Gündem Haberleri

    Büyükanıt'tan 'en üst düzey' vurgusu

    Hürriyet İnternet
    02.10.2006 - 11:29 | Son Güncelleme:

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'tan tartışılacak mesajlar: İrtica tehdidi vardır ve buna karşı tedbir alınmalıdır. En üst düzeyde laikliği yeniden tanımlamak isteyenler vardır.

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükantı, Harp Akademileri'ndeki törende konuştu. Büyükanıt, konuşmasını üç başlık altında topladı. Önce genel bir değerlendirmede bulunan Büyükanıt, ardından irtica ve bölücü terör ile TSK'ya yönelik soruşturmalar konusunda açıklamalar yaptı. 

     

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyanın, Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası için güçlü muhafızların varlığını gerekli kıldığını vurgulayarak, “Bu güçlü muhafızlar, ulus ve devletin yalnız askeri, polisi değil tüm kurumlarıdır. Harp Akademilerimiz, verdiği eğitim ve öğretimle yalnız Silahlı Kuvvetlerin değil, aynı zamanda Cumhuriyetin güçlü muhafızlarını da yetiştirmektedir” dedi.

     

    İRTİCA TEHDİDİ VARDIR

     

    Orgeneral Büyükanıt, Başbakan Erdoğan'ın, "İrtica tehlikesi yoktur" sözlerinin tersine, "İrtica tehlikesi vardır" dedi. Büyükanıt irtica konusunda şunları söyledi:

     

    "İrtica ve bölücü terör konusuna da değinmek istiyorum. Kuvvet Komutanlarımız yapmış olduğu konuşmalarda TSK'nın görüşlerini net olarak dile getirmişlerdir. Tamamen ben de katılıyorum.

     

    "LAİKLİĞİ YENİDEN TANIMLAYALIM DİYENLER" YOK MUDUR

     

    Bazı sorular sormak istiyorum. Her fırsatta 'laikliği yeniden tanımlayalım' diyenler yok mudur, bunlar devletimizin en üst kademelerinde yer almıyor mu? Cumhuriyetin temel nitelikleri ağır bir saldırı altında değil mi? Her fırsatı TSK'ya saldırı için kullananlar kimlerdir? Bu listeyi uzatmak mümkün. Bu sorulara hayır Türkiye'de bunlar yoktur diyebiliyor muyuz? Diyemiyorsak irtica tehdidi vardır ve buna karşı her türlü önlem alınmalıdır."

     

    TEK TERÖRİST KALMAYANA KADAR MÜCADELE SÜRECEK

     

    Büyükanıt, "Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), tek terörist kalmayacağına kadar mücadelesini sürdürecektir. Bazı ülkeler terör örgütlerinin faaliyetlerine seyirci kalıyor" dedi. Büyükanıt şöyle devam etti:

     

    SANKİ ÇATIŞAN İKİ ÜLKE VAR

     

    "TSK'nın terörle mücadelede taraf olduğu defalarca açıklanmalıdır. Bir süredir sanki çatışan iki ülke varmış gibi ateşkes sözü kullanılmaktadır.

     

    /images/100/0x0/55eac75df018fbb8f89627bbTÜRK ADALETİNE SIĞINSINLAR

     

    Geçtiğimiz hafta da Irak Devleti Başkanı sıfatı taşıyan kişi tarafından terör örgütünü ateşkese ikna edeceği açıklaması yapılmıştır. TSK silahlı tek terörist kalmayıncaya kadar terörle mücadelesini sürdüreceğini çeşitli defalar açıklamıştır. Terör örgütü için tek çare silahını kayıtsız şartsız bırakıp Türk adaletine sığınmasıdır."

     

    TSK'YA SALDIRILAR

     

    Türk Silahlı Kuvvetlerine saldırılar, dıştan olduğu kadar içeriden de desteklenmektedir" diyen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, şöyle devam etti:

     

    "Terörle mücadelenin bir başka boyutu da terör örgütüne sağlanan dış destektir. NATO tarihinde ilk defa hem AB hem de NATO, PKK'yı terörist örgüt ilan etmiştir. Yine her iki kuruluş kendilerine de doküman yayınlamışlardır. Hal böyle iken bu kuruluşlara üye olan bazı devletler kendi topraklarında terör örgütünün kendi topraklarında serbestçe faaliyet göstermesine seyirci kalmaktadırlar. Ülkesinde yakaladıkları teröristleri yargılamamakta ya da kaçmalarına müsaade etmekte ya da terör örgütüne geri göndermektedir. Bir TV kanalının yayının önlenmesi ile ilgili ülke, durumu ifade özgürlüğü kapsamına sokarak müttefikinin değil teröristlerin yanında yer alabilmiştir.

