Bir babanın çaresizliği

Güncelleme Tarihi:

Bir babanın çaresizliği
Oluşturulma Tarihi: Ocak 11, 2007 11:07

Trabzon'un Akçaabat ilçesinde yaşayan Muhammet Yılmaz, 3.5 yıl arayla, her ikisi de 16 yaşında olan iki oğlunu aort ana atardamarlarının patlaması sonucu kaybetti. Acılı baba, kalan 8 yaşındaki oğlunun da ağabeyleriyle aynı kaderi paylaşmasından korkuyor.

Muhammet Yılmaz'ın 16 yaşındaki en büyük oğlu Aydoğan Yılmaz, 3.5 yıl önce bisiklet kullanırken fenalaştı. Trabzon Numune Hastanesine kaldırılan ve buradan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesine sevk edilen Yılmaz, 6 saat müşahade altında kaldıktan sonra hayatını kaybetti.

Herhangi bir teşhis konulamayan Aydoğan Yılmaz'ın yapılan otopside, “aort anevrizması” sonucu aort ana atardamarın patlaması nedeniyle öldüğü tespit edildi.

Muhammet Yılmaz, doktorların bu hastalığın kalıtsal olmadığını kendisine bildirmesine rağmen, ikinci çocuğu olan Emre Yılmaz'ı yine de zaman zaman kontrole götürdü.

Doktorların, her defasında bir problem olmadığını söylediği Trabzon Ticaret Meslek Lisesi son sınıf öğrencisi Emre Yılmaz (16), 7 Ocak Pazar günü evde otururken halsizleşti.

Babası tarafından Numune Hastanesine kaldırılan ve oradan da KTÜ Tıp Fakültesine sevk edilen Emre Yılmaz'a teşhis konulamadı.

Doktorlarla görüşen baba Muhammet Yılmaz'ın, 3.5 yıl önce 16 yaşındayken büyük oğlunun aort anevrizması sonucu öldüğünü söylemesi üzerine, Emre Yılmaz'ın Koşuyolu Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmesine karar verildi.

Bunun üzerine zamanla yarışan Yılmaz ailesi, ilk uçakla İstanbul'a gitmek istedi. İlk uçakta yer olmaması, koltuğuna bin YTL önerilmesine rağmen yolculardan da yerini veren çıkmaması üzerine Yılmaz ailesi özel uçak kiralamaya karar verdi.

Yaklaşık 8 bin dolara kiralanan uçakla İstanbul'a götürülen Emre Yılmaz, kaldırıldığı Koşuyolu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 7 saat süren ameliyata rağmen hayatını kaybetti.

Trabzon'a getirilen Emre Yılmaz'ın cenazesi, Akçaabat'a bağlı Özakdamar köyünde, 3.5 yıl önce ölen ağabeyinin mezarının yanına defnedildi.

“YUNUS'A SARILARAK ACIMI HAFİFLETİYORUM”

Muhammet Yılmaz, her iki oğlunu da 16 yaşında kaybetmenin üzüntüsünü yaşadığını belirterek, “Daha önce teşhis bile konulamadan oğlunu kaybeden bir baba olarak, doktorların bu kez doğru teşhisi koymalarını ben sağladım. 3.5 yıl önce en acılı günüm, hiç unutmayacağım bir deneyim yaşatmıştı bana. Ama Emre'yi kaybettik” dedi.

Kalan tek oğlu olan 8 yaşındaki Yunus'u yaşatmak için elinden geleni yapacağını ifade eden Muhammet Yılmaz, “Yunus'a sarılarak acımı hafifletiyorum. Bu acılar bana, kalan tek oğlum Yunus'un yaşaması, onun da böyle bir sona gitmemesi için her şeyi yapmam gerektiğini öğretti. Elimizden geldiğince tüm tıbbi olanaklardan yararlanacağız” diye konuştu.

AORT ANEVRİZMASI NEDİR?

KTÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Çelik, ”Aort Anevrizması'nın, ana atardamar aortun normal çapından geniş bir çapa ulaşarak genişlemesi olduğunu ve aortun bütün bölümlerinde anevrizma gelişebileceğini söyledi.

Genişlemiş olan bölümün patlayarak hayatı tehdit etme riski olduğunu ifade eden Prof. Dr. Çelik, şunları söyledi:
“Anevrizma ne kadar büyükse patlama ihtimali o kadar fazladır. Küçük anevrizmalar ilaçla tedavi edilerek hasta takip edilir. Belli bir çaptan daha geniş anevrizmalar ameliyatla veya kasıktan yapılan bir girişimle stent konularak tedavi edilir. Hastaların yüzde 50'si ilk 48 saatte ölür.

Daha sonraki her saatte ölüm riski yüzde 1 artar. Aortun patlaması halinde hayatta kalma şansı azalır. Çok sessiz seyreden bir hastalık, hekimleri yanıltabiliyor.

Hekimler çoğu kere çaresiz kalıyor. En ufak bir şikayette hekime başvurulmalı. Her hastalıkta olduğu gibi erken teşhis, tedavi edilebilirlik oranını yükseltir.”
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!