GeriGündem Bolton’a iki kırmızı dosya
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bolton’a iki kırmızı dosya

Bolton’a iki  kırmızı dosya

Türkiye’ye gelmeden önce yaptığı açıklamalarla Ankara’nın tepkisini çeken, ABD Başkanı Trump’ın danışmanı John Bolton dün Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’la görüştü. İbrahim Kalın, Bolton’a iki kırmızı dosya verdiğini belirterek, “Birinci dosya, Türkiye’nin Kürt kardeşlerimize dönük kucaklayıcı, kapsayıcı politikalarını içeren bilgi notuydu. İkincisi ise YPG-PYD terör örgütünün Suriye’de işlediği suçlar ve insan hakları ihlalleriyle ilgili bir dosya” dedi.

ABD’nin Suriye’den çekilme kararının ardından temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya gelen, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton dün Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’la Beştepe’de 2 saat 10 dakika süren kritik bir görüşme yaptı. Kalın, görüşmeye ilişkin basın toplantısında özetle şunları söyledi:

NET BİR ŞEKİLDE İFADE ETTİK

“Suriye Kürtleriyle PKK terör örgütü ve onun Suriye kolu PYD-YPG’nin birbirine karıştırılması, aynı şeymiş gibi cümle içinde kullanılmasına Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere hepimiz tepkimizi verdik. Bu sabahki görüşmede de bunların net bir şekilde birbirinden ayrılması gerektiğini ifade ettik. PKK terör örgütü, onun Suriye kolu PYD-YPG yahut benzeri örgütler Kürt kardeşlerimizin temsilcisi olamazlar. Çekilme sürecinin PYD-YPG dahil olmak üzere terör örgütlerine yeni fırsat alanları yaratmasına izin vermemeliyiz. Bu konuda Amerikalı müttefiklerimizle koordinasyon içinde olacağız.

TEYİTLİ RANDEVU SÖZÜ YOKTU

(Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bolton’un randevu teklifini geri mi çevirdi?) Sayın Cumhurbaşkanımızın teyitli bir randevu sözü yoktu. Böyle bir talep söz konusu idi. Biz bunu en baştan beri teyit etmemiştik. Son tahlilde Bolton’ın muhatabı bellidir. O kişilerle de görüşmelerini yaptılar. Dolayısıyla buna gerek duyulmadı. Ama bunu bir tepki gibi değerlendirmek doğru olmaz.
YPG-PYD konusunda Türkiye’nin tavrı net. Bizim bugüne kadarki bütün harekâtımız, politikalarımız, operasyonlarımız Kürt halkına da baskı ve zulüm uygulayan bu terör örgütlerinin bu istibdat ve zulüm politikalarına son vermektir. Bu anlamda bizim oradaki varlığımız, izlediğimiz politikalar Kürt kardeşlerimizin de can ve mal güvenliğini garantiye almayı hedeflemektedir.
YPG-PYD’ye verilen silahların toplanması meselesini de konuştuk. Askerler ve istihbarat birimleri bu konuyu detaylı bir şekilde ele alacak. Bu konuyla ilgili bir çalışma yaptıklarını bize ilettiler. Bizim beklentimiz bütün silahların toplanması, askeri üslerin boşaltılması ve oradaki yerel unsurlara devredilmesi. Bu silahların Türkiye tarafından parayla alınması gündemde değil. Uluslararası koalisyonla ile birlikte bizim DEAŞ ile mücadelemiz de devam edecek.

DETAYLI BİR ŞEKİLDE ANLATTIK

Bolton’ın İsrail’deki açıklamaları Türk kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Biz de kendisine bu konuyu detaylı bir şekilde anlattık. Ben kendisine bu meseleyi Irak’tan, Suriye’den ve Türkiye’den örnekler vererek anlattım. Türkiye’nin Kürt kardeşlerimize dönük bölgedeki politikalarını izah ettim. Bunları da ihtiva eden bir dosyayı kendisine verdim. Irak’ta Saddam zulmünden kaçan Kürtlere de kapılarımızı açtık. Suriye’de Kobani olayları olduğu zaman 200 binden fazla Kobanili Kürt’ü Türkiye’ye alan biziz. Mülteci akını olduğu zaman biz hiç kimsenin etnik kimliğine bakmadık. ‘Bunlar Kürt’tür, giremez’ demedik. Suriye’ye insani yardım gönderirken bölgeler arası ayrım yapmadık. ‘Türkiye girince Kürtler zarar görecek’ gibi argümanlar PKK propagandasıdır. Bunlara Amerika gibi ciddi bir devletin kulak asmaması gerekir. Bizim ülkemizde milyonlarca Kürt barış içinde yaşamaktadır. Parlamentomuzda Kürt milletvekillerimiz vardır, kabinemizde Kürt bakanlarımız olmuştur.

BİLİNÇLİ GECİKTİRME GÖRÜNMÜYOR

ABD’nin çekilmesiyle ilgili bir yavaşlama söz konusu değil. Bilinçli bir geciktirme görünmüyor. Ama asıl önemli olan buradan çekilirken geride neyin nasıl bırakılacağı, bu silahların toplanıp toplanmayacağı, Amerikan üslerinin akıbetinin ne olacağı, ABD’nin YPG ile angajmanlarının ne zaman ve ne şekilde sonlandıracağı meseleleridir. Fırat’ın doğusunun terör unsurlarından temizlenmesi de bu şarta bağlıdır.

GÜVENCE ASLA SÖZ KONUSU DEĞİL

(Bolton’a verdiği kırmızı dosya) Bolton’a iki kırmızı dosya verdim. Birinci dosya, Türkiye’nin Kürt kardeşlerimize ve vatandaşlarımıza dönük kucaklayıcı, kapsayıcı politikalarını içeren bilgi notuydu. Suriye, Irak ve bölgedeki diğer Kürtlere dönük. İkincisi ise YPG-PYD terör örgütünün Suriye’de işlediği suçlar ve insan hakları ihlalleriyle ilgili bir dosya. (ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Suriye’deki PYD- YPG unsurlarının korunması güvencesi verdiği iddiası) Sayın Trump ile görüşmelerde veya başka bir kanaldan öyle bir güvencenin verilmesi asla söz konusu değildir. Hiç kimse Türkiye’nin bir terör örgütüne güvence vermesini beklemesin.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle