir ilgi gösterdiğini, Atatürk'ün buraya kurmay subay gönderdiğini söyleyen Ecevit, Afganistan'ın da Atatürk'ün başlattığı laik, demokratik sürece büyük ilgi duyduğunu anlattı.

Afganistan harekatının, başarılı bir sonuca varacağına inandığını ifade eden Ecevit, Taliban yönetimi altındaki çağdışı yönetimin devam etmesi halinde, bütün bu zahmetlere boşuna katlanılmış olacağını kaydetti. Ecevit, "Bize fırsat verilirse, Afganistan ile yakından ilgilenen ülkeler de bu şekilde davranırlarsa, çağdaş bir Afganistan yönünde adımlar atılmış olacaktır. İyi hazırlıklı olmak gerekir, bu savaş kazanılacaktır hiç kuşkusuz. Bunun arkasında başta ABD olmak üzere, gelişmiş ülkelerin desteği vardır. Şimdiden, değişik rakip askeri kutuplar arasında olabildiğince yakınlık sağlamaya çalışıyoruz. Şu ana kadar yeterli sonuç alınamadı ama el birliği ile bir çözüm getirmemiz gerekir" diye konuştu.

AFGANİSTAN-IRAK

Ecevit, "Körfez Savaşı'nda Irak'a operasyonlar yapıldı, fakat Saddam Hüseyin hala yönetimde, Irak'ın durumu da belirsiz halde devam etmekte. Afganistan'da böyle ihtimal seziyor musunuz?" sorusuna, "Kesin bir şey söyleyemem" karşılığını verdi.

Afganistan ile Irak'ın koşulları arasında çok büyük farklar olduğuna işaret eden Ecevit, beğenilse de beğenilmese de Irak'ın nispeten çağdaş bir toplum olduğunu, Batı'ya jeopolitik durumu nedeniyle yakın olabilecek durumda bulunduğunu söyledi. Ecevit, ancak Irak'ın bu olanaklarını yeterince değerlendiremediğini ifade etti.

Ecevit, günü gününe ABD'deki durum hakkında Genelkurmay'dan bilgi aldığını, henüz irtibat grupları arasında toplantıların başlamadığını, şimdilik teknik olanakları hazırladıklarını anlattı.

Başbakan Ecevit, "Asker, özel birlikler istenme olasılığı var mı?" sorusunu, "Bilemiyorum, olasılıklar üzerine konuşmak rizikolu olur" diye yanıtladı. Ecevit, Türkiye'nin asker verse de vermese de jeopolitik açıdan çok büyük önemi olduğunun, artık kesin belli olduğunu vurguladı.

Ecevit, "Türkiye'nin şu sırada başı zaten dertte, ona rağmen Afganistan'daki harekata katkıda bulunmak istiyoruz. Ama bu nasıl, ne ölçüde bir kaktı olacaktır, dostumuz ve müttefikimiz ABD ve irtibat heyetlerine katılanlarla görüşeceğiz. Türkiye'nin, askeri harekata fiilen katılması söz konusu olmasa bile, bu konuda ihtiyatlı konuşmayı tercih ediyorum. Türkiye'nin, haliyle bu harekata katkısı olacaktır" diye konuştu.

Kara harekatına katılma ihtimalinin sorulması üzerine Ecevit, şu aşamada bu konulara girmek istemediğini söyledi.

"TERÖRE KARŞI TAVIRLARINI DEĞİŞTİRMELERİ GEREKİYOR"

Ecevit, "Türkiye, bugün, Batı'ya PKK olayını soracak mı, geleceğe dönük bazı güvenceler isteyecek mi?" sorusunu, şöyle yanıtladı:

"Terör konusunda atılması düşünülen adımları, eğer AB üyeleri ciddiye alıyorlarsa, ciddiye alanlar da var, başta İspanya gibi. Diğerlerinden çoğu Türkiye'ye gereken anlayışı göstermemişlerdir. Bu bilinen bir gerçek. O kadar ki Türkiye'de yapılan terör eylemlerinden bazıları, bazı müttefikimiz olan Avrupa ülkeleri içinde planlanmıştır. Ölüm oruçları dahil, bunları biliyoruz, bizim bildiğimizi o ülkeler de biliyor. Haklı olarak, teröre karşı tavırlarını daha ciddi bir şekilde değiştirmeleri gerekiyor. Aksi halde terör ile ilgili iddialar, tavırlar kağıt üzerinde veya lafta kalmış olacaktır. Biz de o bakımdan bekleyiş içindeyiz."

Ecevit, "Afganistan'da belki savaşacağız, savaşmayacağız bu işin ekonomik, vicdani, insani boyutlarında riskleri var. Bu risklerde Türkiye, uzaktaki küçük ülke durumunda mı kalacak?" sorusu üzerine ise şunları kaydetti:

"İkinci Dünya Savaşı sırasında, bizim NATO üyesi olmamız, bizim için büyük güvenceydi. Ancak terörizm konusu, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Türkiye'nin gündemine girdi, orada tavırlar farklılaşmaya başladı. Bu tavırlar değişecek mi değişmeyecek mi merak ediyorum. Kendilerini eleştirdiğimiz vakit, 'Türkiye'deki bölücü teröre destek oluyorsunuz' dediğimiz vakit, 'Onlar terörist sayılmayabilir, bağımsızlık savaşçılarıdır' diyorlardı. Diyelim ki öyle, Türkiye'nin müttefiki o ülkeler. Bağımsızlık savaşı veriyor diye, Türkiye'yi bölmek isteyeceklere arka mı çıkacaklar. Bunu kesin açıklığıyla hatırlatacağız. Umarım ki bundan sonra tavırlarını değiştirirler. 'Bunlar bağımsızlık savaşçıları' demek, mazeret değildir. Onlar, Türkiye'den ayrı devlet kurmak istiyorlar. O devlet de bütün topraklarıyla birlikte NATO'nun üyesidir."

"TÜRKİYE'YE BÜYÜK HAKSIZLIK YAPILIYOR"

"Usame Bin Ladin için NATO'nun çalıştırıldığı, Türkiye için ise farklı şeylerin işletildiğinin" hatırlatılması ve bunun için Türkiye'nin ne yapacağının sorulması üzerine Ecevit, bunu, kesinlikle ihmal etmeyeceklerini belirtti.

"Bu, bizim hakkımızdır" diyen Ecevit, Türkiye'ye büyük haksızlık yapıldığının açık olduğunu ifade etti. Ecevit, "Bu müttefiklerimiz, bölücü teröre kucak açtıklarında, Türkiye'nin bölünmesini de destekliyorlar demektir. Bu da ne dostlukla ne ittifakla bağdaşabilir" dedi.

Ecevit, ABD'nin Irak'a müdahale olasılığına ilişkin olarak, Irak'a karşı bir harekatın doğru olmadığını, Türkiye'nin bunu kabul edemeyeceğini kaydetti. Ecevit, başından beri Afganistan'a karşı başlatılan harekatın hem bu ülke ile sınırlı olmasını, hem de uzun sürmemesini dile getirdiklerini ifade etti.

Bunu, ABD Başkanı, ABD Savunma Bakanı'na iletip iletmediğine yönelik bir soruyu Ecevit, "Tabii, tabii" diye yanıtladı.

Şu sırada, ABD'nin Irak'a karşı bir harekattan söz etmediğini, sadece Irak'ın dikkatli olması gerektiğini belirttiğini kaydeden Ecevit, Irak'ın da dikkatli olmasının şart olduğunu söyledi.

Ecevit, bir soru üzerine, son günlerde Bağdat'tan bir mesaj gelmediğini bildirdi.
Bir başka soru üzerine Ecevit, Gürcistan, Kafkasya konusunda çok kaygılı olduklarını belirtti. Ecevit, "Gürcü kökenli milyonlarca kardeşimiz var. Aynı zamanda Abhaz kökenli kardeşlerimiz var. Bunlar, Türkiye'de barış içinde yaşayabiliyorlar da neden kendi topraklarında yaşayamıyorlar, bunu anlayamıyorum" diye konuştu.

EKONOMİ

Türkiye'deki işsiz sayısının sorulmasına karşılık Ecevit, bunu, net olarak veremeyeceklerini, ancak sayının artmasının son derece üzücü bir gerçek olduğunu ifade etti.

IMF ve Dünya Bankası'ndan yardım ihtimaline ilişkin bir soruya Ecevit, "Şu ana kadar IMF'den bir işaret gelmedi, Dünya Bankası'ndan geldi ama olanakları sınırlı. ABD'den umut verici ışıklar gelmeye başladı" karşılığını verdi.

"Bu konuda henüz net bir şey yok" denilmesi üzerine Ecevit, "Ama herhalde gündeme gelecektir. Türkiye, batı dünyası ülkeleri için çok önemlidir. Bunu istismar etmek istemeyiz. Ama ortaklaşa karşılamak gereken sorunlarımız var. Bizim bu sorunlarımızın üstesinden gelebilmemize, dostumuz olan ülkeler kayıtsız kalmayacaklardır" diye konuştu.

Yıl sonu itibariyle doların ne kadar olacağının sorulması üzerine Ecevit, bu konuda tahminde bulunmayı doğru bulmadığını söyledi.

Devlet Bakanı Kemal Derviş'i başarılı bulup bulmadığının sorulması üzerine de Ecevit, Derviş'in elinden geleni yaptığını söyledi.

