GeriGündem 'Dindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    280
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Dindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz'

'Dindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz'
refid:19819295 ilişkili resim dosyası

Başbakan Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda son kitabı 'Kış Günlüğü' ilk olarak Türkiye'de yayınlanan Paul Auster'ın ''Demokrat yasaları olmayan ülkelere gitmiyorum'' sözlerine ''Gelsen ne olur gelmesen ne olur'' yanıtını verdi. Erdoğan, CHP liderinin Kılıçdaroğlu'nun 'din tüccarı' suçlamasına ise ''Benim ifademde dindarlar, dinsizler diye bir ifade yok. Dindar bir gençlik yetiştirme var'' sözleriyle karşılık verdi.

İşte Erdoğan'ın açıklamasından satırbaşları:

 

FRANSA ANAYASA KONSEYİ DE SAĞDUYULU DAVRANACAK
Fransa'da, fikir ve ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına yönelik, ırkçı ve ayrılıkçı bu yasa, iki ülke ilişkilerinde olduğu kadar, Fransa'nın kendi değerlerinde de tamiri zor yaralar açacaktı. İnanıyor ve umuyorum ki Fransa Anayasa Konseyi de sağduyulu davranacak, Fransa değerlerine, Avrupa Birliği ilkelerine ters düşmeyecek, vicdanları kanatmayacak bir sonuca varacaktır.

BU, AB MESELESİ
Bu yasanın altında, bu yasayı çıkaran tavrın ve hissiyatın altında, reddi mümkün olmayan bir ırkçı yaklaşım, bir ırkçı zihniyet vardır. Dolayısıyla bu mesele, bir Fransa meselesi, bir Türkiye meselesi değildir; bu mesele, doğrudan doğruya bir Avrupa meselesi, Avrupa Birliği meselesidir

TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİL
Biz, Avrupa'nın kimi ülkelerinde son yarım yüzyılda yaşanan bazı acı hadiseleri sineye çektik. Ancak bugün şunu herkes bilsin ki Türkiye eski Türkiye değildir. Türkiye, Avrupa'da sinsice yükselen ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobia karşısında susacak, tepkisiz kalacak, boynunu bükecek bir ülke değildir. Avrupalı dostlarımızı buradan samimiyetle uyarıyorum; Fransa'da ortaya çıkan tablo, Avrupa'daki sinsi tehlikenin ciddi bir tezahürüdür

MHP DE DERSİM'DEN RAHATSIZ

MHP, Dersim konusunun açılmasından CHP kadar rahatsız oluyor. İçkale'de toprağın altından kemiklerin çıkmasından bile rahatsız oluyor

Ellerine fırsat geçtiğinde meseleleri sümen altı ediyordu. Şimdi de toprak altı yapmanın mücadelesindeler. Artık kirli çamaşırlar ortaya çıkıyor

Biz Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmak için gayretle koşturuyoruz

Dersim ağır faturalardan biridir

12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat bu zihniyetin eseridir.

Faili meçhullerden, derin yapılardan, mafyatik örgütlenmelere kadar bu çarpık zihniyet yatıyor

Biz Dersim dediğimiz zaman CHP Genel Başkanı, bize teşekkür eden Diyarbakır örgütünü görevden aldı

 

'ATEİST NESİL Mİ YETİŞTİRMEMİZİ İSTİYORSUN'

Benim dünkü konuşmamdan 'Türkiye'yi dindarlar, dinsizler' diye ayırdığını söylüyor. Önce şu kulakların duymaya alışsın... Benim ifademde dindarlar, dinsizler diye bir ifade yok. Dindar bir gençlik yetiştirme var. Bunu yine söylüyorum, bunun arkasındayım. Sayın Kılıçdaroğlu, sen bizden, muhafazakar demokrat parti kimliği sahibi AK Parti'den, ateist bir nesil yetiştirmemizi mi bekliyorsun? O belki senin işin olabilir, senin amacın olabilir. Ama bizim böyle bir amacımız yok. Biz muhafazakar ve demokrat, milletinin, vatanının değerlerine, ilkelerine, tarihten gelen ilkelerine sahip çıkan bir nesil yetiştireceğiz. Bunun için çalışıyoruz

 

YARGI SİZİN MİLİTANLARINIZDAN ARINIYOR

Yargı sizin militanlarınızdan, sizin militan zihniyetlerinizden arınıyor sayın Kılıçdaroğlu

1994'de Mehmet Moğoltay'ın 'Yargıya kendi yandaşlarımı değil de MHP'lileri mi alacağım' dediğini hatırlamıyorsunuz, şu anda CHP Grup Başkanvekili olan hanımefendi 'YARSAV'ın militanı olacak adam lazım bize' diyor

Kılıçdaroğlu mercek altındasın. Aldığın nefes bile milletim tarafından takip ediliyor.

12 Eylül 2010'da militan yargı dönemi sona erdi.

 

KILIÇDAROĞLU TÜRKİYE'Yİ KÖTÜLÜYOR

İçerde olan gazeteciler gazetecilik mesleğinden dolayı içerde değil. Öyle zanlılar var ki, bizzat terör eyleminin içinde bulunmuşlar.

Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı da gittiği her ülkede, görüştüğü her yabancıya ülkesini kötülüyor. Ülkesinde gazetecilerin tutuklu olduğunu iddia ediyor. Orada da buna pek inanmıyorlar.

Böyle bir ana muhalefeti Türkiye hiç görmemişti. Kılıçdaroğlu sayesinde bunu da gördü.

 

PAUL AUSTER'A CEVAP

Yazar Paul Auster haftasonu bir gazetede diyor ki: "Hapiste yatan yazar ve gazeteciler yüzünden Türkiye'ye gelmeyi reddediyorum. Aynı sebeple Çin'den gelen davetleri de geri çeviriyorum. Bu hükümetleri protesto ediyorum." 
Hah biz sana çok muhtaçtık. Niye gelmedin? Aman gel, ne olur gel. Gelsen ne olur gelmesen ne olur. Türkiye irtifa mı kaybeder? CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da Türkiye'ye Fransız bu yazarın ifadelerine sahip çıkıyor. 'Onun gördüğünü bazıları görmüyor' diyor. Tam anlamıyla tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. 

 

İŞTE BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN KONUŞMASININ TAMAMI

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle