Dokunan yanıyor

Güncelleme Tarihi:

Dokunan yanıyor
Oluşturulma Tarihi: Ocak 22, 2012 00:00

aynı masada oturup da sürekli telefonlarla uğraşmaktan doğru dürüst sohbet edememek hepimizin sorunu. Çare eğlenceli bir oyun: Telefon Yığmak! Bu trendde cihazlar yemek bitene kadar masanın ortasına konuyor ve sabredemeyip telefonuna ilk elini atan hesabı ödüyor

Haberin Devamı

Akıllı telefonlar hayatımızı kolaylaştırdı. Artık sokaktan bile fotoğraf paylaşabiliyor, Amerika'da sevdiğimiz bir yazarın makalesini yayınlandığı anda okuyabiliyoruz. Ama hayatımıza giren her yeni şeyin artıları olduğu gibi eksileri de var. Mesela, en son ne zaman bir arkadaş grubuyla yemeğe çıkıp kesintisiz muhabbet edebildiniz? Sürekli çalan telefonlara, gidip gelen SMS'lere, mail, Twitter, Facebook iletileri de eklenince iki lafın belini kırmak imkansız hale geldi. İnsanlar daha mekana girdiği anda Foursquare'den 'check-in' yapıp bir de üstüne tweet atıyor. Yemek yerken göz ucuyla sürekli sosyal medyadaki son güncellemeler takip ediliyor. Kim kiminle nerede? Acaba Panpiş yeni fotoğraf paylaştı mı? Gideceğimiz gece kulübü kalabalık mı? Facebook'a son yüklediğim fotoğrafa kim, ne yorum yapmış... Sonuç: Aynı masada toplanmış ama birbirinin yüzünden çok telefon ekranına bakan insanlar...

Haberin Devamı

Bu durum sadece bizim değil, bütün medeni alemin bir sorunu. Çözüm de Amerika'dan geldi: Phone Stacking, yani 'Telefon Yığmak' trendi. Kuralı basit: En azından arkadaşlarınızla birlikteyken mobil iletişimden kopun diye yemek boyunca bütün telefonlar masanın ortasına yığılıyor. Yemek bitene kadar telefonu kontrol etmek, gelen çağrıyı cevaplamak yasak. Çünkü boş bulunup telefona elini atan ilk kişi hesabı ödüyor.

Amerikan GetKempt sitesinden çıkan bu öneri aslında bir bakıma sabrınızı ve mobil bağımlılığınızı da ölçüyor. Telefon çalsa da, SMS ve mailler gelse de, "X seni etiketledi" veya "Y fotoğrafına yorum yaptı" gibi klasik Facebook bildirimleri düşse de, kendinizi tutacaksınız ve eliniz telefona gitmeyecek. Eğer kimse telefonunu açmazsa herkes kendi yediğini içtiğini ödüyor. Gayet adil değil mi? Arkadaşlık bağlarının güçlenmesi de cabası.

Binlerce kişi varken ne yapayım dört kişiyi

KEDİBEKİR / SEBASTİAN CARLOS - GÜNDÜZ FOTOĞRAFÇI GECE FİLOZOF

Twitter'a girmemek için çok direndim fakat üç ay önce dayanamayıp ben de tweet'lemeye başladım. Artık o kadar bağımlıyım ki babam hastanede yatarken refakat sırasında bile hastalık durumunu tweet'liyordum. Hatta tweet atmaktan pederin ilaçlarını vermeyi unuttuğum oldu. Ekşisözlük ve diğer tüm sözlüklerde yazarım. Sözlüklere entry girip tweet atmaktan başka iş yapamaz oldum. Etrafımda ne dost kaldı ne akraba. Gece bile uyandığımda tweet atıyorum. Ama bu Phone Stacking olayı çok lüzumsuz. O telefon açılacak arkadaş! Ya birinin sana acil ihtiyacı varsa? Ya ölüm kalım meselesiyse? Ayrıca seni takip eden binlerce insan dururken masadaki dört kişiyle neden sohbet edeyim? Tweet atacak konun kalmadıysa beslenmek için arkadaş masasına otur ama onun dışında hem tweet'ini at hem de masandakilerle konuş. Telefona tavır alınmaz. Twitter uyuşturucu gibi. Umarım yakında AMATEM gibi bir kuruluş bizi bu bağımlılıktan kurtarır. Yeniden dostlarımla takılıp ailemle tekrar bir araya gelmek istiyorum.

Haberin Devamı

Sabahın körü, sabah, öğle, akşam ve gecenin bir yarısı sürekli sosyal ağlarda geziniyorum. Yani günde beş vakit online'ım. Elimde sürekli telefonum var fakat Twitter'da özelimi paylaşmıyorum. Hem okurken hem de yazarken daha çok genel mevzularla ilgileniyorum. Türk milletinin özel hayat düşkünlüğü maalesef zaman zaman bize tuvaletten bile bilgi gelmesini sağlıyor. Bazı haberlerin oradan geldiği de aşikar zaten! Yıllardır yazı yazmamak üzere oyalanmamın pek çok sebebi oldu ve son üç yıldır bunun ‘günahkarı’ yine ben değilim, Tek suçlu Twitter! Aile başta olmak üzere çevremizde bizim kadar sosyal medya düşkünü olmayanlar var. Ama hayat hızlı ve daha da hızlı olacak; yakalamıyor olmak ailenin olmasa da arkadaşlarının bir hatası. Eğer böyle bir buluşma yapılacaksa ben bunun sosyal medya düşkünlerinin lehine olanını da isterim, her şey karşılıklı! Dışarıdan çok hoş görünmüyor farkındayım ama eskiden sadece sevgilinden, arkadaşından haber beklerken şimdi dünyadan haberdar oluyorsun. Dünyanın hareketliliğine oranla arkadaşlarımın affına sığınabilir ve onları bağışlayabilirim.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!