Başbakan Ecevit, Derviş'i görevinden almayı düşünüp düşünmediğinin sorulması üzerine, şu anda hükümet değişikliğini düşünmediğini, gereksinim duymadığını belirtti.

"Bakanlık sayısının indirilmesi" konusundaki düşüncelerine ilişkin soruya Ecevit, "İnse iyi olur. Şu sırada hükümet yapısında değişikliği son derece sakıncalı buluyorum. Türkiye'nin, sosyal ve ekonomik sorunları, birkaç bakan azaltılmasıyla, ilaveyle çözülemeyecek sorunlar" yanıtını verdi.

"DEMOKRATİKLEŞME YOLUNDA ÖLÇÜYÜ KAÇIRDIK"

Başbakan Bülent Ecevit, demokratikleşme yolunda attıkları bazı adımlarda ölçüyü kaçırdıklarını söyledi.

Star televizyonunda katıldığı Alternatif programında soruları yanıtlayan Ecevit, zor durumda olan reel sektörün sıkıntıdan kurtulması için çalışmalar başlattıklarını belirterek, özellikle tavukçuluk sektörünün sıkıntılarının önümüzdeki hafta halledileceğini bildirdi.

Bazı işletmelerin zor durumda olduğuna işaret eden Ecevit, "Fakat biraz destek sağlanabilirse kurtulabilecek durumda. Onları bu olanağa kavuşturmak istiyoruz. Ve mutlaka reel sektörü kalkındırmak için elimizden geleni yapmak durumundayız" dedi.

Ecevit, bir soru üzerine, çiftçiler için alınan önlemlere değinerek, "Ama alınan önlemler, tam tersine ekonomiyi bütünüyle aksatıyorsa demek ki o önlemlerde sakatlık var" diye konuştu.

Programda, "Elimizdeki kaynakları ucuza veriyoruz ve kamu bankalarını düşman ilan ettik" denilmesi üzerine Ecevit, "Türkiye'ye dayatılan önlemlerin bazılarının gerçekçi olmadığı ortaya çıktı" dedi.

Ülkede psikolojik gerilimin arttığının belirtilmesi üzerine de Başbakan Ecevit, "Demokratikleşme yolunda attığımız bazı adımlarda ölçüyü kaçırdık zannediyorum" diye konuştu.

"Erken seçim gerekli midir?" şeklindeki soruya ise Ecevit, "Tam ekonomi alanında birtakım atılımlar başlaşmışken bir erken seçim, her şeyi altüst eder. Sadece erken seçimin lafının edilmesi bile piyasayı olumsuz etkiliyor" karşılığını verdi.

"Hükümet ne kadar devam edecek?" şeklindeki soruya Ecevit, "Mutlaka ekonomiyi düzlüğe çıkarmamız gerekiyor. Çünkü bunu yapmadan bırakırsak her şey boşa gitmiş olacak" yanıtını verdi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın "Koalisyon partilerinin hiçbirinin barajın üstünde olmadığı" şeklinde açıklamalarının bulunduğunun belirtilmesi üzerine Ecevit, "Henüz siyaset de ekonomi de yerine oturmadı. Ben, yine de umutluyum. Halkımız da sabırla bekliyor. Halkımızı daha fazla bekletmeyeceğiz. Halkımızı, ekonomiyi düzlüğe çıkaracağız. Fazla da geciktirmeden... Buna inanıyorum" diye konuştu.

"BENDEN SONRA DSP SAPASAĞLAM OLACAKTIR"

Başbakan Ecevit, "DSP'de Ecevit'in veliahtı var mı?" sorusuna "Kendiliğinden oluşur. Çok bilinçli kadrolarımız var, DSP olarak... Hiçbir kaygım yok, benden sonra DSP sapasağlam olacaktır. Anketleri de ciddiye almıyorum. Bizim oylarımız düşük gösterildi. Zor bir dönemden geçiyoruz. Bu arada siyaset yerinden oynadı, bölünmeler oluyor, parti kurulmalar oluyor, siyaset de yerine oturmadı. Şu aşamada yapılacak seçimden bir yarar sağlanacağını sanmıyorum" karşılığını verdi.

Ecevit, bütçede yeni vergiler konulup konulmayacağına ilişkin soruya "Vergileri artırmak değil, yaygınlaştırmak gerekir. Vergi denetiminin daha etkin hale gelmesi şartı var" diye yanıt verdi.

Ecevit, sağlıyla ilgi haberlerin anımsatılması üzerine de "Bu iddialar şimdi değil, yıllardır gündeme gelir. Bu iddialar doğru olsaydı, ben çoktan yok olup gitmiştim. Geçtiğimiz günlerde tepeden tırnağa check-up yaptırdım. Çok şükür hiçbir sorunum çıkmadı" diyerek sözlerini tamamladı.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle