GeriGündem ‘Çocuğum dışarı çıkma’ diye yazdım, oysa...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Çocuğum dışarı çıkma’ diye yazdım, oysa...

‘Çocuğum dışarı çıkma’ diye yazdım, oysa...

Sri Lanka’daki terör saldırısında Türk mühendisler Serhan Selçuk Nariçi ve Yiğit Ali Çavuş’un ölümü ailelerini yasa boğdu. Yiğit Ali’nin babası Mehmet Çavuş, “İdeali, Amerika’da yüksek lisans yapıp ülkesine hizmet etmekti” derken, Serhan Selçuk’un babası Mehmet Nariçi de o anları “Yabancı basın Sri Lanka’da patlama olduğunu yazıyordu. WhatsApp’tan, ‘Çocuğum dışarı çıkma’ diye yazdım. Oysa çocuk zaten dışarı çıkmış” diye anlattı.

MÜHENDİS Serhan Selçuk Nariçi (34) pazar günü Shangri-La Oteli’nde kahvaltı yaparken yakalandı terörist saldırıya. Serhan Selçuk Nariçi’nin Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesindeki babaocağında yas var. Emekli memur Mehmet Nariçi, oğlunun parlak bir eğitim hayatına sahip olduğunu belirterek şunları anlattı: “Oğlum Adıyaman’da Anadolu lisesini bitirdi. Daha sonra Gaziantep Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Yabancı dili çok iyi, çalışkan bir çocuktu. Oğlumun daha önce çalıştığı yerler daha tehlikeliydi. Sri Lanka’dan önce Afganistan’da 2 yıl kadar çalıştı. 6 ayda bir 10 günlüğüne memlekete gelirdi. Sri Lanka güvenli ve turistik bir yer olduğu için arkadaşlarıyla sahile gidiyordu. Çarşıda rahat rahat gezip lokantada yemek yiyordu. Oğluma defalarca Türkiye’ye gelmesini ve burada çalışmasını söyledim. O her seferinde, ‘Daha gelemem. Burada bir yıl daha kalmam gerek’ diyordu. Demek ki nasibi buymuş.”

‘GÜNAYDIN’ YAZMIŞ

Birkaç günde bir oğluyla görüştüğünü söyleyen Nariçi olay gününe ilişkin ise şunları söyledi: “Patlamadan bir gün önce oğlumla görüntülü konuştum. Her şey yolundaydı. Ertesi gün sabahleyin WhatsApp’tan ‘Günaydın’ diye yazmış. Ben de sabah 07.00-08.00 sıralarında mesajını gördüm. Daha sonra haberlere baktım. Rus gazeteleri ve yabancı basın Sri Lanka’da patlama olduğunu yazıyordu. Hemen kendisine ulaşmaya çalıştık. WhatsApp’tan, ‘Çocuğum dışarı çıkma’ diye yazdım. Oysa çocuk zaten dışarı çıkmış. Yazdıklarımıza cevap vermeyince arkadaşına mesaj attık. O da ulaşamadığını söyledi. Daha sonra Dışişleri Bakanı beni arayarak oğlumun hayatını kaybettiğini söyledi.”

‘İNSANLIK DIŞI HAREKET’

Serkan Selçuk’un ailenin üçüncü çocuğu olduğunu söyleyen baba Nariçi katliamla ilgili, “Bu hiçbir anlam yüklenmeyecek adi ve insanlık dışı bir harekettir. Hiçbir şeyle alakası olmayan masum insanların böyle gaddarca öldürülmesi kabul edilemeyecek bir şeydir” diye konuştu. Mühendis Nariçi’nin cenazesi Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde toprağa verilecek.

Serhan Selçuk Nariçi’yle üniversiteden beri arkadaş olduklarını söyleyen Genç Kızılay Gaziantep Başkanı Mesut Coşkun ise “Üniversitedeyken kültürel aktivitelere ilgi duyardı. Sri Lanka’ya gittikten sonra da kendisiyle görüşmeye devam ettik. En son Sri Lanka’da motosiklete ilgi duymaya başladı. Arkadaşlarıyla motor gezileri yapıyordu. Böyle bir olayda hayatını kaybettiğini öğrendiğimizde çok üzüldük” dedi. -İdris EMEN

 

İDEALİ ÜLKESİNE HİZMET ETMEKTİ

Türk mühendis Yiğit Ali Çavuş (27), İstanbul Teknik Üniversitesi’ni (İTÜ) onur derecesiyle bitirmişti. Babası, ‘ideali Amerika’da yüksek lisans yaptıktan sonra Türkiye’ye gelip iyi bir konumda ülkesine hizmet etmekti’ diye anlatıyor oğlunu. Yiğit Ali Çavuş’un İstanbul Bostancı’daki babaevinin bulunduğu binaya Türk bayrağı asıldı. Yakınları taziye için eve gelirken babası Mehmet Çavuş, “Otele kahvaltıya gitmişler ve bu olay meydana gelmiş. Kendisi sürekli spor yapardı. 1.90 boyunda, atletik bir çocuktu. Rabbim cennet etsin mekânını, başka ne diyeyim” ifadelerini kullandı.

Oğlunun özel bir şirkette mühendis olarak 2 yıldır Sri Lanka’da çalıştığını söyleyen Mehmet Çavuş sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada İTÜ’yü onur derecesiyle bitirdi. İdeali, Amerika’da yüksek lisans yapıp Türkiye’ye gelip iyi bir konumda ülkesine hizmet etmekti. Çok başarılı ve pırıl pırıl bir çocuktu. İngilizce ve Almanca’yı anadili gibi biliyordu. Yardımseverdi. Oradaki gariban insanları gördüğünde hep bana, ‘Baba, bunlar çok zor şartlarda yaşıyor, elimden gelen yardımı yapmaya çalışıyorum’ derdi. Cuma namazlarına gittiğinde, ‘Baba burada namaz kılacağımız yerde bir halı bile yok başımızı koyacağımız’ derdi. Kaybettik. Çok güzel bir çocuktu. En son 5 ay önce gelmişti ama sürekli görüntülü olarak konuşuyorduk. Haziran ayında da Manisa’da bedelli askerlik yapacaktı.” -Aziz ÖZEN

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle