GeriGündem DEAŞ davasında beraata ilginç gerekçe
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    3
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

DEAŞ davasında beraata ilginç gerekçe

DEAŞ davasında beraata ilginç gerekçe

Gaziantep’te, 40’ı çocuk 56 kişinin can verdiği canlı bomba saldırısına ilişkin 12 sanığın yargılandığı davada gerekçeli karar yazıldı. “DEAŞ’ın kadınları örgüt üyesi olarak kabul etmediği” gerekçesiyle DEAŞ’ın Gaziantep emiri Mehmet Kadir Cebael’in eşi Fadile Cebael’e beraat kararı verildi.

GAZİANTEP’te 20 Ağustos 2016 günü 40’ı çocuk 57 kişinin can verdiği saldırıya ilişkin davaya bakan Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesi, yedi sanığa 57 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 1582 yıl hapis; bir kişiye dört kez ağırlaştırılmış müebbet ile 227 yıl hapis, iki kişiye dokuz ile 34 yıl arasında hapis cezası verdi. İki kişi suçsuz bulundu.

Kararda, DEAŞ’ın Gaziantep sorumlusu Mehmet Kadir Cebael’in talebi üzerine saldırıdan bir ay önce kimliği tespit edilemeyen 20-25 yaşlarında bir kişinin Suriye’den Türkiye’ye geldiği ve saldırıya kadar Cebael’in evinde kaldığı belirtildi. Saldırıdan sonra Cebael’in 16 Ekim 2016’da evine yönelik polis operasyonunda çatışmada öldüğü belirtildi. Mehmet Kadir Cebael’in eşi Fadile Cebael’e ait parmak izinin, bomba yapımında kullanılan malzeme konulan bir poşette bulunduğu anlatıldı. Cebael, poşetle ilgili “Eşim evin ihtiyaçlarını eve getirirdi. Ben de her ev hanımı gibi malzemeleri buzdolabına yerleştirir, boşalan poşetleri poşetliğe koyardım. Bu nedenle parmak izim çıkmış olabilir” dedi. Kararda, Cebael’in parmak izinin poşetlerde çıkmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, diğer sanıklarla irtibatı bulunduğu, eylemlere katıldığına kanıt olmadığı belirtildi. DEAŞ’ın kadınları örgüt üyesi olarak kabul etmediği belirtilerek, Cebael’in suç işlediğine dair vicdani kanı oluşmadığı belirtildi. Kararda şöyle denildi:

“DEAŞ’ın kadınları üye olarak kabul etmediği, aksine meta olarak gördükleri, kadınların tek görevinin ev hanımlığı yapmak, çocuk yetiştirmek ve eşinin hizmetkârlığını yapmak olduğu hususları göz önüne alındığında da sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkememizde vicdani kanı oluşmadığından beraatı cihetine gidilmiştir.”

Yorumları Göster
Yorumları Gizle