GeriGündem Çin özel sektörünün vizyonu daha mı geniş
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çin özel sektörünün vizyonu daha mı geniş

ÇİN rekabetinden sadece biz değil Avrupalılar da korkuyor.Geçenlerde Çin'in dünyadaki tekstil makinelerinin yüzde 80'ni kullandığına dikkat çeken Le Monde Gazetesi’ne göre, Çin rekabeti önümüzdeki yıldan itibaren Avrupa tekstilini allak bullak edecek.Ucuz emek başta olmak üzere Çin'in avantajları hayli fazla.Ancak önceki gün İstanbul'da düzenlenen ‘‘İş Dünyasında Sürdürülebilir Kalkınma’’ Kongresi'nde anladım ki Çin özel sektörünün vizyonu bizim özel sektörün vizyonundan geniş.Bunu neye dayanarak söylediğime geçmeden önce yukarıda sözünü ettiğim kongreye değinmek istiyorum.Tema ve TOBB liderliğinde, Aygaz, Ak Emeklilik, Shell gibi şirketlerin sponsorluğuyla gerçekleştirilen bu kongre İstanbul'da bir ilk.İş dünyasına yönelik ama özel sektörden kimse yok.200 kişi davet edilmiş olmasına rağmen ‘‘Sürdürülebilir Kalkınma’’ kavramı pek yeni olduğundan kongre talep görmemiş anlaşılan.Peki ‘‘Sürdürülebilir Kalkınma’’ ne demek?Procter&Gamble Şirketi'nden Peter White kavrama çok basit bir açıklama getiriyor: ‘‘Herkese daha kaliteli bir yaşam.’’Bunun için dünya ekonomisinin yüzde 90'ını elinde bulunduran özel sektörün önderliği şart.Özel sektör sosyal sorumluluğunu bilecek, çevreye saygılı ve yeniliklere açık olacak, etkili bir ekonomi politika izleyecek ki herkes kaliteli bir yaşama kavuşsun.İşin özeti bu.Bu felsefeye inanmış olan dünyanın önde gelen şirketleri (170 tane) bir araya gelmiş ve ‘‘Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’’ni kurmuş.Konsey Direktör Yardımcısı Rebekah Young'dan öğreniyorum ki konseyin 46 ülkede partneri var.En az 10, en fazla 200 şirket bir araya geliyor, bir İş Konseyi kurup partner olabiliyorlar.Arjantin'den Güney Afrika'ya, Yeni Zelanda'dan Portekiz'e kadar uzanan geniş bir ağa dahil oluyorlar.Peki bu ağa yani ‘‘Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’’nin ağına Türkiye dahil mi?Rebekah Young'dan aldığım cevap ‘‘hayır’’...Bunun böyle olduğu zaten kongreye ilgisizlikten belliydi.Dünyadaki gelişmelerden ne kadar kopuk olduğumuz ortada.Anlattıklarımın Çin ile ilgisi ne?Young'dan öğrendiğime göre, Çin dün Konsey'e katılan 47. partner olmuş.Yani Çin özel sektörü ‘‘sürdürülebilir kalkınma’’ kavramına yabancı bizim özel sektörden çabuk davranıp dünyadaki bu yeni akıma dahil olmuş.İstanbul'da üç gün yapılması planlanan ancak ilginin azlığı nedeniyle bir güne sıkıştırılan bu kongreden bir gün önce ‘‘Turquality’’nin sunumu vardı.‘‘Turquality’’ Türk markasını dünyaya tanıtmayı amaçlayan bir nevi kampanya.Şimdi sorum şu: Dünyadaki trendlere duyarsız bir özel sektör Allah aşkına kaç marka çıkartabilir?Mimar Sinan'a dairNEW York Times yazarı Stephen Kinzer'in geçen hafta İstanbul'daki bir toplantıda Türk banknotlarıyla ilgili söylediklerine okurlardan hatırlatmalar geldi.Kinzer'in gözünden kaçmış, ben hatırlamadım: Mimar Sinan'ın portresi 10 bin liralıklar üzerine basılmış.Bombay’a kimler gittiDÜNYA Sosyal Forumu bugün Hindistan'ın Bombay şehrinde başlıyor.Globalleşme karşıtlarının Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'na alternatif olarak birkaç yıldan beri Brezilya'da Porte Alegre'de düzenledikleri Sosyal Forum bu yıl Hindistan'a taşındı.Genellikle Davos ile (bu yıl 21-25 Ocak) aynı tarihlere denk gelen Sosyal Forum bu yıl nedense öne çekildi.‘‘Başka bir dünya mümkün’’ sloganıyla yola çıkan 75 bin kişi bugünden itibaren Bombay’da toplantılarına başlıyor.Gündemlerinde neler var?Sürdürülebilir kalkınma, etik ticaret, çevre, azınlık hakları...Listeyi daha da uzatmak mümkün.Globalleşme karşıtlarının ‘‘guruları’’ olarak bilinen Amerikan solunun ünlü ismi Noam Chomsky başta, Fransız Köylü Konfederasyonu'nun Başkanı Jose Bove, satış rekorları kıran No Logo kitabının yazarı Naomi Klein, gençlerin sevdiği şarkıcı Manu Chao Mumbai randevusuna katılanlardan bazıları.Peki Türkiye'den gidenler kimler?Bildiğim kadarıyla ‘‘Bağımsız Sosyal Bilimciler’’ grubundan Bilkent öğretim görevlisi Erinç Yeldan, Ankara Üniversitesi SBF'den Korkut Boratav, aynı üniversiteden Ahmet Dikmen, ODTÜ'den Galip Yalman, Boğaziçi Üniversitesi'nden Şemsa Özar ve Fatma Gök Mumbai'ye gitmiş.Yukarıda saydığım isimler ‘‘Ortadoğu'da Neo-Liberal Politikalara karşı direniş’’ paneline katılacaklar.Profesör Erinç Yeldan ayrıca ‘‘Finansal Kırılganlık ve Azgelişmişlik’’ üzerine bir panelde konuşmacı olacak.Sanıyorum Barış Girişimi gibi sivil toplum kuruluşlarından da Bombay’a gidenler vardır. Haberlerini bekliyoruz.