Diyanet'ten sosyal açılımlı din hizmeti

Güncelleme Tarihi:

Diyanetten sosyal açılımlı din hizmeti
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 16, 2012 11:36

Camilerde ibadetlerin tanzimi ve idaresi, hac gibi görevleri yürüten Diyanet, sosyal açılımlı din hizmetlerini genişletecek.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Yaşar Yiğit, başkanlığın artık sosyal açılımlı din hizmeti sunmak istediğini belirterek, “Hemen her alanda, topluma yönelik hizmetleri sunma gayreti içerisindeyiz. Bu bağlamda huzur evleri, cezaevleri, sevgi evleri, sığınma evleri, sokak çocukları, uyuşturucu ile mücadele, terörle mücadele gibi hemen her alanda, devletimizin çeşitli kurumlarıyla yaptığımız protokoller çerçevesinde hizmetler yürütmekteyiz” diye konuştu.
Yiğit, başkanlığın sosyal açılımlı din hizmeti çalışmalarını anlattı.
Diyanet'in 85 yıldır topluma hizmet eden Cumhuriyet ile yaşıt Anayasal bir kuruluş olduğunu belirten Yiğit, “Diyanet İşleri Başkanlığı'nın günümüzde artık devasa bir kuruluş olduğuna şahit oluyoruz. Yıl sonu itibarıyla Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 150 binlere varan bir personel sayısı olacaktır. Dolayısıyla, bugün ülkemizin en ücra köşelerinde personeli bulunmaktadır” şeklinde konuştu.
Devasa bir kurum olan Diyanet'in sınırları aşan bir hizmet yürüttüğünü kaydeden Yiğit, 3 bin 500'ü aşkın görevlinin sınır dışında hizmet verdiğini, Türk toplumunun olduğu her yerde Diyanet'in hizmet sunduğunu söyledi.

Sosyal açılımlı din hizmeti

Din diyanet denildiği zaman ilk etapta camilerin akla geldiğini söyleyen Yiğit, ancak temel eksenin sosyal açılımlı din hizmeti sunma olduğu kaydederek, şöyle konuştu:
“Camilerde ibadetlerin tanzimi, idare edilmesi gibi hususlar Diyanet İşleri Başkanlığı'nın birincil göreviymiş gibi dikkat çekiyor. Bu hizmetler Başkanlığın hizmetlerinin tamamını kapsayan mahiyet ve nitelikte değildir. Diyanet İşleri Başkanlığı artık sosyal açılımlı din hizmeti sunmak istiyor. Sosyal açılımlı din hizmeti dediğimiz zaman şüphesiz toplum akla geliyor. Hemen her alanda topluma yönelik hizmetleri sunma gayreti içerisindeyiz. Bu bağlamda huzur evleri, cezaevleri, sevgi evleri, sığınma evleri, sokak çocukları, uyuşturucu ile mücadele, terörle mücadele gibi hemen her alanda, yani devletimizin çeşitli kurumlarıyla yaptığımız protokoller çerçevesinde hizmetler yürütmekteyiz. Bu noktada Adalet, Aile ve Sosyal Politikalar, Sağlık ve İçişleri Bakanlığı'na bağlı Emniyet Genel Müdürlüğüyle yapacağımız protokoller çerçevesinde hizmet alanımızı daha da genişletmiş olacağız.”

Toplumun bu hizmetlere ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Yiğit, “Bu hizmetlerin alanını neden bu derece geniş tutuyoruz diye sorulabilir. Çünkü artık dünya; bazı kırılmalar dikkate alınmazsa, hızlı bir şekilde dinin toplumlarda çok önemli bir misyona ve fonksiyona sahip olduğu kanaatine doğru ilerlemektedir. Yani hangi topluma bakarsak bakalım, sadece bizim coğrafyamıza ya da ülkemize özgü değil. Bütün dünya toplumlarında din, hayatın şekillenmesinde daha geniş bir ifade ile kültürlerin, medeniyetlerin şekillenmesinde en önemli yapı taşını oluşturmaktadır” diye konuştu.

Yiğit, dünyanın hangi bölgesine gidilirse gidilsin dini ritüeller görüldüğünü dile getirerek, “Bu; insanların inanmaya ve inanca olan ihtiyaç nedeniyle ortaya çıkmış yapılanmalardır” dedi.

Türk toplumunun öteden beri inanan bir toplum olduğunu söyleyen Yiğit, şunları kaydetti:
“İslamiyetle tanışmasından sonra bu inancını zirve noktasına ulaştırmıştır. İnşa edilen camiler, mabetler ve dini eğitime yönelik kurulan çeşitli kuruluşlar, kurumlar bu milletin dine olan ihtiyacının göstergesi olarak telakki edilebilir. Diyanet, bu ihtiyacın gereksinimin ortaya çıkmasının somut bir örneğidir.”

Kimsesizlerin kimsesi olmayı hedefliyoruz

Yiğit, Diyanet'in hayatın her alanında kendisine bir misyon edinmeyi görev edindiğini ifade ederek, toplumun ve hayatın hiçbir kesimini ihmal edemeyeceklerini kaydetti. Yiğit, bu noktadan hareketle toplumda sahipsiz olan herkesin sahibi olmayı yeğlediklerini dile getirerek, “Kimsesizlerin kimsesi olmayı hedefliyoruz. Kalabalıklar içinde yalnızlığa itilmiş insanların yanında olmayı arzu ediyoruz. Varoluşu, varlığı, hayatı anlamlandırma noktasında heyecanını, umudunu yitirmiş insanların yanında yer almayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Son 5-10 yıldır Diyanet'in toplumların önemli bulduğu konuları ön plana çıkartarak, toplumsal bir farkındalık oluşturma gayreti içerisinde olduğunu belirten Yiğit, şunları kaydetti:
“Hepimiz biliyoruz ki, modern zamanlarda insanlar bir çok değeri tüketmektedir. Bir çok ahlaki değer, erozyona uğramıştır. Bir çok insani değer örselenmiş durumdadır. İnsanı insan yapan, toplumların bir arada yaşamasını sağlayan birçok değerin gün geçtikçe insanlığın hayatından uzaklaştığına tanık olmaktayız. Böylesi bir durumda insanlığa bu değerleri tekrar kazandıracak, onların bu değerler ile tanışmasına vesile olacak en önemli kurumların başında Diyanet İşleri Başkanlığı gelmektedir.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!