GeriGündem Çorlu’nun son Yahudisi hayatını kaybetti: Geride yaptığı hayırlar kaldı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çorlu’nun son Yahudisi hayatını kaybetti: Geride yaptığı hayırlar kaldı

Çorlu’nun son Yahudisi hayatını kaybetti: Geride yaptığı hayırlar kaldı

Trakya’dan İsrail’e göçen Yahudi cemaatinin son mensuplarından İsak Pinhas 90 yaşında İsrail’de vefat etti. 1948’de göçen Pinhas, Türkiye’yle bağını hiç kesmemiş, Çorlu’ya da bir okul yaptırmıştı. Çorlu’da ‘İsak Amca’ olarak bilinen Pinhas’ın da okulun da 85 yıl öncesine giden duygu dolu bir hikâyesi var.

İSAK Pinhas, 1929 yılında Çorlu’da doğdu. Buradaki Süceattin İlkokulu’nda ilk eğitimine başladı. Ailesi bölgede kereste ticareti yapıyordu. Sevilen, tanınan bir aileydi Pinhaslar. 1934’ün haziran günlerinde Çanakkale’de başlayan Musevi karşıtı olaylar, daha sonra bütün Trakya’ya yayılmıştı. Olaylar durulduğunda binlerce Yahudi önce Trakya’yı sonra da Türkiye’yi terk etti. İsak Pinhas o dönem henüz ilkokula yeni başlamıştı. Ailesi de bu süreçten etkilenmişti.

Çorlu’nun son Yahudisi hayatını kaybetti: Geride yaptığı hayırlar kaldı

Tekirdağ’da yaşamaya devam ettiler. İlkokula devam ederken 1939’daki Erzincan depremi oldu. Okulda Erzincan depremzedeleri için yardım toplanıyordu. Ailesinin ekonomik durumu iyi değildi. Bu nedenle Erzincan depremzedeleri için onun yerine arkadaşı 10 kuruş bağışta bulundu. Aynı yıl babasını kaybetti ve dayılarıyla yaşamaya başladı. 1942’de Hitler’in orduları Bulgaristan sınırına dayanınca Trakya’daki bütün Museviler kaçmaya başladı. İstanbul’a göçtüler. İstanbul’da Tophaneli Furtuni Hanım ile tanıştı. 1946’da evlendiklerinde ikisi de henüz 18 yaşındaydı. 1948’de de İsrail’e göçtüler.

Çorlu’nun son Yahudisi hayatını kaybetti: Geride yaptığı hayırlar kaldı

‘10 KURUŞ MAHBUCİYETİ’

İsrail’de bir süre peynir mandırasında çalıştı. Daha sonra Tel Aviv yakınlarında kendi işletmesini kurdu. Kendi markasıyla ünlü olan süt ürünleri üretti. İstanbul ve Tekirdağ ile bağını hiç kaybetmedi. Öğretmeniyle mektuplaşmaya devam etti. 1972 yılındaki bir mektubunda öğretmeni, ona okul ihtiyacından bahsetmişti. 1939 yılında arkadaşının kendisi yerine yaptığı 10 kuruşluk bağışı geri ödeyememenin yükünü hep omuzlarında hisseden Pinhas, bu borcunu Çorlu’ya bir okul yaptırarak ödemeye daha o zaman karar vermişti.

OKULU TARİHE KARIŞMIŞTI

Türkiye’ye ilk kez 40 yıl sonra eşi Furtuni ile birlikte 1988’de geldi. İlk işi kendi ilkokuluna gitmek oldu. Ancak gördü ki okul çoktan tarihe karışmıştı. Özellikle ilkokul yaptırmak istiyordu. Bunun için ilk adımları attılar. Ancak girişimleri bürokrasiye takıldı. 2005 yılında tekrar denedi. Bu kez valinin de müdahalesiyle süreç hızla ilerledi. 2008’de protokol imzalandı. 2010’da kendisinin ve eşinin adını taşıyan 32 derslikli okul açıldı. Öğretmeninin 1972 yılında gönderdiği mektup, okulun girişinde özel bir yere yerleştirildi. Okul ile bağlarını hiç kesmediler. 2013’e kadar da düzenli olarak gelip okulu ve öğrencileri ziyaret ettiler. Pinhas okulunu yaptırdıktan sonra da bağını hiç koparmadı. Gözü kulağı okulun üzerindeydi. Ayrıca 2011’deki Van depreminden sonra kendi fabrikasından tonlarca peyniri depremzedelere gönderdi. Pinhas 2010’dan sonra süt ve süt ürünleri fabrikasını satarak tasfiye etmişti. İstanbul’daki Musevi Cemaati’nden bir grup da Pinhas’ın cenaze töreni ve taziye için İsrail’e gitti.

Çorlu’nun son Yahudisi hayatını kaybetti: Geride yaptığı hayırlar kaldı

OKUL DUYURDU

Furtuni ve İsak Pinhas Ortaokulu, Pinhas’ın ölümünü sosyal medya hesabında şöyle duyurdu: “Okulumuzun kurucusu İsak Pinhas’ı kaybetmenin acısını yaşıyoruz. Başımız sağolsun.”

‘İYİ İNSANLAR YETİŞSİN DİYE OKUL YAPTIRDIM’

İSAK Pinhas okulun 2010 yılındaki açılışında “Bana okumak nasip olmadı. Memlekette iyi insanlar yetişsin diye burada bir okul yaptırmam gerektiğine inandım. Bu okuldan Türkiyemize faydalı olacak gençler yetişeceğine inanıyorum” diye konuşmuştu.

BÜTÜN ÖĞRENCİLER ÇOCUKLARIYDI

Oktay Kaplan (Furtuni ve İsak Pinhas Ortaokulu Müdürü): İsak Amca en son 2013’te gelebildi. Hasta olup yatağa düşünce ziyaret etmek istedik aslında ama Furtuni Teyze, ‘Hep eski haliyle hatırlayın onu’ diyerek gelmemizi istemedi. 13 Haziran’da da Furtuni Teyze aradı. İsak Amca’yı kaybettiğimizi söyledi. Düzenli olarak okulu arayıp soruyorlardı. Sürekli de okulun ve öğrencilerin fotoğraflarını gönderiyorduk. Okulu ve öğrencileri yakından takip ediyorlardı. Öğrencilerin başarılarından ne kadar mutlu olduklarını hissediyorduk. Öğrencilerimizin fotoğraflarını gördüklerinde sevinçle bizi arıyorlardı. ‘Evimizde çiçekler açtı’ diyerek ne kadar sevindiklerini söylerlerdi. Çocukları yoktu, bütün öğrencileri çocukları gibi görüyorlardı.

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle