GeriGündem Dağcılar 18 yıl sonra Cilo'da
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dağcılar 18 yıl sonra Cilo'da

Cilo dağlarındaki 4170 metre yüksekliğindek Reşko zirvesi 18 yıl aradan sonra yeniden fethedildi. Tırmanışı gerçekleştiren dokuz kişilik ekibin liderliğini Atlas Dergisi yazarı Uğur Uluocak yaptı. Tırmanışın tüm öyküsüAtlas'ın Ekim sayısında.SİVİLLERE KAPALIYDIDağcılar için bir efsane olan Hakkari'nin güneydoğusundaki Cilo Dağları'na yıllardır hiçbir dağcı tırmanamıyordu. Bölge, terörün başladığı 1984'den bu yana sivillere kapalı tutuluyordu. Geçtiğimiz yıl ilk kez ziyarete açılan dağ silsilesiyle Türk dağcılar da hasret giderdi. Cilo Dağları'ndaki Reşko Tepesi, Ağrı'dan sonra ikinci büyük doruk sayılıyor. 4170 metre yüksekliğe varan zirvenin hemen altındaki vadi geçmişi 20 bin yıl öncesine kadar uzanan buzullarla kaplı.İKİ HAFTADA TIRMANDILARTürk ekibinin Ağustos'un ikinci yarısı başlayan tırmanışı tam bir hafta sürdü. 9 kişiden oluşan ekipte fotoğrafçı, gazeteci ve yazarlar yer aldı. Yaylalardan, vadilerden, yüksek yamaçlardan ipek bir tül gibi süzülen şelalelerden, buzullardan, buz göllerinden, dağ çiçeklerinin arasından geçerek zirveye ulaştılar. Bu zorlu tırmanışı gerçekleştiren grupta şu isimler yer aldı: Ekip lideri Uğur Uluocak (yazar-fotoğrafçı-dağcı), Bünyat Dinç (fotoğrafçı-dağcı), Handan Türkeli (Kanal D'de yayınlanan Keşifler Atlası'nın yönetmeni), Türker Talayman (dağcı), Ferhan Gökçay (dağcı) Ahmet Köksal (dağcı-yazar), Ali İhsan Gökçen (fotoğrafçı), Alper Işın Duran (dağcı), Haldun Ülkenli (dağcı).1937'DE FETHEDİLDİ Cilo'daki ilk coğrafi incelemeyi 1937'de bir Alman dağcı ekibi yapmış. İlk Türk ekspedisyonu (seferi) ise, Beden Terbiyesi Umum Müdürlüğü Dağcılık Federasyonu tarafından 1945'te düzenlenmiş. Dağcısından coğrafyacısına, ressamından yüksek irtifanın vücut üzerine etkilerini araştıran tıp doktoruna kadar bütünlüklü bir 'bilim seferi'ymiş bu. 13 kişilik ilk Türk ekibinin başında bulunan Reşat İzbırak, Cilolar'ı doçentlik tezinin konusu yapmış.JIRKİ AŞİRETİYLE İDDİACilo Dağları'nın en ilginç yerlerinden biri olan Cafer Kule'nin yüksekliği 160 metre. Dimdik kayadan oluşmuş bu kuleye çıkan ilk Türk ekibi yaylaya çıkan Jırki aşireti mensuplarıyla iddiaya tutuşmuş. Köylüler ‘‘buraya çıkamazsınız, çıkarsanız size bir oğlak keserim’’ demiş. Çünkü yıllar önce çıkan bir yabancı ekip, ‘‘Cafer Kule'ye Türklerin çıkmasının mümkünü yok’’ demişler. Gökyüzüne dimdik bir selvi gibi uzanan bu kulenin yüzeyi çürük kaya tabir edilen dokuyla kaplıymış. Sürekli sökülen ve bir bir aşağılara dökülen süngersi bir dokuyla kaplı yüzey tırmanışı zorlaştırıyormuş. K>ÖYLÜLER DÜRBÜNLE İZLEDİSabah başlayan tırmanışı aşağı yayladaki köylüler de dürbünleriyle saniyesi saniyesine izlemiş. Dağcılar kuleye çıktıklarında yayladaki köylüler tüfeklerini ateşleyerek bu zaferi bir şenliğe çevirmiş.16 Ağustos'ta büyük zirveye tırmanmak için yola koyulmuşlar. Dünyanın en zorlu tırmanışlarından biri olan Reşko'nun 800 metrelik dik duvarını aşmak kolay olmamış. Reşko ‘‘Karadağ’’ anlamına geliyor. Uzaktan bakınca geçit vermez, karanlık bir masal devini andırıyor. Binbir güçlükle sonunda zirveye varmışlar.ZİRVE DEFTERİ 18 YIL SONRA AÇILDIZirvede düzgün kayaların altına yerleştirilmiş, deri bir örtüyle kaplı ‘‘Zirve Defteri’’ onları beklemektedir. 40 yıl önce Reşko zirvesine çıkan Dağcılık Federasyonu üyelerinin doruğa emanet ettiği bu defteri çok sayıda dağcı imzalamış. Zirvede gecelemek imkansız olduğu için bir an önce inişe geçmeleri gerekmiş. İniş çıkıştan daha zordur çünkü, dağcı enerjisinin büyük bir bölümünü çıkışta tüketmiştir. Üstelik zirvenin altında bulunan ve yaklaşık dört kilometre uzunluğunda olan 20 bin yaşındaki buzulu aşmaları gerekmektedir. Tırmanış 47 iniş ise tam 15 saat sürmüş, 23 saat ağızlarına bir lokma girmemişti. Uğur Uluocak, Atlas'ın son sayısında işte bu zorlu yolculuğu ve karşılaştıkları tehlikeleri anlatıyor. Bir de bölgede bir uyku tulumu ve çadır bile bulamayan yerel dağcıların sıkıntılarını.