Dondurma, pizza, kısır pilavın tahtını sallıyor

Güncelleme Tarihi:

Dondurma, pizza, kısır pilavın tahtını sallıyor
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 10, 2003 22:12

Baharla birlikte birçok köklü lisenin mezunları okullarının geleneksel günleri için biraraya geliyor. Geleneksel yemek günleri Galatasaray Lisesi'nin 1934'te düzenlediği pilav gününden bu yana, okuldan okula değişti, çeşitlendi.

Türkiye'nin hemen her yerinde liseler, dondurmadan peynire, simitten bozaya kadar ilginç günler düzenliyor. Geleneksel gün için seçilen yiyecekte üç kıstas var: Birincisi o okulun bulunduğu bölgenin yerel bir yemeği ya da içeceği olması. Vefa Lisesi bu yüzden boza dağıtıyor. İkinci kıstas yemeğin ekonomik olması. Bornova Anadolu Lisesi'nin ayran günü yapmasındaki en önemli neden bu. Son zamanlarda önem kazanan bir etken de ilginçlik ve şıklık. Nişantaşı Kız Lisesi Müdürü geçen yıl başlattıkları dondurma günü için ‘‘Nişantaşı'na yakışır bir şıklık olsun istedik’’ diyor. Doğu ve Güneydoğu bölgesindeki okullar bu tür günler organize edemiyor. Nedeni ekonomik koşullar. Güneydoğudan bir okul müdürü ‘‘Bu tür şeyler burada lüks sayılır, buna gücümüz yetmez’’ diyor. Okul günlerinin korkulu kabusu politikacılar. Çoğu o okuldan mezun olmayan milletvekilleri, belediye başkanları bu günleri fırsat bilip toplanan cemaate uzun uzun icraat propagandası yapınca davetliler sıkılıyor! Bu günler tazelenen anılar kadar dedikodusuyla da ünlü. Kafanızı hangi tarafa çevirseniz etrafına bakınan, sonra da bir sevinç çığlığı atıp bir başkasının kollarına atılan ya da elini ağzına kapatıp yanındakine bir şeyler fısıldayan insanlar görüyorsunuz.

SOSİS (Alman Lisesi) İstanbul Alman Liseliler Derneği'nce her yıl haziran ayının ilk yarısında Tarabya'daki Alman Konsolosluğu'nun bahçesinde Sosis Günü yapılıyor. Almanların milli yemeği ve içeceği sunuluyor bu günde. Dev mangallarda pişirilen sosisten yeniliyor, bira ve meşrubat içiliyor.

ÇİKOLATA-EKMEK (Saint Joseph) Haziran ayının ilk pazar günü yapılan ‘‘Pöti pen’’ yüzyıllık bir gelenek. Pöti pen (petit pain) Fransızca küçük ekmek demek. Nitekim bu günde küçük sandviç ekmekleri arasında çikolata dağıtılıyor.

DONDURMA (Nuri Akın Lisesi) Eski adı Nişantaşı Kız Lisesi olan Nuri Akın Liseliler iki yıldır haziranın ilk pazarı, hem yaz sıcağında biraz ferahlamak, hem de ‘‘şıklık ve farklılık olsun’’ diye Dondurma Günü için biraraya geliyor.

PİZZA (İtalyan Lisesi) İtalyanlara yakışır Pizza Günü mayıs ayı içinde yapılıyor. Mezunlar, öğrenciler, veliler özel olarak yaptırılan pizzalar etrafında buluşuyor.

PEYNİR (Sainte Pulcherie) Her mayıs ayının ilk cumartesi Peynir Günü'nde okul bahçesinde dev bir açık büfeyle peynir masası kuruluyor.

SİMİT-SALEP (Kadıköy Kız Lisesi) Her yıl şubat ayının son pazarı KKL'liler Simit Günü için toplanıyor. 20 yıllık gelenek için bir kış ayı seçildiğinden simitin yanında salep de içiliyor.

TALAŞ BÖREĞİ (Kadıköy Anadolu Lisesi) Haziran ayının ilk pazar günü, Kadıköy Anadolu Liseliler 40 yıllık gelenekleri Talaş Böreği Günü için bir araya geliyor.

BOZA (Vefa Lisesi) Vefa Lisesi mezunları her mayıs ayının ilk pazar günü okulun kuruluşunu da kutlamak üzere Boza Günü'nde buluşuyor. 60 yıllık bu gelenek için boza içmeye sadece mezunlar davet ediliyor.

MANTI (Bursa Kız Lisesi) Her mayıs ayının son cumartesi günü, Mantı Günü'nde buluşuluyor. Dönemin okul müdiresi tarafından başlatılan gelenek 20 yıldır bahar diyetlerinin bozulduğu gün olarak anılıyor.

KURU FASULYE (Ankara TED Koleji) Her haziranın ilk cumartesi gecesi bir balo düzenleniyor. Pazar ise Kuru Fasulye Günü. Sertab Erener, Teoman, Kenan Doğulu gibi birçok sanatçının konser verdiği Kuru Fasulye Günü'nde, okulun yatılı olduğu yıllardaki meşhur karavanası kaynatılıyor.

TAVA (Ankara Tevfik Fikret Lisesi) Tevfik Fikret Liseliler her haziranın ilk pazarı geleneksel Tava Günü için bir araya geliyor. Ankara'ya özgü bir yemek olan tava, bakır tepside domates, biberle yapılan bir çeşit etli pilav. Tava Günü 1972'den bu yana her yıl hiç ara verilmeden yapıldı.

AŞURE (İstanbul Lisesi) 120 yıllık İstanbul Lisesi'nde her yıl haziran ayının ilk ya da ikinci haftasında kültür etkinlikleri düzenleniyor. Bu etkinliklere denk gelen pazar Aşure Günü. Geleneğin yıllar önce başladığı düşünülüyor.

TUZLU LOKMA (Bursa Ticaret Meslek Lisesi) Ticaret Meslek Liseliler yaklaşık 40 yıldır geleneksel Lokma Günü düzenliyor. Yalnız bu lokma bilinen tatlı lokma değil, yöreye özgü tuzlu lokma...

AYRAN (İzmir Bornova Anadolu Lisesi) Mayıs ayında sınav takvimine uygun olarak seçilen bir günde, Ayran Günü için biraraya geliniyor. Okul müdürü Sefer Aktaş ayranın seçilmesini ‘‘hem ekonomik hem de herkes tarafından sevilen bir içecek’’ şeklinde açıklıyor. Bu yıl altıncısı yapılacak.

PİLAV ÜSTÜ DÖNER (Konak Anadolu Lisesi) Her yıl haziran ayının ilk cuması düzenleniyor.

KISIR (Adana Sabancı Anadolu Tekstil Meslek Lisesi) Adana'nın sevilen yemeği kısır için Tekstil Meslek Liseliler bahar aylarını değil sonbaharı tercih etmişler. 7 yıldır her 15 Kasım'da mezunlar ve öğrenciler Kısır Günü nedeniyle okulda buluşuyor.

LOKMA (İzmir Karşıyaka Lisesi) Her yıl mayıs ayının ilk pazarı, öğleden sonra düzenleniyor. İzmir'in meşhur lokma tatlısı sıcak yeniyor. Öğle sıcağında rahatsız edebileceği için toplantı akşam serinliğine denk geliyor. Bu yıl 18'inci kez toplanan mezunlar öğrencilerin dağıttığı lokmaları yiyip okul hatıralarını tazeledi.

ÇİĞ KÖFTE VE SIKMA (Adana Fen Lisesi) Her yıl mayıs ayının üçüncü cumartesi günü çiğ köfte ve Toroslara özgü lezzetli hamur işi sıkma yemek için öğrenci ve mezunlar toplanıyor.

PİLAVIN ENVAİ ÇEŞİDİ VAR

Okulların geleneksel günleri içinde en yaygını pilav günleri. Haydarpaşa Liseliler haziran ayının ilk haftasonu pilav, Işık Liseliler 1885'ten beri her aralık ayında iç pilav, Darüşşafakalılar mayısın son pazarı kurufasulye-pilav-kuruüzüm hoşafı, Pertevniyal Liseliler 50 yıldır ekimin ilk pazar günü pilav ve aşure, Kabataş Erkek Liseliler 50 yıldır 1 Haziran'da pilav yemek için biraraya geliyor.

Trabzon Liseliler ülke genelinde 2 bin 500 davetiye çıkardıkları pilav gününü iki yıldır yapamıyor, çünkü pilav günü üniversite seçme sınavına denk geliyor! Okul müdürü ara verdikleri günü yeniden canlandırmayı hedefliyor.

Galatasaray Pilavı’nda

300 kilo pirinç, 1 ton kuzu, 10 kilo fıstık tüketiliyor

Bugün birçok okulda düzenlenen geleneksel yemek günlerinin en ünlüsü kuşkusuz Galatasaray Lisesi'nin pilav günü. O gün okulda her cuma çıkan pilav ve tulumba tatlısına atfen fıstıklı ve üzümlü özel bir pilav çıkar. Bu pilavdan başka kuzu tandır, salata ve tulumba tatlısı ikram edilir. Bir Enderun yemeği olan kuzulu pilav ve helvadan esinlenen bu güne pilav günü denmez; sadece Pilav adı verilir. 3500-4000 kişinin katıldığı Galatasaray Pilavı'nda bakın ne kadar yiyecek tüketilir: 1 ton kuzu eti, 300 kilo sıvıyağ, 300 kilo pirinç, 150 kilo ciğer, 10 kilo fıstık, 120 kilo un, 300 kilo şeker, 1500 yumurta, 320 kilo domates, 200 kilo salatalık... O gün mezunlar edindikleri mevkileri, zenginlikleri dışarıda bırakır, böylece ‘‘caka satmaya’’ çalışanlar dışlanır. Pilav'dan bir gece önce okul yönetimi mezunlarını bir geceliğine okulda ağırlar, bu gecelerde herkes eğlenir, ama en çok en yaşlılar ‘‘azar’’. Okulun kurulduğu yıllarda düzenlenen Kağıthane kır yemekleri 1930'ların ortasında bugünkü Pilav'a dönüştü. Galatasaraylılar Cemiyeti'ne yıllarca başkanlık eden Saim Gogen'in hatırladığına göre pilav günü teklifi ilk olarak, mezunların senede bir kez biraraya gelebilmesi için 1934'te Raif Necdet Meto'dan geldi. Bu ilk toplantının yemekleri de çok güzeldi: Kuzu pilavı, salata, zeytinyağlı enginar, susamlı ve peynirli börek, irmik helvası.

OKAN BAYÜLGEN

Çocukken katıldığım Pilav'larda okula gelen büyük adamları görmek benim için müthişti. ‘‘Bu da bizden’’ diye bir aidiyet duygusu yaşamıştım. Yıllar sonra, sanıyorum 1994'te, Pilav öncesi bizim kuşak, 1949 mezunları ve 1968 mezunlarıyla okulda kaldık. Yatakhanedeki o gecede 68'liler bizden, 49'lular da onlardan daha çok eğlenmiş, koca koca insanlar o kadar çok gürültü yapmışlardı ki, inanın genç olarak onlar kadar eğlenmediğim için utanmıştım. Bunlar okul kanunlarının geçerli olduğu çok özel toplanmalardır. En önemli kural ise sosyal sınıfların yok sayılmasıdır. Galiba Galatasaraylılık ruhu dedikleri şey de bu.

YALÇIN DOĞAN / Alman Lisesi

14 yaşımda aldığım bir ağırbaşlılık

Almanların, Tarabya'da İmparatorluk zamanında konsolosluğun yazlığı olarak kullandıkları çok güzel bir misafirhaneleri var. Lisenin Sosis Günü burada spor etkinlikleri arasında yapılır. Benim zamanımda en popüler oyun ise yakan toptu. İlk kez sosis gününe gittiğimde 14 yaşındaydım. Lise için bir aidiyet hissediyorsunuz ama Alman Lisesi'nde bu duygu Galatasaray ya da Robert Kolej'deki gibi kamuoyuna dönük bir aidiyet değil. Daha içe dönük, daha mütevazı bir duygu. O yıllarda aldığım bu kültürden olacak hálá bir futbol maçında gol atan oyuncunun tişörtünü çıkarmasını, sevincini tribünlerle paylaşma halini anlayamıyorum.

KÜÇÜK İSKENDER / Kabataş

Okul idaresi bizi istemiyor

Kabataş Erkek Lisesi yöneticileri geleneksel pilav gününe ben ve şimdi adını vermek istemediğim bir arkadaşımın katılmasını istemiyor. Bize yapılmış herhangi bir tebliğ yok ama öğrenci komitelerinden ve katılan arkadaşlardan bu tür bir izlenim sızdırılıyor. Ama zaten ben de bu günlerin 20 yıl önceki o sıcaklığı da artık taşımadığına inanıyorum. Daha kapıdan itibaren satış yapılmaya çalışılıyor, sürekli yardım talep ediliyor.

İPEK TUZCUOĞLU / Karşıyaka Lisesi

Diğer okulları gördükçe üzülüyorum

İstanbul'da yaşadığım için Karşıyaka Lisesi'nin Lokma Günü'nü takip edemiyorum. Burada Vefa Lisesi gibi okulların bu günlerini izledikçe arkadaşlarımı eski öğretmenlerimi görmek istiyorum, o okullara çok özeniyorum. İşlerim dolayısıyla bu yıl da kaçırdım lokma gününü ama önümüzdeki yıl mutlaka katılmaya çalışacağım.

MÜJDAT GEZEN / Vefa Lisesi

Kemal’den kalan tek fotoğraf Boza Günü’nden

Vefa Lisesi'nin Boza Günü son derece birleştiricidir. Rahmetli Kemal Sunal ölmeden önce o, ben ve Uğur Dündar bu günlerde mutlaka biraraya gelirdik. Evlerimiz yakın olduğu için beni Kemal götürürdü. Bir seferinde Kemal yine geldi, beni aldı, boza gününe gidiyoruz ama ben yolda hatırladım ki o gün misafir gelecek. Hemen arabadan indim, eve döndüm, o devam etti. Misafirlerimi karşıladım ve sonra atladım okula gittim. Rahmetli çok şaşırmıştı. Meğer benden sonra trafiğe takılmış, ben okula ondan önce varmıştım.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!