     

    Bazı kesimlerce TSK'yı yıpratmak için sürdürülen kampanyaya değinmek istiyorum. TSK tenkitlere her zaman açıktır. Hatta bunlar bilime, mantığa ve gerçeklere dayandığı takdirde istifade etmesi kaçınılmazdır. Bir süredir Türkiye Cumhuriyeti'nin temel niteliklerini sorgulama amaçlı kampanyalar sürdürülmektedir. Saldırının dozu ne kadar artarsa bu demokratikleşme yönünde atılmış o kadar büyük adım olarak kabul edilmektedir. TSK da bu kampanyanın en önemli hedeflerinden biri haline getirilmiş, ordumuzun toplum içindeki yerini sorgulamaya ve TSK'yı demokratikleşmenin önünde engel olarak göstermeye başlamışlardır. Bu saldırılar dıştan olduğu gibi içimizden de destek bulmuştur.

     

    /images/100/0x0/55eac75df018fbb8f89627bdMADDİ HATALARLA DOLU BELGE

     

    Dost ve müttefik ülkenin genelkurmay başkanı üzerindeki üniforma ile Türkiye'ye gelip yanlışlarla dolu eleştirilerde bulunabilmiştir. TSK'nın konumu konusunda içeriği pek çok maddi hata ile dolu yeni bir belge yayınlanmıştır. Bu belgenin tanıtımı 22 Eylül'de yapılmıştır. Bu toplantıda yerli yabancı konuşmacıların sözleri her türlü tahammül sınırını aşmıştır. Bu konuşmacılar TSK'nın kanunlardan aldığı yetkileri 'ülkenin hukuki ve kurumsal yapısına saygısızlık' olarak tanımlamışlardır.

     

    Bütün bu mesnetsiz açıklamalara devletin hiçbir kademesinden açıklama gelmedi. Siyasi her türlü polemiğin dışında kalmak için azami çaba gösteren TSK'nın AB paravanı arkasına saklanılarak yapılan saldırılara karşı kendini korumak da en tabi hakkıdır. Bizi savunan olmuyor, kendimizi savunmaktan çekinmeyeceğiz.

     

    TSK HEDEF TAHTASI OLAMAZ

     

    TSK bazı çevrelerin hedef tahtası olamaz. Asker olarak bizim siyasetle ilgimiz yoktur. Ancak güvenlik ve rejim ile ilgili temel mülahazalarımızdan rahatsızlık duyanlar varsa bu onların rahatsızlığıdır.

     

    Bay Krestchmer 22 Eylül'de yapılan tanıtım toplantısında 'TSK ulusal güvenlik konusunda geniş perspektiften bakarak açıklamalar yapıyor. Bu açıklamalar halk üzerinde geniş etkiler yapıyor" tesbitinde bulunuyor. Bu tür ifadeleri açık Türkçeye çevirmek istiyorum.

     

    Sözü geçen AB temsilcisi neden rahatsız oluyor. TSK'nın sözlerinden halkın etkilenmesinden neden rahatsız oluyor? Yoksa TSK'nın söylemleri bu sözleri söylenlerin gizli ajandalarını mı zorluyor?

     

    İçinde polis teşkilatından üyelerin de bulunuğu rapor hazırlanmıştır. Yargıya intikal etmiş münferit olayları tek merkezden yönlendiriliyor olduğu gösterilmiştir. Bu beyanları Kasım ayında AB tarafından yayınlanacak İlerleme Raporu öncesinde yayınlamak da TSK'yı cevap vermeye zorlamak istedikleri de aşikardır. Siyasi her türlü polemiğin dışında kalmak için büyük gayret göstermektedirler. TSK kimsenin hedef tahtası değildir, olamaz. TSK, AB üyeliğini tamamen destekliyor. Sözü geçen AB görevlisi neden halkın TSK'ya güveninden neden rahatsızlık duyuyor.

     

    RAPORLARIN KİMLERİN DESTEĞİ İLE YAPILDIĞINI BİLİYORUZ

     

    Bu raporların kim veya kimlerin desteği ile yapıldığını biliyoruz. Bu raporlar daha da artarsa belgelerle açıklama yapacağız. Bu raporun açıklanmasına Türk yetkililer de katılmış konuşma yapmışlardır.

     

    /images/100/0x0/55eac75df018fbb8f89627bfGENELKURMAY BAŞKANI KİME BAĞLI BELLİDİR

     

    TSK'yı demokratikleşmenin önünde engel olarak göstermeye çalışıyorlar. TSK AB üyeliğini destekliyor. Asker olarak bizim siyasetle ilgimiz yoktur. TSK'nın demokrasi dışı hangi söylemleri vardır? Genelkurmay Başkanı'nın kime bağlı olduğu bellidir."

     

    10 TV CANLI YAYINLADI


    Maslak’taki Harp Akademileri Komutanlığında düzenlenen törene, Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın yanı sıra Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu, askeri ve mülki erkan ile sivil müdavimler katıldı. 10 televizyon kanalı canlı yayınladığı töreni, aralarında yabancı basın mensupları ile köşe yazarları ve medya yöneticilerinin de bulunduğu yaklaşık 150 basın mensubu izledi.

    Etiketler: gündem
    Son Dakika Haberler
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı