GeriGündem Difteri (Kuşpalazı) Hastalığı'nın belirtileri nedir? Difteri bulaşıcı mıdır?
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Difteri (Kuşpalazı) Hastalığı'nın belirtileri nedir? Difteri bulaşıcı mıdır?

Difteri (Kuşpalazı) Hastalığı'nın belirtileri nedir? Difteri bulaşıcı mıdır?

Akut toksik bir enfeksiyon olan difteri, Corynebacterium diphtheriae adlı mikroorganizmanın boğaz, burun, göz ve deriye yerleşmesiyle ortaya çıkan ciddi bir hastalıktır. Ciddi komplikasyonları olan bu hastalıkta ölüm riski mevcuttur. Kişiler hastalığı geçirseler bile vücut tam koruyucu cevap oluşturmadığı için tekrar hastalanma riskleri vardır. Bu nedenle hastaların da hastalık sonrasında aşılanmaları mutlaka gerekmektedir.

 

Difterinin en sık tuttuğu bölge yutak ve bademciklerdir. Başlangıç semptomları halsizlik, iştahsızlık, boğaz ağrısı ve hafif ateşi içerir.2-3 gün içinde bademciklerde küçük bir yama tarzından yumuşak damağın çoğunu kaplayan boyutlara çıkabilen gri-beyaz renkli bir membran oluşur. Daha sonra membran yeşil renge, eğer kanama olduysa da siyah renge dönebilir. Bu oluşumlar solunum yolu tıkanmasına sebep olabilir.

Difteri (Kuşpalazı) Hastalığının Nasıl Bulaşır?

Difteri halk arasında kuşpalazı olarak bilinmektedir, enfeksiyonun bulaşında hastalar ve taşıyıcılar rol oynamaktadır. Hasta bireyler bakteriyi öksürürken, hapşırırken ve konuşurken oluşan damlacıklar aracılığı ile hasta kişilerin solunum sekresyonları ile doğrudan temas ya da bu sekresyonlarla kirlenmiş kâğıt para gibi eşya veya maddelerle almaktadır. Bazı kişiler, solunum yollarında bu bakteriyi herhangi bir belirti göstermeden taşıyabilirler. Bu kişiler, hastalar gibi bakterinin bulaşmasında risk yaratırlar. Difteri basili ile karşılaşmamış veya aşılanmamış kişiler her yaşta hastalığa yakalanabilirler.

Difteri (Kuşpalazı) Hastalığının Bulaştırıcılık Ne Kadar Sürer?

Bulaştırıcılık genellikle tedavi edilmemiş hastalar 2-3 hafta boyunca bulaştırıcı (infeksiyöz) olurlar ve bulaştırıcılık genellikle antibiyotik tedavisi başlandıktan sonraki 24 saat içinde sona erer. Antibiyotik verilmezse nadiren 4 haftayı da geçebilir.

Difteri (Kuşpalazı) Hastalığında Ölüm Oranı Nedir?

Ülkeden ülkeye farklılık göstermekle birlikte ölüm % 20’lere kadar artan oranlarda görülür. Salgınlarda ise ölüm daha yüksektir; her üç kişiden biri kaybedilir.

Difteri (Kuşpalazı) Hastalığında Tedavisi Nasıldır?

Difteri tedavisinde kişiler diğer hasta ve sağlıklı kişilerden ayrılarak öncelikle boğaz kültürleri alınır sonrasında antitoksin ve antibiyotik tedavisi başlanır. Hasta hastalığı geçirse bile hastaneden çıkmadan önce muhakkak aşı uygulanır ve aşı her 10 yılda bir tekrarlanır.

Difteri Aşısının Etkinliği Nasıldır?

Yetişkinlerde uygun aralıklarla yapılmış 3 doz veya bebeklerde 4 doz difteri aşısı sonrasında %95’ ten fazlasında koruyucu antitoxin düzeyi (0.1 IU antitoxin/Ml) gelişir. Difteri toxoidinin klinik etkinliği %97 olarak tahmin edilmektedir.

Çocukluk Aşı Takviminde Difteri Aşı Şeması Nasıldır?

Mevcut takvimimizde difteri aşısı 5’li karma aşı (DaBT-İPA-Hib) şeklinde 2,4,6 aylarda yapılmakta ve 18. ayda tekrar dozu uygulanmaktadır. Kural olarak ise DaBT-İPA-Hib aşısının 1. ile 2. ve 2. ile 3. dozları arasındaki süre en az 4 hafta olmalıdır. Aynı aşının 3. dozu ile rapel dozu arasındaki süre ise en az 6 ay olmalıdır.

Aşının Yapılmaması Gereken Durumlar Nelerdir?

Aşı veya aşı kompanentlerine karşı ciddi alerjik reaksiyon (anaflaxi) öyküsü olanlara tekrar difteri aşısı yapılmamalıdır. Orta veya ağır akut hastalığı olanlarda aşı ertelenmelidir. Ancak hafif hastalıkta aşı yapılabilir. Bağışıklık sistemi baskılanmış olanlarda ve gebelerde difteri aşısı kontrendikasyon değildir.

Aşı Yan Etkiler Nelerdir?

Yaygın ürtiker, anafilaksi veya nörolojik komplikasyonlar gibi ciddi sistemik yan etkiler, difteri toksoidi uygulanmasından sonra ender olarak bildirilmiştir. Difteri toxoidi içeren aşı sonrasında lokal reaksiyonlar, genellikle hassasiyet ile birlikte olan veya olmayan deride sertlik (endurasyon) sık görülür. Lokal reaksiyonlar genellikle kendini sınırlar ve tedavi gerekmez. Ateş ve diğer sistemik yan etkiler sık değildir.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle